"Albert Einstein görecelik teorileri ile uzay ve zamanın bir bulduğunu ispatladı. " Diye hatırlattı Tomas . Uzay zaman kavramını bunun için oluşturdu. Çift yarık deneyi bilincin uzayda gerçekliği kısmen değiştirdiğini gösterdiğine ve zaman ile uzay bir olduğuna göre bilincin zamandaki gerçekliği kısmen değiştirilmesi de mümkün..
Gerçeklik, olduğunu düşündüğümüz veya olmasını istediğimiz şey değil, olan şeydir.
Gerçekliğin nasıl bir şey olduğuna dair sezgilerimize rağmen gözlem ve matematik bize farklı bir şey açıkladığında, gözlem ve matematik her daim üstün gelir.
Sabahları Güneş'in ufukta belirdiğini görür, gün boyu gökyüzünde yavaş yavaş ilerleyişini izleriz ve akşam olduğunda karşı taraftan battığını gözlemleriz. Sezgi ya da sağduyuya bağlı kalsak, bundan Güneş'in Dünya çevresinde döndüğü sonucunu çıkarırız. Fakat Kopernik,astronomik gözlemler ve matematik hesaplamaları sayesinde Dünya'nın Güneş etrafında döndüğü sonucuna varmıştır.
Başka bir deyişle, bilimsel gözlem ve matematik hesaplamaları sezgi ve sağduyuyu ortadan kaldırıyor.Burada da aynı şey söz konusu. Sezgi ve sağduyu bize, dünyanın bizden bağımsız olarak var olduğunu söylüyor çünkü gerçekliğe ilişkin algımız böyle.
Halbuki çift yarık deneyi ve çeşitlemelerinin kılavuzluğundaki bilimsel gözlem tam tersini ortaya çıkarıyor. Her bilim insanı gözlem ve matematiğin sağduyuya galip geleceğini bilir. Bu yüzden,mikroskobik dünyanın farklı bir ölçekte makroskobik dünyayla aynı şekilde hareket ettiği düşüncesini terk etmeni istiyorum.
Mikroskobik alem değişik ve 'acayip' bir şekilde işler. Bilimsel alanda sağduyuya ters düşse bile gözleme güvenmek zorundayız. Şu durumda ise gözlem temel bir düzeyde evrenin olağanüstü tuhaf olduğunu gösteriyor. Ne kadar hayret verici ve sezgiye karşı görünürse görünsün,gerçekliği kısmen bilincimiz yaratıyor ve bu sadece uzayda değil, zamanda da geçerli."
"Sizi bir kader perisi seçmeyecek, Kader perinizi kendiniz seçeceksiniz. Herkes sırayla Kader’in kendisine yön vereceği hayatı kendisi seçecek. İyliğe gelince, onun bir sahibi yoktur; herkes iyilikten verdiği kadar pay alır. Ve herkes seçtiği yaşamdan kendisi sorumludur..."
“Karşı parçacıklardan oluşmuş karşı dünyalar ve karşı insanlar olabilir. Ama karşı kendinizle karşılaştığınız zaman sakın el sıkışmayın, yoksa her ikiniz de bir ışık parıltısı içinde yok olursunuz!”