9/10
··
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 19:41
“Modern Mitoloji • Kimlik • Özgürlük” Okumak için çok geç kaldığım “Ben Kirke” kitabı modern mitoloji uyarlamalarının en hoş örneklerinden biri Yunan mitolojisinde “cadı” olarak adledilen ve çoğu zaman kötü bir tanrıça olarak gördüğümüz Kirke’nin iç dünyası feminist bir yaklaşımla ele alınıyor. Mitolojide herkesten intikam alarak hayatını okuduğumuz Kirke’nin nasıl yalnız kalıp dışlandığının iç yüzünü gösteren bir hikaye. Karakter gelişimini izlediğimiz uzun ve yoğun sayfalar boyu tempo zaman zaman düşüyor. Popüler tanrıların konu olduğu birçok hikaye varken, kıyıda köşede kalmış bir cadı tanrıçanın hayatı bu kez bir kitabın merkezi haline geliyor. Erkek kahramanların önüne bir engel olan çıkan Kirke’den ziyade - o çok sevdiğim alıntıyla - “ilahlığından hiç haz etmeyen” ve kendi kaderi için savaşan bir kadının hikayesini okuyoruz.
Duygu ve Düşünce
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,2bin okunma
9/10
·629 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 11:13
ÇOK İYİYDİ. Sonunda 2. Kitapta her şey yavaş yavaş ortaya çıktığı için bu kitap daha çok kitabın evreninin ayrıntılarının iyice belirlendiği, hikayesinin somut bir çerçeveye oturduğu bir kitaptı. İlk iki kitaba göre çok daha iyi bir anlatım, bol bol aksiyon ve heyecan vardı. İkinci kitapta seriye zaten ısınmış olsam da bu kitabın beni seriye ve evrenine tamamen bağladığını rahatça söyleyebilirim. Özellikle son 50 sayfayı kalbim küt küt ata ata okudum. --SPOILER-- Detaylıca bahsedecek olursak, Caleana'nın her kitapta başka bir karakterle romantizm yaşaması ilk başta bana rahatsız edici gelse de Rowan'ın hikayede aldığı yerden oldukça memnunum, karaktere de ilk ısınamasam da sonradan bayağı sevdim. İkinci kitaptan sonra Chaol ile aralarında olanlar beni çok üzse de Rowan ile aralarında alevlenen bağın daha ilgi çekici olduğunu itiraf etmeliyim. İlk iki kitapta hem Dorian ile hem de Chaol ile olanlar tatlıydı ama ilişkilerinde bir şeylerin eksik olduğu göze batıyordu. İkisi de Calaena'nın gösterdiği tek bir yüzünü sevmişlerdi. Rowan ile olanlar ise apayrıydı. Birbirleriyle kanlı bıçak olan iki karakter birbirlerine tüm vahşiliklerini göstermekten çekinmediler. Ve ne kadar kusurlu olurlarsa olsun daha iyi bir dünya için hem içlerinde hem de dışlarında verdikleri savaş onları bir araya getirdi. Calaena'nın karakter gelişimini izlemek oldukça haz vericiydi. Karakterin içindeki canavarı inatla gömmeye çalışmak yerine sonunda kontrolünü ele geçirmek için verdiği iç savaşı okumaktan çok zevk aldım. Kim ne derse desin, yüzleşemediği korkuları ve geçmişiyle, çalkantılı gücü ve cesaretiyle, hem halkına karşı olan sevgisi hem de bencilliğiyle Calaena gerçekçi ve çok iyi yazılmış bir karakter. Hikayesini heyecanla takip edeceğim. Üzülerek söylüyorum şu cadıların olduğu kısımları
Ateşin VarisiSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20202,798 okunma
Reklam
6/10
·152 syf.··
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 21:25
Beyindeki haz duygusunu (Dopamin)kontrol altında tutmanın, insanın hayatında ne kadar önemli yer tuttuğunu ve bunun en kolay nasıl yapılacağını çok sade cümlelerle, herkesin anlayacağı şekilde anlatmış.
Kalk Bi Dopamin DemleSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 20246,6bin okunma
Puan vermedi·520 syf.··
2018 107. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2018 00:00
Okuyan kadinlar kulubu olarak 29 Ekim - 10 Kasım arası Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili kitaplar okuma kararı alıp #izindeyizokuyoruz dedik. @okumacemberiolusturalim etkinliğime de böyle bir kitap kattığım için çok mutluyum. Okuyup raflara sığdırabileceğim bir kitap olmadığı kesin. Devasa bir hayata tanık oldum @yilmazozdil_ sayesinde. Mustafa Kemal Atatürk'ü, fikirlerini, zaferlerini, yaptıklarını, görüşlerini hepimiz biliyoruz. Ben bilmediğim yönleriyle Kemal'e de aşık oldum... Gözümüzün önündeki resmine değil, beynimizin içinde ki fikrin ile Ne Mutlu Türküm Diyene Sakin bir bebekliği, ağırbaşlı bir çocukluğu vardı. Dobraydı, dürüst cevapları severdi, gambazlıktan haz etmezdi. Soğuk kanlıydı, tehlikelere karşı papuç bırakmazdı. Mütevazı, esprili, hazırcevaptı. Takım çalışmasına inanırdı. Kimseyi ihmal etmezdi, vefalıydı. Hesap adamıydı. Sakin bir özgüvene sahipti. Gücünün farkında ama kibirli değildi. Pratik ve idealistti. İletişim dehasıydı, kod adı Nuh'tu. Asil ve ince ruhluydu. 21 Kasım 1925 kayıtlarına göre 1.74 boyunda, 74 kiloydu. 42 numara ayakkabı giyerdi. Karizmaydı. Açık renkleri sever, kol düğmesi, yaka iğnesi, bağcıklı siyah rugan ayakkabı kullanırdı. Köstekli saat takar, tespihi aksesuar olarak taşırdı. Fanilasında taşıdığı minik zincirli iki muskası vardı. Uyanınca çıngıraklı zilini çalardı, gazeteleri ve kahvesi getirilirdi. Yanlızken divana bağdaş kurup otururdu. Parfüm kullanmaz, kolonya sürerdi. Akşamları pijama üstüne şal yakalı robdöşambr kullanırdı. Omuzlarına masaj yaptırmaktan çok hoşlanırdı.Sofrada müşkülpesent derecesinde dikkatliydi. Kuru fasulye ve bamya severdi. Patlıcan kızartmasını sever, karnıyarığı pilavla karıştırarak yerdi. Kavun ve üzüm severdi. Tatlıyla arası yoktu ama gül reçeline hayır diyemezdi. Yaz kış soğuk su içer,
Mustafa KemalYılmaz Özdil · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201815,7bin okunma
Gerçekten ne için yaşıyorsunuz?
Puan vermedi·210 syf.··
2026 1. kitabı
·
223 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 05:02
Belki siz de benim gibi bu kitabı henüz bitirdiniz ve karmaşık duygular içindesiniz. Kitabın sonunda Fugui öküzüyle normal bir şekilde ilerlerken kitabın başındakinden farklı olarak onun tüm hikayesine tanık olduk. İtiraf edeyim, sanırım en çok onun ölmesini istedim kitabın sonuna kadar. Neden böyle bir isteğim vardı bilmiyorum ama sanki diğer karakterlerin çektiği şeylerin asıl sebebinin onun hataları olduğu aklıma kazınmıştı. Youqing küçücükken günün en erken saatlerinde uyanıp ailesini geçindirmek için çalışmak zorunda mıydı? Ya da kız kardeşi o kadar yükü neden çekmişti? Eşinden bahsetmiyorum bile. Ama sonuç olarak Fugui sonuna kadar yaşadı ve belki de onun cezası da buydu. En sevdiklerini, tek sahip olduklarını tek tek toprağa vermesi basitçe ölmesinden daha kötü olabilirdi. Fark ettiyseniz başta yaptığı büyük hata yaşamının gidişatını çok farklı bir yöne soktu. Zenginlik ve bolluk içinde parasını düşünmeden harcarken sefil bir yaşamın içinde buldu kendini. Peki hangisinde gerçekten yaşıyordu? Kitabın adı bize neyi düşündürtmeyi amaçlıyor? Bence nasıl bir hayat yaşarsak yaşayalım her hareketimizde bir anlam bulmayı amaçlamalıyız. Yaptıklarımızı hayatımızın anlamı uğruna yapmalıyız. Boş ve anlamsız bir yaşam beni şahsen boşluğa sürükler ve hiçbir şeyden zevk almamaya başlarım. Maddi zenginlik insana ne kadar haz verse de kitapta gördüğümüz gibi sonu her zaman iyi olmayabiliyor. Hiçbir anlam olmadan yaşamak için yaşamaktansa hedeflerim ve ideallerim peşinde GERÇEKTEN yaşamayı tercih ederim. Yaşamak
Duygu ve Düşünce
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,2bin okunma
6/10
·377 syf.··
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 18:43
Tolstoy,sanatı süs, haz veya elitlerin oyuncağı olmaktan çıkarıp “duygunun bulaşması” diye tanımlamış. Ona göre gerçek sanat, sanatçının yaşadığı duyguyu alıp başkalarına geçirebilmeli ve insanları kardeşlikte birleştirmeli. Bu yüzden Wagner, Shakespeare gibi isimleri bile “yapay, samimiyetsiz” diye acımasızca eleştirir. Kitap baştan sona radikal ve uzlaşmaz: Eğer bir eser köylüyü, işçiyi etkilemiyorsa, ne kadar teknik olursa olsun sanat değildir der. Ağır ve yer yer buyurgan ama derdi net: Sanat ahlaktan ayrı düşemez.
Sanat Nedir?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,591 okunma
Reklam
Reklam