Li gor rîwayeta Herodotî; Asyaya Jorîn bi qasî 520 salan di bin desthilata Asûriyan da mabû. Ji Medan kesayetekî bi navê Deioces (Diyako) ku bi edaleta xwe navdar bû, bi mebesta ku bikaribin xwe li hemberî êrîşên Asûriyan biparêzin, yekîtiya hemû hozên Medan çêkiriye, Hemedan kiriye paytexta xwe û bi vî awayî dewleta Medan ava kiriye. Piştî Diyako, di serdema kurê wî Phraortesî da hêza Medan zêde bûye û di serdema neviyê wî Keyaksar (Keyxusrew) da ev hêz gihîştiye lutkeyê. Di serdema Keyakzarî da Medan dawî li împeretoriya Asûriyan anîne (di sala 612ê BZê da), Lîdyayî têk birine û heta bi çemê Halîsê (Çemê Qizilirmaqa Anadolê) Asyaya Biçûk xistine bin desthilata xwe. Di sala 550ê BZê da di serdema şahê dawî yê Medan Astiyagesî da desthilatdarî bi şeklekî ne asayî ketiye destê neviyê wî Kûruş (Kîrus/Cyrus) ku ji aliyê bavê xwe ve Pers û ji aliyê dêya xwe ve Med bû. Kûruşê Hexamenîşî li dijî kalê xwe Astyagesî serî hildide, paytexta Medan Hemedanê dagîr dike, dawî li desthilatdariya Medan tîne û bi vî awayî dewleta Hexamenişî ya ku navenda wê wîlayeta Persê bû ava dike. Hin dîroknas, guherîna vê desthilatê wek destguherîneke navxweyî dinirxînin ku li şûna kurê Astiyagî neviyê wî hatiye desthilatê. Lêbelê hin dîroknas jî vê yekê wek darbeyeke navxweyî li qelem didin.
Kurdî
“Onunla tanışmamız kaç imkânsız sırrın bir araya gelmesiyle mümkün olabilmişti. Kaç onulmaz yaranın üstüne, ilahi bir şifa gibiydi varlığı. Hem katran karası bir yara hem de yaranın içinde okkalı bir şifa.”
Sayfa 165·Kitabı okuyor
Reklam
“Sebebi ne olursa olsun, bir yerde yalan varsa orada durulmaz. Hem aldatıldığımı inkâr etmek kendimi enayi gibi hissetmeme neden oluyor.”
Sayfa 138 - Poyraz·Kitabı okuyor
Ghosting...
Sessiz uzaklaşma ise hem acı verir hem de iki tarafa da iyi gelmez. Belki de bu, ilişkilerde yapılan en görünmez kötülüktür diyebilirim.
Sayfa 174·Kitabı okuyor
Dönüşüm, adım adım gerçekleşen bir süreç. Kısa yol masalları, zihne ait arayışlar ve hayali buluşlardır. Yol tektir. Ya yoldasındır ya da kayıp. Yola girmek, yolda adım atmak bir 'an'da olur, her an mümkündür. Yol, gerçeği seçmeyi ve her an yeniden seçmeyi içerir. Her gün bir adım, bir adım daha, bir hikâyeden daha özgürleşerek, kendine zarar verdiğin her bir düşünceyi, inancı, alışkanlığı daha sorgulayarak, bırakarak, bir adım daha kendine yaklaşarak, bir kez daha tepki değil, etki olmayı seçerek, olumsuz hissettiğin her an, yeniden merkeze yani eve gelerek ilerleyeceğin bir yolda yürümektir. Yolu yürümektir muhteşem olan, çünkü her adımda gerçeğini, gerçekten yaşamamı benzersizliğini, kıymetini biraz daha idrak edersin. İnanmış olduğun her bir hikâyeyi daha bıraktıkça, daha da hafifleyerek yürüyebilmenin keyfini fark edersin. Adımların dans adımlarına dönüşür giderek. Varoluşun eşsiz senfonisinde hem çalan hem dinleyen hem dans eden olabilmenin keşfidir bu. "Her Şey Ben" dansında, aslında hep kendi merkezinde döndüğünü ve hep kendi merkezine ilerlediğini fark ediştir. Bir kez buldun mu yolu, bir kez gerçekten yürümeye başladın mı, bir kez katıldın mı bu varoluş dansına, vazgeçemezsin. Aşk bulmuştur seni, sen aşkı... Her nefeste yeniden, yeniden aşkı solumak ve daha çok aşk olmak için, her an yeniden gerçeği seçersin...
Sayfa 408·Kitabı okudu
22 SALADDIN 1171-1188 Salahaddin Kudüs’ü geri alır
Yaklaşık yirmi bin kişiden oluşan Haçlı Koalisyonu Kuduüs Krallığı’nın kuzeyindeki iaşesi ve su kuyuları yeterli bulunan Sephoria Kenti’nde toplandı; buradan Selahaddin’in Kudüs Yolu’nu kesebilirlerdi. Gelgelelim, yaklaşık otuz bin kişilik bir ordunun başında bulunan Salahaddin, doğrudan onların karşısına çıkacağına yandan dolandı ve Raimond’un karısını, geri kalan savunmalarla birlikte iç kalede kıstırarak Tiberias Kenti’ni yakıp yıktı. İbn el- Aşir, “Tiberias’ı kuşatmasının nedeni, Frenklerin komutanlarını terk etmelerini sağlamaktı” der; Sephoria ve Tiberias arasındaki arazi çıplak korumasız ve kuruydu. Bir süre tartıştıktan sonra, Haçlılar çölü aşıp Tiberas’ı kurtarmaya karar verdiler. Temmuz başlarının güneşi, ilerleyen Haçlı ordusunu kavuruyordu. Yollarına çıkan tel sarnıç, Selahaddin’in adamlarının savunması altındaydı. Hattin’in Boynuzları olarak bilinen sönmüş volkan zirvelerinin dibindeki ovada Selahaddin’in karşısına çıktıklarında, askerlere ve hayvanlar sıcaktan ve susuzluktan felç olmuş gibiydi. 4 Temmuz sabahı gerçekleşen Hattin Muharebesi bir bozgun oldu. Muharebenin Fransızca anlatısına göre, altı saat içinde Haçlılar kılıçtan geçirildi. Raimond kaçtı, ama Renaud de Chatillon ve Kral Guy ile hem de Hospitalier tarikatlarının komutanları esir alındı. Kral Guy ve Renaud de Chatillon’un çadırına getirilmesini emreden Selahaddin, (İbn el- Aşir’in ifadesiyle, “suzuluktan neredeyse ölecek olan”) krala soğuk bir içecek ikram etti. Müslüman misafirperverlik kuralı, ev sahibinin, suyundan içen ya da yiyeceğini yiyen birini öldürmemesini gerektiriyordu. Selahaddin dedi ki, “Bu lanetli adam benim iznimle su içip güvence altına giremez.” Ayağa kalkıp kendi kılıcıyla Renaud’un başını kesti. Sonra Selahaddin yakalanan Templier ve Hospitalier ve mensuplarının idam
Sayfa 187 - Alfa Yay. İst. May. 2022, 3.b. Rönesans Dünyası, Susan Wise Bauer, dipnotlar : İbn al – Athir, kısım 2, s.321,Peter E. Edbury, çev., The Conquest of Jerusalem and the Third Crusade (1998), s. 158-159,İbn al- Athir, kısım 2, s. 323-324.,A.g.e., s. 324-325,·Kitabı okuyor
Tarih
Reklam
Reklam