Omuzlarımda Dünya , Dünya Omuzlarımda..
10/10
·336 syf.··
2026 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 19:11
Şairin : Hikayem hayatımdır ve başarı Emek ister dediği yaşanmışlıklar… Topraktan tohuma tohumdan filize filizden fidana fidandan ağaca otobiyografik bir eser .. Ama içinde başka hayatların da biyografisini barındıran nadide eser.. Bir dedeni vefasının ; topraklarına,vatanına bağlılığı, yüzlerce kayıpları, ailesinin ve her şeyin bittiğini sandığında ayağa kalkarak; teklif edilen memuriyeti rağmen, bin bir meşakâtle köyünü yeniden imar etmesi cesareti.. Emeğiyle çocuklarını o zor şartlar ve yoklukta eğitmesi ve torunu kıymetli Nurullah Genç Hocamızın hayatına dokunan, omuzlarda büyümüş bir neslin gelecek hikayesi ..
Omuzlarımda DünyaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20242,050 okunma
Hikayem hayatımdır ve başarı Emek İster!
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2026 74. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 11:01
Omuzlarımda Dünya kitabın da, Bir Ömürlük Emek Var. "Bazı insanlar hayatı yaşar, bazıları ise hayatın içinden bir destan çıkarır." Nurullah Genç 'in kaleme aldığı Omuzlarımda Dünya yalnızca bir hayat hikâyesi değil; azmin, emeğin, umudun ve vazgeçmemenin satırlara dökülmüş hâli. Kitabı okurken bir insanın başarılarını değil, o başarıların arkasındaki görünmeyen mücadeleyi, alın terini ve kararlılığı görüyorsunuz. Erzurum'un küçük bir köyünden başlayan bu yolculuk, kimi zaman yokluklarla, kimi zaman imkânsızlıklarla sınanıyor. Ancak Nurullah Genç 'in hayatına baktığınızda en çok dikkat çeken şey, karşısına çıkan engeller değil; o engeller karşısındaki duruşu oluyor. Çünkü o, her düştüğünde yeniden ayağa kalkmayı bilenlerden. Kitap boyunca çocukluk yıllarından eğitim hayatına, akademik başarılarından edebiyat yolculuğuna kadar pek çok anıya tanıklık ediyoruz. Özellikle babasının, onu okutacağına dair gördüğü rüya ve bu rüyanın ardından şekillenen hayat hikâyesi oldukça etkileyici. Ailesinden aldığı terbiye, değerler ve çalışma disiplini, ilerleyen yıllarda karakterinin temel taşlarını oluşturuyor. Okurken sık sık kendime şu soruyu sordum: "Bir insan neden bu kadar gayret eder?" Bir işi yapacaksa en iyisini yapmak istemesi, bir alanda eksik kaldığını hissettiğinde sonuna kadar öğrenmeye çalışması, hatta arkadaşlarının küçümsediği ya da dalga geçtiği konularda bile kendini geliştirerek zirveye ulaşması... Bu durum bazen insana mükemmeliyetçilik gibi geliyor. Ancak sayfalar ilerledikçe bunun yalnızca mükemmeliyetçilik olmadığını, daha çok kendine verdiği sözleri tutma çabası olduğunu hissediyorsunuz. Sporla ilgili anıları da bunun güzel örneklerinden biri. Bir konuda yeterli görülmediğinde ya da başarısız olacağı düşünüldüğünde geri çekilmek yerine, işin en ince ayrıntılarını öğrenip kendini
Omuzlarımda DünyaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20242,050 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yorumum ️
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Yazarın 'hikayem hayatımdır' dediği , hayat hikayelerini anlattığı, her bir yaşanmış olayin inançla, umutla , sabırla nasıl bir sonuca bağlandığını gördüğümüz güzel bir kitap olmuş. İnancına teslimiyetine hayran olmamak mümkün değil . Her başladığı işe vargücü ile sarılıp başarıya ulaşması muhteşem. Her yaşadığı olayda umudunu kaybetmeden olayların sonucuna yok artik dediğiniz yaşanmışlıklar oluyor . Bu kısacık insan ömrüne bir sürü başarı hikayesi eklemiş Nurullah Genç. Her birimize ilham olmasi dileğiyle.
1000Kitap
Omuzlarımda DünyaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20242,050 okunma
Puan vermedi·117 syf.·
2026 80. kitabı
Sadık Hidayet Hayyam’ı anlatırken bilimle yoğrulmuş bir aklın yazdığı teranelerle hayat karşısında nasıl yalın ama sarsıcı bir noktaya vardığını gösteriyor. Hayyam'ın Teraneleri kitabı sadede bir şiir derlemesi olmaktan çok varoluşla yüzleşmenin sade ama keskin bir yolunu göstermeyi konu ediniyor.  “Gelip gittiğimiz şu dairenin Ne başı belli, ne de sonu. Kimse doğru söylemiyor şu âlemde Nereden geliyor, nereye gidiyoruz?” “Bugün gençlik sıramdır benim İçiyorum ben; çünkü mutluluğum benim. Ayıplamayın beni; acı da olsa, hoştur yine Acıdır; niye mi? Çünkü hayatımdır benim.” “Yazık, gençliğin defteri dürüldü gitti! Hayatın o taze baharı güz oldu gitti! Adına gençlik denilen şey var ya, Anlamadım ki; ne zaman geldi, ne zaman gitti!” Kitabıyla Sadık Hidayet,Hayyam’a atfedilen rubailerin tek bir kaynaktan gelmediğini yüzyıllar içinde farklı şairlerin dizeleriyle karıştığını ve bu yüzden ortada saf bir Hayyam metni olmadığını vurguluyor, Bu karmaşanın sebebi olarak hem orijinal el yazmalarının yokluğu hem de dini ve ideolojik müdahaleleri söylüyor, gerçek Hayyam’ı bulmanın yolunun biyografilerden ziyade rubailerin içindeki düşünceye, dile ve tavra bakarak ayıklama yapmaktan geçtiğini anlatıyor. Son bölümde rubaileriyle Hayyam sürekli aynı yere dönüyor, bilinmezliğin ortasında kısa bir hayat yaşıyoruz ve kimse bu sırrı çözmüyor. Hepsi birlikte, insanın hem düşünen hem de çaresiz kalan yanını aynı anda taşıyor. Hayyam’ın teraneleri okundukça hayatın kesinliğini değil, geçiciliğini gösteriyor ve insanı kendi düşüncesiyle baş başa bırakıyor. Kitapla kalın. Herkese keyifli okumalar.
Bercesteden
Hayyam'ın TeraneleriSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 2016607 okunma
10/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 00:06
Merhaba sevgili okur, Selçuk Baran, kalemine hayran olduğum yazarlardan. Öylesine iddiasız ve öylesine iddialı. Büyük büyük hikayelerin değil de küçücük hayatların, bu da var, dediğimiz detayların yazarı. Kitap, birbirine göbek bağıyla bağlı 5 kısa öyküden oluluyor. Aslında öykü biçiminde hazırlanmış bir roman. Yazarın bir diğer başarısı da siyasetten bahsetmeden dönemin siyasi ve toplumsal iklimini okura hissettirmesiydi. İnsanların kent yaşamı içinde sıkışmış varlığının, planlı ve hızlı hayatın içinde eriyip gitmesini okuyoruz. Kitabın son öyküsü olan “Tortu” edebî zekasının ürünüydü. Selçuk Baran’ın kalemini sevenlere tavsiye ederim efenim. Öykülerden, kendi duygu dünyamda bıraktıkları izlenimleri yönünden kısaca bahsetmek istiyorum: *** Ablam: Bezgin bir kasabada, ablasıyla arasında yaş farklı olan, küçük çocuk olmakla ergen olmak arasına sıkışmış bir kardeşin gözünden ablasını, daha çok da bir genç kızın ve hatta birçok genç kızın sıkışmış hayatını okuyoruz. Kötü bile olsa seçim yapma özgürlüğünün olmasının önemini oldukça sıradan bir şekilde anlatıyor yazar. Ayrıca sevildiğini hissetmek de hissettirmek de hiç de zor bir iş değilmiş dedirtiyor: “Bunları ben gelmeden önce almış. Benim için. Terliklerimi de Bursa'dan getirtmiş. Ben gelmeden çoook önce. Düşün, ya gelmeseydim, ya terlikler ayağıma uymasaydı... Ama bak, ben geldim ve terlikler de tıpatıp uydu ayaklarıma. İşte böyle bir adam o.” “Bizim kasabada aslında oya işlemesini bile bilmezdi kadınlar. Böyle ince işlere ayıracak zamanları mı yoktu, hevesleri mi? Yürekleri öylesine kuruyup kalmış mıydı yoksa?” *** Arif Hikmet Bey: Bezgin ve bahtsız kasabanın velinimeti olan bir isim Arif Hikmet Bey, adı var kendi yok. Ne iş yaptığı bile belli olmayan ama onların deyimiyle Tanrı’dan sonra adı anılan, sözünden
TortuSelçuk Baran · Yapı Kredi Yayınları · 20201,636 okunma
10/10
·336 syf.·
2026 33. kitabı
Omuzlarımda Dünya Nurullah Genç Nurullah Genç’in Omuzlarımda Dünya kitabı, okuduğum 9. Nurullah Genç kitabı oldu. Bu kitap, yaşanmışlığın, emeğin ve sabrın bir portresi gibi karşımıza çıkıyor. İlk sayfalardan itibaren bunun “anlatılan” değil, gerçekten “yaşanmış” bir hayat olduğunu hissediyorsunuz. Kitapta beni ayrıca etkileyen bir yön, bölüm başlarında yer alan dizeler oldu. Kitabın adı olan "Omuzlarımda Dünya"nın son derece bilinçli bir tercih olduğunu düşünüyorum. Bu kitapta, çocukluğundan itibaren hayatın yükünü sırtına almış bir insanın adım adım işleyen mücadelesini, emeğini ve sorumlulukla yoğrulmuş yolculuğunu okuyoruz. Dünya burada mecaz değil, gerçekten omuzlarda taşınan bir yük gibi karşımızda duruyor. Kitabı okurken en çok etkilendiğim yönlerden biri de Nurullah Genç Hoca’nın ailesi oldu. Başta anne ve babası olmak üzere ve ardından akrabaları… İslam’ı teoride değil, ahlâk ve temsil üzerinden yaşayan bir aile ve çevre portresi vardı. Akrabalık ilişkileri, ibadet hassasiyetleri, öğütler ve duruşlar insanda hayranlık uyandırıyor. Gerçekten "İslam evleri"nin bir nimet olduğunu, içinde İslam yaşanan evlerin adeta cennet bahçelerinden bir numune olduğunu bu kitapta bir kez daha gördüm. Kitabın kapağı ise başlı başına kitabın mini bir özeti gibiydi. Bu kitap tabiri caizse emek üzerine kurulu, emek, emek ve yine emek. “Hikâyem, hayatımdır” alt başlığı da böyle bir otobiyografi için son derece yerinde olmuş diye düşünüyorum. Kitapta yer alan Kazakistan anıları, daha önce bir kitap fuarında Nurullah Genç Hoca’dan bizzat dinlediğim ve dinlerken gözlerimi dolduran hatıralardı. Okurken yine aynı duyguları yaşadım, gözyaşları eşliğinde okuduğum sayfalar oldu. Eserin beş bölümden oluşması ve bu bölümlerin
Edebiyat
Omuzlarımda DünyaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20242,050 okunma