Başka anlarda olduğu gibi,o zamana dek karşısında duygularımın köreldiği o mermersi duyarsızlığı biraz geç farkettim; kendi kendime " Hep böyle mi olacak?" diye sordum.
Bir şeylerden kaçmak çok kolay, dedi bana, insanlar arasındaki hiçbir şeyin geçirgen olmadığını söylemek çok kolay; ve o tam tersine, hepimizin aynı dünyayı sırtladığımıza, ona inanma konusunda aynı arzuyu duyduğumuza, her birimizin kendimizce, gönlümüzce, biraz da bedenimizin doğasına göre ama hep aynı gözeneklilikle, elimizden geldiğince ona inandığına inanıyordu.
"İyi şeyler suyu sever. Kötü şeyler hep kurudur."
...
"lyi şeyler ya da iyi yürekli şeyler, yaşayabilmek, sağ kalabilmek için çok büyük olmak zorundalar, bana öyle geliyor. Küçük iyi şeyleri her zaman, küçük kötü şeyler yok eder. Büyük bir şeyin zehirli ya da hilekâr olması çok ender bir olaydır. Bu nedenle, insan düşüncesinde büyüklük iyiliğin, küçüklük ise kötülüğün simgesidir."
Ah, dostum! İnsanoğlunun yüreği çok anlaşılmazdır! Seni böylesine severken, hep senin yanındayken... Senden ayrılalım da yine mutlu kalayım, öyle mi? Bu olacak şey mi?