Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
" Heykeller canlı ruhları tarafından terk edilmiş cesetler şimdi; ilahiler, içinden imanı çekilmiş sözcükler haline geldi. Tanrıların sofrasında artık manevî gıda da, içecek de yok; oyunlarıyla şenliklerinden sonra bilinç de artık kendi özüyle bir olduğu zamanki mesut tecrübeyi bulamıyor... Bu yüzden kader o eserleri biz sunduğu vakit, bize onların dünyalarını, çiçeklendiklerini gören kültürel yaşamın baharını, olgunlaştıklarını gören yaz mevsimini değil; sadece gerçekliklerinin örtülü anısını verir."
Pierre Bourdieu ise şöyle yazar: " Kültür aktarımının bir okulun tekelinde olduğu bir toplumda, insan eserlerini birleştiren derin yakınlıklar, ilkelerini, bilinçli bir biçimde aktarma işlevini üstlenen skolastik kurumda bulur; bunlar bir ölçüde bilinçdışı bir biçimde de... kendi kültürlerini, hatta habitus'larını oluşturan bilinçdışı şemalar sistemiyle mücehhez bireyler üretirler."
"Yüzyıllardır aynı şiirleri okuyorsunuz..., bunları ezberliyorsunuz, yüksek sesle okuyorsunuz, ha bire bunlara atıfta bulunuyorsunuz. Her durum için önceden tasarlanmış bir atasözünüz ya da atadan kalma taptaze dizeleriniz, her insani sefalet durumu için de mucizevi bir çareniz var. Netice itibariyle şaşkınlığa yol açan, kesinlikleri çökerten hiçbir şey, varlığın temellerini sarsan hiçbir şey yok."