Çağın bir çok ilizyon ile perdelediği insanı insan yapan değerlere, işin aslı özümüze eşsiz ve güzel bir yolculuktu. Öyle yumuşak ama öyle de sert uyarıyor ki Hayati İnanç ve Bekir Develi, kitabı kapattığımda kendimden utandım desem yeri. Elbette bu şükür için vesileydi.
Burası alıntı olacak:
"Kalbe küfre dair hatar geldiğinde sahibi rahatsız oluyorsa, huzursuzluk duyuyorsa bu imanın kuvvetine delildir. Ha, demek canlı ki kalp itiraz ediyor. Huzursuzluk duymazsa korkmak gerekir, kalp ölmüş demektir."
İşte bu kitap, bahsi geçen huzursuzluğa çok güzel bir vesile. İnsan, zihnindeki tozların silindiğini hissediyor. Çağımızın hastalıklarına, iman ve inanca, namaza ve tövbeye her cümle öyle güzel dokunuyor ki, kitap bittiğinde oyun yeniden başlıyor gibi...