Puan vermedi·200 syf.··
2026 5. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 16:59
Kitabı okurken sanki diyar diyar ben gezdim; hadis halkalarına ben oturdum, deve üzerinde gece gökyüzüne bakarak seyahat ettim, son sayfaya konulan haritayı gözümde canlandırdım. Hâsılı hadisler binbir emekle toplanmış; onu net bir şekilde görmüş oldum. Topgül hocamızın emeğine sağlık.
RâviMuhammed Enes Topgül · Ketebe yayınevi · 2021883 okunma
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2025 50. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2025 00:12
Selamûn aleyküm Bazı şahsiyetler vardır; adını zikrettiğinizde dahi gönlünüzde bir coşkuya, muhabbete sebep olur. İşte Emîr Sultan hazretleri (k.s) benim için öyledir. Nasıl olmasın? Buhara'yı Bursa'ya bağlayan bir köprü yapmak istesek hangi güç hangi teknoloji ile başarırız bunu! Ama Emîr Sultan gibi pîrler yapar biiznillah. Bu konuya bizim kalemimiz de ilmimiz de yetmez ondan sebep kitaptan bashedelip dostlar Yazarımız yine şaşırtan, duygulandıran, sürükleyen bir olay örgüsüyle tarihi bağlamdan kompadan okuyucuyla konuşmuş. Ama bu defa bir asanın arkasına saklanarak... Zira Fatih Duman bu işi seviyor ve dahi sevdiriyor Buhara'dan bir ağaç dalı Emîr Sultan hazretlerinin elinde asa oluverip Bursa'ya kadar bir yaren gibi ona eşlik ediyor. Lakin öyle bir kurgu ki yedi yüzyıl sonra yine aynı asa karşımıza çıkıyor. Şimdi burası çok heyecanlı dostlar. İki ayrı zaman dilimi kendi yolunda adım adım ilerlerken bir usta kalemin elinde öyle güzel cem oluyor ki... Ben spoiler vermek istemiyorum ama Allah dostlarına muhabbeti olanların keyifle okuyacağı bir kitap olduğunu söylemek istiyorum. Bu arada kitabın fotoğrafını Emîr Sultan hazretlerinin merkad-ı şerîfinde çekmek nasip olmuştu. Biz fatihamızı orada hediye etmiştik. Gelin bu vesileyle hep beraber bir daha edelim... Hasılı kitap, sevgi ve muhabbetle kalın instagram.com/p/DZ7xTVKMTUb/?...
Din
Âsa - Bir Emir Sultan RomanıFatih Duman · Nesil Yayınları · 2023849 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
(Kalanda ve gidende bıraktığı izlerle)TERKEDİŞ!!
Puan vermedi·331 syf.··
2026 8. kitabı
Abdulrazak gurnah’ın her karakterde ilmek ilmek ördüğü kitaba da ismini veren terkediş öyküsü, aslında irdelenen, bıçak altına alınan şey terkediş adı altında terkedişin patolojisidir. Gidende ve kalanda bıraktığı etkilerdir. Bunu duygusal terkedişler kadar siyasi zorlamaların ışığında da yapıyor ve muhtemeldir ki eser kendi yaşamından da çok derin izler taşıyor . Kendisi de 20 yaşında ülkesini terketmek durumunda kalmış biri. Gittiği yerde postkolonyal edebiyat üzerine yazmış araştırmış ve bu alanda önde gelen kişilerden. Sömürge toplumları üzerine kişilik analizlerini çok gerçekçi bir üslupla anlattığını anlattığı karakterden şeyleri kendinize ve yaşamınızda hissederek anlıyorsunuz. Hasıli bir solukta okunan, okunması da gereken tavsiye edilesi güzel bir kitap. Önerilir!
Edebiyat
TerkedişAbdulrazak Gurnah · İletişim Yayınları · 2016291 okunma
Olmasa olurdu...
6/10
·725 syf.··
2026 8. kitabı
·
1949 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 20:06
Daha evvel bu mecrada "Şiir nasıl okunur, o edebi zevke nasıl erişilir?" diyerek bir yardım çığlığı atmıştım; tabii ki popüler gürültünün arasında o çığlık da cevapsız kalmıştı. Hasılı, yıllar evvel büyük bir niyetle başladığım bu yolculukta, tüm şiirleri "Ancak durursa anlaşılır saatin kaç olduğu" dizgisi gibi derin ve sarsıcı bulacağımı ummuştum. Fakat ne yazık ki netice beklediğim gibi çıkmadı. Yine de başladığım işi yarım bırakmadım ve bitti işte. Açık konuşmak gerekirse, eseri pek sevemedim ve kendimi de bir türlü metne veremedim. İçinde yoğun bir anlam derinliğinden ziyade, adeta "anlaşılması zor olsun" diye kasıtlı olarak zorlanmış, yapay imgelerle boğulmuş şiirler var. Şiir okuyucusunun zihnini ve ruhunu besleyen o asil damarı bu sayfada bulamadım. Bir Necip Fazıl’ın Çile’sindeki o varoluşsal sancıyı, Nazım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları’ndaki o muazzam toplum portresini aradı gözlerim. Zaten Mehmet Akif’in Safahat’ını bu ligin çok üzerinde tuttuğum için hiç saymıyorum bile. Büyük zirvelerin gölgesinde yetişmiş bir okur olarak, bu yapay zorlamalara verebileceğim nihai puan 6/10. Popüler akımların hatırına okunmasa da hiçbir şey kaybedilmeyecek, rafa kaldırılsa da yeri aranmayacak bir tecrübe oldu. Kelimelerin gerçek haysiyetini ve samimiyetini özleyenler için rota bellidir; vitrinler değil, klasikler.
İnceleme
Büyük SaatTurgut Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 20199,4bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2026 76. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 09:20
Yazarı Michael Ende, insanların en değerli hazinesinin zaman olduğunu anlatmaya çalışmış ,Momo’nun karşısına çıkan “gri adamlar”, insanlara zaman kazandırdıklarını söylerken aslında onların hayatın güzelliklerini fark etmelerini engelliyor. Bu yönüyle kitap, günümüz dünya temposunda sürekli koşturan, yetişecek işler peşinde koşan insanların hikâyesine çok benziyor. Hasılı; İnsan sadece iş yapmak için yaşamaz; sevmek, dinlemek, sohbet etmek, hayran olmak ve birlikte vakit geçirmek için de yaşar..
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,4bin okunma
10/10
·101 syf.··
2026 13. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 23:16
'Aramakla bulunmaz ama bulanlar da arayanlardı.' Büyük arayışla, bir yolculuğa çıkıyoruz bu öyküde. Varacağın bir yer umarak ama varıp varmayacağını da bilemeden... Hep bir şüphe olacak ardında.. Ve hep bir netliğin gölgesine düşeceksin peşi sıra. Aşk şüpheden arınmak değil miydi peki? Acabaların olduğu yerde aşktan söz edilebilir miydi? Bilinmezliğin içindeki tamamlanmışlıktı aşk ve bu bilinmezliğe razı gelişti biraz da.. Yorulmak mı? Yorulmadan aşk, aşk kalabilir miydi? Aslında aşk, yoruldum demeyecek dirayeti göstermekti. Hasılı kelam varmak aşkın neticesiydi. Aşk diye bilinen şey de hakikatti. Vardım sanmak aşkın da ötesindekini aradığının farkındalığıydı. Arıyorum diyen, kör pencerede bakınandı. Vardım diyen, saydam kapıdan bakandı. Yandım diyen, çoktan aşk aleminden hakikat alemine varmıştı bile. Aşktan öte hakikat yoktu. Hakikat de içindeki özdeydi. Sendeydi. Kendindeydi. Kalbindeydi. Evindeydi. Uzaklarda aramanın da alemi yoktu işte... Bunu bilecek dimağ olsaydı, görecek göz de olurdu elbet. Görmenin hükmü aramaktan geçer. Ara ki bulasın. Özünden uzak kalanın yolu uzun olur evet. Ama tüm yolculuklar varmaya çıkar. (Bir öyküyle aşk üzerine birkaç cümle sarf edebilme cüretine girmem Rasim Özdenören'in kalemini gerçekten sevdiğimdendir.. Kör pencereler son öyküsü.. İyi ki de son bir öykü daha yazmak nasip olmuş. Allah rahmet eylesin. Kör pencereden nasıl da derin hakikatler açtı içimize.. Bu da bir yazarın başarısıdır.)
Aşk
Kör PencerelerRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 2022215 okunma