Hürlüğünün hiç aşınmayan iki ana dayanağı vardır: Çile çekme gücü... Azla yetinebilme alışkanlığı... Bu iki zenginliğini hiçbir kumarcı hiçbir oyunda kaybedemez.
Yine bir çeviri ve baskı faciası. Baskıda bir çok hata vardı. Çeviri de son derece ruhsuz, mekanik ve kimi zaman göz tırmalayıcıydı.
Bir şeye dair 500 sayfa okursam bu ne olursa olsun derin bir bağ kurmayı beklerim. Bu kitapta olmadı. Hiçbir karakterle o derece yakınlaşamadım. Bunda çevirinin de payı var elbet ama bir yere kadar.
Bazı hisler uzun uzun betimlenmişti. Bunlar güzel gibi de duruyordu ama karakterlerle ve akışla bütünleşemediğini, ayrı parçalar olarak kaldıklarını hissettim.
Konuşmalar da gerçeklikten kısmen uzaktı.
Kitapsız kalmak büyük dertmiş doğrusu. Hele bolca vaktinin olduğu bir dönemde kitapsız kalmak...
Medeniyetten uzağım. Kitabım yok. Birinden istedim, gittiği yerleşim yerinde bulamadı. "Bende bu var okursan" dedi, "okurum" dedim.
Tek seferde bitecek bir kitap. Mitolojik göndermeleri tam anlamadım ama üstün körü fikir oluşması da yetiyor. Bazı cümle ve bölümleri çok sevdim. İki sevgili birleşmiş halk, güneş evlerin ardında batıyor dağın değil, korkuluğu sevgilinin amcası sanmak ve sevgilisi geliyor gibi hissettirdiğiin köpek havlamasını artık seviyor olması...
Roma AğıtlarıJohann Wolfgang Von Goethe · Gendaş Kültür Sanat Yayıncılık · 200296 okunma