Ahmet Ümit, Kayıp Tanrılar Ülkesi adlı son kitabında okurunu mitolojiyle adeta doyuruyor diyebilirim.
Ben mitolojiye ilgi duymayan ve daha önce bu konu hakkında herhangi bir okuma yapmamış bir okur olarak kitabı okurken öncelikle neler kaçırmış olduğumu gördüm. Fantastik kitapları çok seven ben, mitolojik karakterleri ve evrenlerini çok karışık bulurdum. Hala da karışık olduğunu düşünüyorum bu konuda fikrim değişmedi ancak ne kadar zengin bir evren olduğunu, hatta ülkemiz topraklarıyla bağı, kökeni olduğunu dahi bilmiyordum. Bu anlamda bana yeni kapılar açtığını ve ufkumu genişlettiğini düşünüyorum.
Roman, Berlin'de işlenen bir cinayet soruşturması ekseninde mitoloji, göçmenlik, ırkçılık konuları da detaylıca ele alıyor. Titanların, tanrıların, devlerin iktidar mücadelelerine masalsı bir anlatımla tanık olurken, bir yandan 60'lı yıllarda Avrupa'ya göç eden işçilerin ve ailelerin nasıl adaptasyon problemleri çektiklerini, nelere maruz kaldıklarını görürken bir yanda da ırkçılık kavramı üzerinden toplum içerindeki gerginliklerin ne boyutlara ulaşabileceğini görüyoruz.
Çok kapsamlı, çok doyurucu aynı zamanda akıcı bulduğum bu kitabı bilhassa mitoloji-polisiye severlere tavsiye ederim.