Bu vücudun mülkü elden çıkmadan Devr-i eyyâm ol hisarı yıkmadan (günlerin akışı o kaleyi yıkmadan) Suret-ü mâ’nâ (bedenle ruh) ikisi yar iken İki âlemde elinde var iken Hûbb-i dünyayı zamirinden gider (dünya sevgisini gönlünden çıkar) Tâ alasın âlem-i candan haber Nur-u zulmet (karanlık) ten yoğurmuşlar seni Canını nur anla. Zulmet bu teni Ten muradı ekl-ü şurb-u mal-u mülk (Bedenin dileği, yemek içmek, mal ve mülktür) Can temennası Cemâl-ı Zü’l-Celâl (Ruh ise Allah’ın cemalini görmeyi diler) Lâcerem ednâ yeri edna sever (Alçak olan, şüphesiz alçak yeri sever) Yani ten dünya ve can Mevlâ (Allah) sever Ariyet (ödünç) gömlektir on günlük tenin Besle canı âriyet nendir senin Âlemin sen canı hem sultanısın Hayiftir kim olasın mağlub-ı ten (Bedene yenilirsen yazık olur) Mecmau’l-Bahreyn sensin aç gözün (İki denizi birleştiren sensin gözünü aç) Cam-ı Cemsin hiçe sayma kendüzün
Katarsis/Boşalım & “Hbb”
..Oysa duygusal boşalım bir muhatap gerektirir. Muhatap ile muhabbet ortamında, acı veren süflî duygular, lâtif duygular haline gelir. Muhatap ve muhabbet kelimeleri “hbb” mastarı ile irtibatlıdır. Rağıp el Esfahani’ye göre asıl mânâ, “kokulu maddelerin tohumları” olsa da “hbb” mastarından türetilmiş ikinci mânâ “sevgi”dir. Not: عَنْ أَبِي مُوسَى رضي الله عنه عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «إِنَّمَا مَثَلُ الْجَلِيسِ الصَّالِحِ وَالْجَلِيسِ السَّوْءِ كَحَامِلِ الْمِسْكِ وَنَافِخِ الْكِيرِ، فَحَامِلُ الْمِسْكِ: إِمَّا أَنْ يُحْذِيَكَ، وَإِمَّا أَنْ تَبْتَاعَ مِنْهُ، وَإِمَّا أَنْ تَجِدَ مِنْهُ رِيحًا طَيِّبَةً، وَنَافِخُ الْكِيرِ: إِمَّا أَنْ يُحْرِقَ ثِيَابَكَ، وَإِمَّا أَنْ تَجِدَ رِيحًا خَبِيثَةً». Ebû Mûsâ -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «İyi kimseyle oturup kalkan kimsenin misali ile kötü kimseyle oturup kalkan kimsenin misali, tıpkı misk (güzel koku) taşıyan kimseyle (demirci) körüğünü çekenin misaline benzer. Misk taşıyan, ya sana güzel kokusundan (bir miktar) verir, ya sen ondan satın alırsın ya da ondan güzel bir koku koklamış olursun. Körük çeken kimse ise, ya elbiseni yakar ya da (en azından) körüğün kötü kokusunu koklarsın (bu kokudan rahatsız olursun).»
Sayfa 96·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
hûbb...
Hubb, Habb'den alınmıştır. Bu da habbetu'l-kalb kelimesinin çoğuludur. Kalbin tohumu, latif ve kıvam mahallidir. Çünkü ayakta kalması onunladır. Bundan dolayı muhabbete, mahallinin ismi olan hubb denilmiştir. Muhabbet bir duygudur veya bir hakikattir. Gelişir ve yükselir. Yükseldiği her merhalede bir isim alır.
Alıntı
hûbb...
HUBB: Muhabbet, bağlılık. Varlığı isbat edilene âit... Hubb: Hilekâr. Mekreden. Hud'a. Kurnaz. Bürd, bilmece. Hubub: Tohumlar, taneler. Hubî: Güzellik... Üstadım'dan: " Ufuk bir tilkidir kaçak ve kurnaz / Yollar bir yumaktır, uzun, dolaşık. / Her gece rüyâmı yazan sihirbaz, / Tutuyor önümde bir mavi ışık!"
Sayfa 183 - XI. İRFAN DAĞI, İBDA Yayınları
Lûgatçe
Duygusal boşalım bir muhatap gerektirir. Muhatap ile muhabbet* ortamında, acı veren süflî duygular, lâtif duygular haline gelir. (*muhatap ile muhabbet kelimeleri “hbb” mastarı ile irtibatlıdır. Bu mastardan türetilmiş ikinci mânâ “sevgi”dir.)
Sayfa 96·Kitabı okuyor
Duygu ve Düşünce
Şimdi sorumuzu soralım: HBB batınca Bilge Has, Halk Bankası'ndan 28,5 milyon dolar kredi almıştı, bu kredi verildiğinde başbakan kimdi? Cevap: Tansu Çiller. Peki, Süleyman Özer Çiller'in Yeşilyurt A.Ş isimli turizm şirketinde ortağı kimdi? Cevap şaşırtıcı gibi gelebilir ama değildir: Erdal İnönü. Bu sistemde iktidar da muhalefet diye ortaya sürülenler de bir bütündür, aynı büyük oligarşi ailesinin mensuplarıdır. Ha Kasap Ayvaz, ha Ayvaz Kasap...