İnsan hem dindar hem de kaba, geçimsiz ve nezâketsiz olamaz. Zira İslâm’ın rûh itibârıyla özü; îtikadda tevhîd, amelde ise edep, istikâmet ve merhamettir.
..Şunu bil ki ,biz onlarla savaşmayı tercih ederiz.Sizleri yenersek Allah'a hamdolsun;siz bizi yenecek olursanız ,biz Allah'a kavuşmayı ve cennete gitmeyi daha çok arzuluyoruz
İslâm tevazu kanunu onlardaki farkı,sosyal yönden sıfıra o kadar yaklaştırmıştı ki,hangisinin komutan ,hangisinin er olduğu anlaşılmıyor giysilerinden ...Onların komutan er ilişkileri, üniforma ve rutbeden değil ;takva ve samimiyetten kaynaklanıyordu
Sehre yaklastiklarinda deveye binme işi hizmetciye gelmişti.Hz.Ömer deveden inerek,hizmetcisini bindirdi.Böylece şehre girdiler.Yanında ne bir emir subayı ,ne de koruyucu polisi vardı!
Toplanan kalabalık,farkedemiyordu Devlet Baskan'ını askerinden..
Elimde, sükutun nabzını dinle,
Dinle de gönlümü alıver gitsin!
Saçlarımdan tutup, kor gözlerinle,
Yaşlı gözlerime dalıver gitsin!
Yürü, gölgen seni uğurlamakta,
Küçülüp küçülüp kaybol ırakta
Yolu tam dönerken arkana bak da,
Köşede bir lahza kalıver gitsin!
Ümidim yılların seline düştü,
Saçının en titrek teline düştü,
Kuru yaprak gibi eline düştü,
İstersen rüzgara salıver gitsin!
(1923)