En sevdiğim serilerden birinin 2.kitabını da böylece bitirmiş bulunmaktayım. Yavaş-yavaş, sindire-sindire, hazz alarak okudum ve 1 hafta gibi bir sürede bitirdim. Keşke kitap daha uzun olsaydı da, bitmezdi diyebileceğim bir seri. 1.kitaptaki olayların devamı niteliğinde başlayarak yeni olaylarla devam ediyor.
2.kitabımız 9 bölüm, 574 sayfa, bölüm uzunlukları min 28 sayfa, max ise 77 sayfa içeriyor. Punto olarak da 1.kitapla aynıydı, ne çok küçük, ne de çok büyüktü, bence, normal diyebiliriz.
Kitapta eleştirebileceğim küçük bir detay var. O da 2-3 sözün doğru yazılmaması. Editör kitabı gözden geçirirken nasıl gözden geçirmiş, merak ettim...Yazım hatalarını hiç sevmem, hele ki böyle güzel serilerde.
Konu olarak 1.kitaptaki olayların devamını 9 bölüm boyunca okuyoruz, 2.kitap tam bir geçiş kitabı olmuş, asıl olaylar 3.kitapta başka bir evreye girecektir. Spoiler vermek istemediğim için sadece aşağıdakileri söyleyebilirim:
1. 2.kitaptan itibaren karakter gelişimlerini görebiliceksiniz. Bu karakterlere en çok da Biricik ve Timur dahil.
2. Ahu ve Timurun birbirlerine olan duygularına artık isim verebilmelerini, Timurun sevdası için savaşmayı seçeceğini ve devamında oluşan olayları okuyacaksınız.
3. Kenan Kralşan ve Tulparın artık resmen karşı karşıya geldiğini, 1 tarafta Kenan Kralşan, diğer taraftaysa Timur ve Ahusunun savaşını göreceksiniz.
4. Kenanın ülke içinde ve dışındaki itibarının zedelenmesini ve bununla da devam eden olayları okuyacaksınız.
2.kitapla hayatımıza Akkadın, Adem abi ve bir çok MİT mensubu giriyor. Ne kadar geçiş kitabı desem de, yine de sıkılmadan okuduğum, hatta bitmesin diye yavaş-yavaş okuduğum, alıntılarını bile geç yüklediğim bir kitap oldu. Hatta incelemeni bile geç yüklemek istediğim bir kitap oldu.
Ahu ve Timurun konuşmadan bile