ilk olarak değerlendirmemi size sunmak istiyorum:
Kitabı aldığımda ve ilk sayfasının ilk satırını okuduğumda büyük bir iç çektim çünkü kitapta çok fazla Osmanlıca kelime kullanılacağını anladım. Bu yüzden kitabı edindikten sonraki ilk hafta hiç kitabın kapağını açmadım. Ama kitabı alma cesareti elimde olduğunda kitap aktı gitti. Osmanlıca kelimeler kullanılması normal geldi çünkü zaman Osmanlı dönemleri. Yine de daha az kullanılsaydı kafam bazı yerlerde karışmazdı.
Kitapta inanılmaz şeyler var. Mesela yeni bölüme geçtiğinde sanki farklı bir öykü anlatıyormuş gibi hissediyorsun ama inanılmaz bir şekilde bölümler birbirine bağlanıyor. Kitabı okurken çoğu yerde ağzım açık kaldı. İnanılmaz düşündürücü bir kitaptı. Şahsen kitabı okuduktan sonra ben de Bünyamin gibi olduğuma inandım. Belki de ben de birisinin düşlerinde oluşturduğu kimseydim ve benim bu kitabı okumamı sağlayarak kendisinin farkına varmamı istiyordur? Bu kitabı yazanın felsefe bölümü okumasına hiç şaşmadım. İhsan Oktay Anar
Kitabı tekrar 30'lu yaşlarımda okuyacağım :)
bu kitabı ilk 3 sene önce okumuştum. Jane Austen bölümleri çok kısa tutuyor, bu yüzden kitabın işleyişine alışamadım ve ayrıca çok fazla diyalog tekniği de kullanılmıştı. bu yüzden kitabı yarısında bıraktım. ve kitabı yakın zamanda tekrar okuduğumda hala haklı olduğumu fark ettim. yine de büyüdüğümden midir bilmem, okumak çok keyif verdi. son zamanlarda ingiliz tarihi ve sosyetesine çok fazla ilgim vardı. bu yüzden bu kitabı okurken bildiklerimi, öğrendiklerimi telkin ettim denilebilir.
ayrıca önceden ingiliz edebiyatını çok sıkıcı bulurdum, ama bu yaz okuduğum İki Şehrin Hikâyesi kitabı ile bu önyargımı kırdım.
uzun lafın kısası, uzun zaman önceden okuyup yarım bıraktığım kitabı okumak nostaljiye bir yolculuk yapmamı ve daha da iştahla okumamı sağladı.
teşekkür ederim jane austen!
Kitabı okul dönüşünde okuyordum. Kitabın sonunda bittiğinde ben kendime engel olamayıp otobüsün ortasında ağladım... garip alışkanlıklarımdan birisidir otobüste kitap için ağlamak...