“Yapılacak en iyi şey, dünya sana zor yanını gösterdiğinde, mümkün olduğunca sakin kalıp rahatlamaya çalışmak ve bu kısa ömrünü, biraz da olsa, evinde hissettirecek huzurlu bir yer haline getirmektir. Şâirin temel dürtüsü, sanatkârın gayesi burada yatar.”
“Biz insanların dünyasını, tanrılar ya da iblisler değil, çevremizdeki insanlar belirler. Yaşanması zor bir yer olduğunu düşünebilirsiniz ancak yaşanacak daha iyi bir yer kesinlikle yoktur.”
“İnsanlar niçin yalan söylerler ve iftira ederler? Benim naçiz kanaatıma göre, iftira sade çirkin değil, aynı zamanda gülünç ve âciz bir şeydir de. İnsan tabiatı iktizasınca birbirlerini kötülemek isteyenler sadece düşmanlarının hayatlarına baksınlar, yeter. Çünkü her insanın hayatında hiçbir muhayyilenin icat edemeyeceği kadar aksaklık vardır, ve bu aksaklıklar o insanla beraber yetişmiş, büyümüş şahsî, nevi kendine mahsus şeylerdir. Kul kusursuz olmaz, sözü sırf bu gerçek için söylenmiş bir sözdür. Bu hikmetin gösterdiği yoldan gidip karşımızdakini tanımağa çalışacağımız yerde iftiraya kalkmak, âdeta pazar malıyla giyinmeğe benzer…”