Puan vermedi
Unuturum sandım, senin gibi unuturum sandım, alışırım sandım, içimdeki şu acı diner sandım, senden vazgeçerim sandım... Diyorum ya işte sandım işte. Unutamadım, alışamadım, acım dinmedi, vazgeçemedim. Seni hep içimde yaşadım. Hayallerimde sarıldım sana, hayallerimde öptüm, hayallerimde kokladım seni. Ama biliyorum sen beni unuttun, sevmiyorsun artık. Sen hep içimdesin sevdiğim en saklımda kimse alamaz seni ordan, sen bile.
Benden Sonra MutlulukÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 20194,428 okunma
Puan vermedi
Peyami Safa, son dönem romanlarına doğru mistisizme kaydı. Matmazel Noraliya’nın Koltuğu ve Yalnızız romanlarında bunu irdeledi. Ancak fikir yazılarındaki net ifadeleri romanlarından farklıdır. Bu sanırım romanın büyük gücünden ve yazarının içinden çıkamadığı parapsikolojisinden kaynaklı. Çünkü roman kahramanları hep ıstırap halindedir. Doğu batı, madde ruh, gelenek yenilik vb. Bu yazarın içinden çıkamadığı buhrana tanıklık eder. Nitekim hocam Prof. İnci Enginün’ün dediği gibi Türkiye’de intiharlar Peyami Safa’dan sonra artmaya başlamıştır. Bu ayrı bir inceleme konusudur. Safa’nın hayatına tanıklık edenler kimsede bulunmayan kitapların Safa’da bulunduğunu söylemişlerdir. Aşağıda Mistisizm kitabında alıntıladığı romandan pasajı aynen aktarıyorum: Matmazel Noraliya’nın koltuğu -onun yalnız kendi ben’ine değil, bütün ben’lere, mücerret Ben’e isyandır. Bütün dinlerin, fikirlerin ve politikaların tarihi bu isyanın tarihidir. Dinler, insanın - iştah, şehvet, kazanç hırsı ve kibir halinde - kuduran ben’ini Allahda eritmeye çalışmışlardır s.129
MistisizmPeyami Safa · Bâbıâli Yayınevi · 196136 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hyunam-Dong Kitabevi
6/10
·288 syf.··
2026 31. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 09:43
Hyunam-Dong Kitabevi’ni okumaya karar vermemde kitabın kapağının ve kitap dünyasındaki görünürlüğünün büyük etkisi oldu. Görselindeki o sıcak sokak, akşam ışıkları, küçük bir kitabevi ve sakin atmosfer bende daha farklı bir hikâye beklentisi oluşturdu. Sanki sayfaların arasında beni bambaşka bir dünyaya götürecek, belki biraz gizemli, belki biraz fantastik, alışılmışın dışında bir kurgu beni bekliyormuş gibi hissettim. Fakat kitabın içine girdikçe karşıma çıkan hikâye, hayal ettiğimden çok daha sakin bir yerde duruyordu. Bu kitap büyük olayların, şaşırtıcı dönüşlerin ya da güçlü bir maceranın peşinden gitmiyor; daha çok insanların kendini bulma yolculuğunu, hayattan yorulduklarında yeniden başlayabilme cesaretini anlatıyor. Kitabın merkezindeki Yeongju karakteri, toplumun kendisine çizdiği yoldan ayrılarak kendi istediği hayatı kurmaya çalışan biri. Başarılı görünmek, herkesin beklediği kişi olmak ya da alışılmış kalıplara uymak yerine kendi iç sesini dinleyerek bir kitabevi açıyor. Aslında bu fikir kitabın en sevdiğim taraflarından biri oldu. Çünkü kitap okumayı seven herkesin içinde bir yerde böyle bir hayal vardır: Kendi kitaplığını oluşturmak, sevdiği kitaplarla çevrili bir alan yaratmak, insanlara kitaplarla dokunmak… Yeongju’nun açtığı kitabevi yalnızca kitap satılan bir yer değil; insanların kendilerini ifade ettiği, dinlendiği ve belki de hayatlarında eksik kalan bir parçayı tamamlamaya çalıştığı bir alan olarak karşımıza çıkıyor. Kitabevine gelen karakterlerin her biri farklı bir hayat yükü taşıyor. Kimisi kendini başarısız hissediyor, kimisi beklentiler altında eziliyor, kimisi ise ne istediğini bulmaya çalışıyor. Yazar burada karakterlerin büyük kırılmalarını değil, küçük değişimlerini anlatmayı tercih etmiş. Bir insanın bir konuşmayla, bir kitapla veya bir
Roman
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma
Puan vermedi
Sadece o günün dünyası için farklı ve mevcut düzeni yanlış bulduğundan Kabul etmeyip Dışında kalmak istiyor diye Vahşi denilen zatı-muhtereme Vahşi diyenler, Vahşiliği medeniyet diye İnsanlığa sunmuş ve sonra da Bizden olmayanlar Vahşidir demişlerdir... Psikoloji de buna yansıtma derler. Türkçesi : Sende ne varsa Karşıda o var zannedersin ! ( İlaveten ) bu tür romanlarda Hep dikkatimi çekmiştir. Dünyada şöyle güçler vardı da Bize şunu yaptılar / bunu dayattılar gibi Laf salataları yapılıyor ama Bir Allah'ın kulu da Neden ve ne sebepten Yapıyorlar demiyor niyeyse. Not : Niyesi belli. Onu da ben anlattım işte...
Alıntı
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma
Kürk Mantolu Madonna
Puan vermedi·168 syf.··
2026 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 09:50
Derin bir kitap diyebiliriz.. Bankada çalışan bir memurun tasarruf diye işten çıkarılması ve yerini birinin alınması iş bulamaması ve arkadaşı Hamdi Bey ile karşılaşması konuşmaları ve Hamdi Bey'in arkadaşına yüksekten bakıp iş uydurması küçük düşmesi ama işsiz olduğu için boynunun bükülmesi.. Çalışacağı odadaki çalışma arkadaşı Almanca mütercimi Raif beyle tanışması.. Raif Bey'in içine kapalı sessiz ailesine düşkün bir aile babası olduğunu düşünmesi ama sonrasında Raif Bey'in yaşadığı yer ailesi ve değersizleştirmesi, sessizliği üzer.. Kendine yakın görür aileyi tanır Raif beye üzülür içten içe.. Raif Bey daha sonrasında hastalığı dolayısıyla gidemeyeceği için iş yerinden kendine ait eşyaları getirmesini rica eder. Eşyalarının arasında bir defter bulur merak eder ama okumaz. Raif Bey odada bulunan sobaya atmasını ve yakmasını ister o defteri ama defteri yakmaya gönlü el vermez merak eder ve rica eder Raif beyden bugünlük bende kalsa yarın gözünüzün önünde söz veriyorum bu sobaya atacağım diye.. Raif Bey kabul eder sizde kalsın der.. Ve Raif Bey'in yazdığı kadarıyla hikayesini okumaya başlar. Raif bey içine kapalı bir çocukluk ve gençlik geçirmiş hep hayallerle yaşamış Babasının okumasını istemesiyle İstanbul'a oradan da iş için işi öğrenmesi için sabun fabrikaları için Almanya'ya gider. Orada bir müddet gezer müze, sergiler derken bir gün sergide kitabında hikayesi olan Kürk Mantolu Madonna resmini görür o resimdeki kadının bakışı, duruşu ve o derinlik onu derinden etkiler. Sürekli gitmeye başlar gezinmeye çalışsa da sergide kendini o resmin önünden ayrılamaz halde bulur. Orada birinin gelip resme neden bu kadar dikkatli baktığını sorması üzerine annesine benzettiğini söyler ve utanır bu hadiseden sonra bir daha sergiye gitmez cesaret edemez Sonra bir gün yolda
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,4bin okunma
Pes Etmeyen Yaşlı Adam Ve Deniz
9/10
·88 syf.··
2026 15. kitabı
Yaşlı Adam ve Deniz, Ernest Hemingway'in en iyi kitabı olabilir. Yaşlı bir adamın hiç balık tutamamasına rağmen hep balık yakalamaya devam etmesi, takdire şayan. Maalesef kitabın başları sıkıcı ama ortalarda ve sonlarda bu sıkıcılık kırılıyor. Bir diğer eleştirim kitabın kısa olması. Evet, gereksiz uzun olmasından iyidir ancak biraz daha uzun olsa olurmuş. Ama yine de konunun işleyişi ve sonu çok iyi bence. Yapılan benzetmeler ise İnce Memed gibi olmuş. Eğer denizleri seviyorsanız Yaşlı Adam ve Deniz okunmak için sizi bekliyor.
Yaşlı Adam ve DenizErnest Hemingway · Bilgi Yayınları · 202541bin okunma