7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 12:52
922 yılında Bağdat'ta devrin halife ve ulemasının ortak kararıyla şehit edilen Hallac, o günden bugüne, bir efsane olarak hem halkın arasında dilden dile dolaşmakta, hem saray şairlerinin hem de halk ozanlarının eserlerinde varlığını sürdürmektedir. Doğu'da ve Batı'da hiçbir İslam mutasavvıfı onun kadar aksiseda bulmamıştır. Hallac'ı bilen herkes onun cezbe halinde söylediği meşhur "Ene'l-Hakk" (Ben Yaratıcı Hakikatim) sözünü de bilir. Vahdet-i vücudu yaşayan birinin, içten gelen haykırışı olan bu söz yanlış anlaşılmış, onun "Ben Tanrı'yım" dediğini sananlar dinlerini korumak adına ona düşman olmuşlardır. Oysa Hallac'ı Ahmed Yesevi'nin, Mevlânâ Celâleddin Rumî'nin gözünden görmek gerekir. Onlara göre Hallac rahmete ve kurtuluşa ermiş bir âlimdi. Hallac, varlığını İslam'ın mutlak tek Tanrı inancına adayan bir dervişti. O bütün varlığıyla buna tanıklık etmek istiyordu; bunun için de bilinçli olarak her türlü çileyi sineye çekiyordu. Onun, şahsi Tanrı tecrübesini ve Tanrı'yı arayış çabalarını dile getirdiği şiirleri ve paradoksları bugün de okuyucuyu cezbetmekte ve düşünmeye sevketmektedir. Şimdi okuyucunun önünde iki seçenek var: Hayatın gerçek mânâsını derinleştirmek üzere kendini kor gibi yanan Tanrı ateşine bırakmak ya da Hallac'ı tehlikeli bir muhalif olarak görüp mahkûm eden zihniyetin yanında yer almak.
HallacAnnemarie Schimmel · Pan Yayıncılık · 2011168 okunma
Puan vermedi·626 syf.··
2026 20. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 00:29
Jane Eyre, okurken insanın içindeki adalet duygusunu ve hayata karşı direnme gücünü körükleyen bir kitap. Brontë, 19. yüzyılda kadının sadece bir "süs" ya da "itaatkar bir eş" olmadığını, tutkuları ve entelektüel derinliği olan bir birey olduğunu dünyaya haykırmış. Klasiklerin o ağır havasından uzak, insanı içine çeken, bitirdiğinizde "İyi ki Jane ile tanışmışım" dedirten bir başyapıt. Mutlaka ama mutlaka okuyun.
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Aşka Dair Nesirler hk.
10/10
·277 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 23:02
Değerli okurlar merhaba, Öncelikle Ümit Yaşar Oğuzcan'ın güçlü kalemi beni hiç bir zaman şaşırtmıyor. Öyle güçlü kalem ki. Aşka, sevgiye, özleme, beklemeye ve sevdaya dair her şeyi yazmış aşkı için. Şöyle ki, kitapta her sayfayı çevirdiğimde aşkına duyulan, bir kadına duyulan özlem ve bir adamın aşkına olan ihtiyacını ve bekleyişini haykırmış. Beni kitapta en çok etkileyen kısım Sahibini arayan mektuplardı. Her mektupta öyle içten ve derinden yazılmış bir özlem ve sevgi vardı. Bir okur olarak sizlere tavsiyemdir. Duygusal, derin ve cümlelere büyük anlamalar yüklüyorsanız. Okuğunuz bir yazıda, kitapta ve şiirde her cümlenin altında sizleri yansıtan bir kelime ya da duygu varsa lütfen bu kitabı okuyun. İyi okumalar, Saygılarımla. Aşka Dair Nesirler Ümit Yaşar Oğuzcan
Aşka Dair NesirlerÜmit Yaşar Oğuzcan · Everest Yayınları · 202110,1bin okunma
Ufak tefek haykırış
7/10
·544 syf.··
2026 4. kitabı
Kitabın uzunluğu hakkında: İlişkimle aynı anda başladığım bu süreçte ilişkim bitti ama ben hala Feride'nin Anadolu maceraları arasında çıkış yolu arıyordum. Kitap sürükleyici lakin Feride gibi olanlara... Lakin ben her anında sinir krizi geçirdim.
Duygu ve Düşünce
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,6bin okunma
-BEN BOĞULMAKTA OLANIM,ARTIK BATMAKTAN KORKMAM-
8/10
·406 syf.··
Beğendi
·
2025 176. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2025 00:00
Yahya Sinvar-Diken ve Karanfil (Bir Komutanın Kaleminden) Kitap İncelemesi Yahya Sinvar’ın İsrail hapishanelerindeki uzun tutsaklık yıllarında, oldukça zor ve kısıtlı imkânlar altında parça parça kaleme aldığı Diken ve Karanfil romanını bitirdiğimde, sadece bir direniş hikâyesi okumuş gibi değil; bir halkın elli yıllık kederini, onurunu ve sarsılmaz iradesini bizzat tecrübe etmiş gibi hissettim. Bu eser, 16 Ekim 2024’te tüm dünyanın zihnine kazınan o son direniş anında, yaralı koluna rağmen düşman dronuna sopa fırlatarak teslim olmayan bir adamın, dünyayı sarsan hayatının ve ruhunun kâğıda dökülmüş halidir. Sizinle bu sarsıcı kitaptan yaptığım, her biri birer hayat dersi niteliğindeki alıntılar eşliğinde bu eseri neden mutlaka okumanız gerektiğini paylaşmak istiyorum: "Ey insan, evet, bir dakikalık onur ve şeref içinde yaşamak, işgal askerlerinin çizmeleri altında bir ömür yaşamaktan daha değerli..." Sinvar bu satırları yazarken aslında 1962’de Han Yunus Mülteci Kampı’nda başlayan ve ateşle örülmüş hayatının felsefesini ortaya koyuyordu. Onun için özgürlük sadece çalınmış bir hak değil, acıdan doğan ve sabırla şekillenen bir fikirdi. Bu kitap, onuru her şeyin, hatta canın bile önünde tutan bir ruhun manifestosudur. "Kısa sürede kamp bir 'Direniş Akademisi’ne dönüştü: Bir çadırda Filistin davası tarihi dersleri, diğerinde güvenlik bilimleri ve sorgu teknikleri, bir başkasında cihat ve şehitlik fıkhı, okuma-yazma kursları ve Arapça hat sanatı eğitimleri veriliyordu." Hikâyeyi küçük Ahmed’in gözünden izlerken, mülteci kamplarının sadece sefalet yuvaları değil; gençlerin altı aylık idari gözaltı sürelerinde bile kendilerini her alanda geliştirdiği devasa birer bilinçlenme merkezi, yani bir "direniş akademisi" olduğuna şahitlik ediyorsunuz. Sinvar, siyasi
Otobiyografi
Diken ve KaranfilYahya Sinvar · Vera Kitap · 20251,054 okunma
9/10
·309 syf.··
Beğendi
·
2026 66. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 07:59
"İnsan ailesini seçemez ama hikayesini anlatmayı seçebilir.” Norveç’te büyük ses getiren ve çok satan “Miras” romanında baba tarafından cinsel tacize uğrayan, kitabın ana karakteri Berglot’un yaşadığı travma üzerinden bir aile portresinin arka planı tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriliyor. Dört kardeş, iki kulübe ve bir sır. Babaları daha hayattayken kardeşler arasında başlayan bir miras meselesi nedeniyle ikiye bölünmüş bir aile ve babanın ölüm haberi ile başlayan bir hikaye. Her ne kadar roman bir miras meselesi gibi başlasa da okudukça anlıyoruz ki anne ve babası ile görüşmeyen, kardeşleriyle de arasında mesafeli bir ilişkisi olan Bergljot’un çocukluğundan gelen travmanın, saramadığı yarasının hikayesidir Miras. Bergljot’a kalan tek miras yıllardır çektiği acı ve ne yazık ki kimseye duyuramadığı sesi… Berglot, ailesi tarafından varlığıyla yok sayılan biri. Çocukları ve torunları olan elli yaşındaki Berglot, küçük yaşlarda ensest suçla hayatı karartılan bir kadın. Yedi yaşına kadar bu duruma maruz kalmış, ve yaşadığı bu durumu o zamanlar kimseyle paylaşmıyor, annesi hariç. İlk defa otuzlu yaşlarında bu yaşadığı travmayı ailesiyle paylaşıyor ama ona inanan, yanında duran kimse olmuyor. Bu itiraf ve haykırış sonucunda tabii ki hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Ailesinden kopuyor ve onlarla zorunlu olmadıkça kendi isteğiyle herhangi bir iletişime geçmiyor.  Roman boyunca karakterin çocukluğunda çakılı kalmasına şahit oluyoruz. Anne'ye o kadar kızdım ki anlatamam nasıl yok saymış, nasıl bununla yaşamış benim aklım almıyor Muhteşem bir okuma oldu, gönülden tavsiyemdir... 
MirasVigdis Hjorth · Siren Yayınları · 20216,6bin okunma