Bazı yazarlar kendini her şeyden soyutlar,insan olmaktan bile. Bunun bir benzerini İnsanlar kitabındada görüyoruz. Bu tarz kitapları biraz empati biraz da dünyamı genişletmek için okuyorum.Dazai hayatı boyunca birçok intihar girişiminde bulunmuş fakat sonuncusu hariç hep başarısız olmuştur. İntiharını 3 kitaba yaymış ve bu intihar mektubunun son sözleri; İnsanlığımı Yitirirken. Garip biraz da depresif bir kitap. Ve çevirmenin de son sözünde bahsettiği gibi kitapda aslında bir insanı anlamanın ve anlaşılmanın imkansızlığını görüyoruz. Hepimiz farklı evrenlere aidiz..
Hoca Ahmed Yesevi peygamberimizin öldüğü yaşa gelince, bundan fazla yaşamak artık bana uygun olmaz, diyerek yerden 3 arşın derinde bir oda yaptırır,bu odadan sadece cuma namazlarında çıkarak burda tüm gününü ibadetle geçirir.10 yılını böyle geçirir...
Ölmeden önce kendini öldürmekten kasıtda budur beden ölmeden nefsi öldürmek.
Dostoyevski'den okuduğum en sevdiğim kitabı bu oldu...
Kitap öncelikle Kürk Mantolu Madannodaki gibi ölen birinin defterinin okunmasıyla başlıyor,bu defterde"Ölüler Evinden" yani hapishanede anılar var.Okuyunca bir çok şeye tekrardan şükrettim. .Özellikle Petroviç'in hapishaneden çıkma anında sanki ben 10 yıl hapiste kalıp özgürlüğüme kavuşmuş gibi hissettim.
Ölüler Evinden Anılar
Zweig'ın karakteri yine içindeki çoşkuyu arıyor ve 67 sayfada zweig yine yine ve yine ters köşe yapmayı beceriyor.Baş karakter üniversite öğrencisi ve üniversiteyi ailesinden uzak,farklı bir şehirde okuyor.Hayatı boyunca utangaç ve alay konusu olan karakter ilk başlarda üniversite için geldiği bu şehre adapte olamaz ,umudu ve okuma istediğinin son bulduğu anda birisi ile tanışır.Fakat tam mutlu olduğu sira haya bu sefer onu acı bir sürprizle bekliyor...
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202236,9bin okunma
Açıkçası kitap 40 sayfa bir şeyi çok güzel özetlemiş:Zenginiyle,fakiriyle kim olunursa olunsun ölüm hep aynı öbür dünyaya hiçbir mal gitmiyor.Ve gidenler birkaç gün içinde unutuluyor..