Ahmet Bey'in dili çok akıcı. Okurken tek nefeste bitiriyorsunuz. Verdiği örnekler ve aradaki hikayeler de o bölümü anlamanıza ve kalıcı olarak aklınızda bulunmasına yardımcı oluyor. Beni mutlu eden, içime huzur dolduran, çok tatlı bir kitap. Mutlu olamayanlar, mutluluğu başkasında ya da başka şeylerde yani dışarda arayanlar okusun. Böylece anlayacaklar mutluluk nedir ve nerededir sorularının cevaplarını. Annemin de okuduğu ilk kitaptı. Çok beğendik.
"Eski kitaplar artık okunmuyor" diyenler var. Okunmamaları onların kabahati değil, bin kelimeyle yazıp konuşan bizim gençliğimizin kabahati ve o gençliği öyle yetiştiren bizlerin, eğitimcilerin suçudur...
19. Yüzyıla kadar kimseye burnundan kıl aldırmayan İstanbul, aklımızı başımıza toplarsak gene de aldırmaz. Potansiyeli bu kadar yüksek, gelişmeye bu kadar müsait, bu kadar güzel ve bu kadar zengin mirasa sahip başka şehir nerede? Hangi şehrin böyle bir silüeti var? İstanbul'un dışı cihanı yakar, içindeki keşmekeş de bizi. Elli senedir onu çirkinleştirmek için her şeyi yapıyoruz ama gene de güzel.