Puan vermedi·335 syf.··
2026 19. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 02:13
bu kitabı okurken en başından beri içime oturmayan bir şey vardı. nietzsche’nin anlatmak istediği fikirlerin büyüklüğünü inkâr etmiyorum ama sunuş şekli bana gereksiz derecede ağır ve dağınık geldi. zerdüşt karakteri üzerinden sürekli “üst insan”, “kendini aşma” gibi kavramlar dönüp duruyor ama çoğu yerde sanki bir düşünceyi net anlatmak yerine etrafında dolaşıp duruyor. bu da okumayı benim için yorucu hale getirdi. bazı bölümlerde “tamam şimdi bir şey söyleyecek” diyorsun ama ya metafora boğuluyor ya da birden yön değiştiriyor. dil açısından da beni içine çeken bir akış yoktu. felsefi metin olduğunu biliyorum ama yine de bir noktada okuyucuya tutunacak bir ritim bekliyor insan. burada o ritim bana hiç geçmedi. en çok zorlandığım şey ise sürekli tekrar eden “insanlığı aşma” fikrinin bazen motive edici değil, daha çok baskıcı hissettirmesiydi. sanki insanı geliştirmekten çok, sürekli eksik hissettirmeye çalışıyor gibi. açık konuşmam gerekirse, bu kitap bana “derinlik”ten çok “fazla yüklenilmiş anlam” gibi geldi. belki felsefi olarak güçlü bir metin ama benim okuma deneyimimde karşılığı olmadı. sonuç olarak: fikrini anlıyorum ama benim için okunması keyifli değil, daha çok zorlayıcı ve yorucu bir deneyimdi.
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,6bin okunma
Freida McFadden - Erkek Arkadaş
9/10
·320 syf.··
2026 13. kitabı
Kitabı henüz bitirdim ve düşüncelerim tazeyken hızlıca yorumlamak istedim. Öncelikle bu kitap Freida Mcfadden'dan okuduğum ikinci kitaptı ve okuduğum ilk kitabına göre (Sakın Yalan Söyleme) bu kitabı daha çok sevdiğimi söyleyebilirim. Bu kitabı kafamda daha az soru işaretiyle bitirdim ve sonlarında gerçekten de şaşırdığımı söyleyebilirim. Kafamdan her ihtimali geçirdiğime, herkesi şüpheli gördüğüme inanıyordum ama belli ki yanılmışım. Yazarın kitapları genel olarak inanılmaz sürükleyici, yazım dili olarak oldukça basit ve kolay okunuyor olduğundan, üstelik kendini de merak ettirdiğinden bitirmem çok uzun sürmedi ve okuma sürecinden cidden keyif aldım. Dolayısıyla ters köşeli, hafif gerilimli bir kitap arayışındaysanız kesinlikle öneririm. Spoiler olabilir! Bir puan kırmamı sağlayan tek nokta Tom'un başta soyadı ile çalıştığı yeri farklı söylemesi ve bunun üzerinde bir daha hiç durmamamız, sebebini öğrenmememiz oldu. Bunun yanında Kevin mevzusunun da sırf yazılmak için yazılıp yazılmadığını düşünüyordum fakat son sayfada o mevzu da çözüldüğünden ve eksik kalmadığından memnun kaldım. Sonda Tom'un Daisy ile kaçmasını da açıkçası beklemiyordum. Bir ihtimal polisi aramışken hislerini görmezden gelip onu polise teslim eder diye düşünmüştüm. Ancak ikisinin de kaçıp gitmesine pek üzülmedim. Jake ile Sydney'in yeniden bir araya gelmesine sevindim, Jake'i kitap boyunca çok sevdim çünkü, zaten birbirlerini unutabilmiş de değillerdi. Spoiler sonu! Bence Sakın Yalan Söyleme kitabından çok daha güzeldi dediğim gibi, kitabın işleyişi öbür kitaba kıyasla kesinlikle daha iyi aklıma yattı. Elbette çok küçük yaştaki okurlara değil fakat belirli bir yaşın üzerindeki okurlara önerebileceğim bir kitap oldu, keyifli bir okumaydı.
Erkek ArkadaşFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,611 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Zaman
Puan vermedi·296 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:50
Yazarı Hüznün Fiziği romanı ile tanıdım. Spotify'dan takip ettiğim "Ben okurum" programında Zaman Sığınağı kitabının incelenecegini ve bunu da yine çok sevdiğim yazar Hakan Bıçakçı ile yapılacağını öğrendim. Sabrisizlanıp hızlıca okumaya çalıştım ama ne yazık ki kitap pek öyle hızlı okunan bir kitap değil. Bazen ithaf yaptığı konuyu araştırmak için, bazen temas ettiği bir noktayı düşünmek için, bazen devrik cümlelerini düz cümleye çevirmek için, ya da sondan başa doğru ve ya sırasını karıştırarak anlattığı bir bölümü toparlak için yavaşlıyorsunuz. Yine de yorucu sıkıcı didaktik birnkitap degil. Tam tersine bir yaz ikindisinin sakinligini barindiriyor diyebilirim. Bu incelemeyi de halen yayını dinlemeden yaziyorum. Kitabın konusu oldukça orijinal. İnsanın sadece kendisini değil koca bir kıtayı peşine takıp geçmişe kaçmaya çalışmasını anlatıyor. Psikoloji, nöroloji, tarih, siyaset, teoloji, mitoloji, gibi farklı dallardan onlarca alıntı, ilham, referans ile hem insanın kendi kişisel tarihini hem de 1900 lerden başlayarak Avrupa tarihini büyüteç altına tutuyor. Kitabın başlangıç ve gelişme bölümü hareketli ve merak uyandırıcı şekilde ilerlese de sonuç bölümünde artık tamamen hafıza kaybı, demans, Alzheimer hastalarına saygı duruşu yaparcasina konudan uzaklaşarak bitiriyor. Kendisi de sonları sevmediğini ve bu yüzden kitabın konusuna bağlı bir son yazmadığını itiraf ediyor. Klasik roman akışı isteyen, bir anadüşünce etrafında şekillenen ve sonlanan kitap arayışında olanların uzak durmasi gereken bir kitap hatta yazar. Kendi kişisel geçmişini, dünya tarihini, insanlığın yapısını seven, felsefe ve psikoloji ile ilgilenen okurlara tavsiye ederim. Ben kişisel olarak hem kendi yaşlılığımı hem çevremdeki yaşlıları hem de yaşlılık kavramı üzerinden çokça tefekkür yaptım bu
Zaman SığınağıGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 01,707 okunma
10/10
·344 syf.··
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:52
Ne okudum ben!!! İnanılmaz güzeldi, sonu daha farklı olabilirdi katil başkası çıksın isterdim, tahmin edemeyelim diye zorlama birini seçmiş gibi yazar. Amaaaaa konusu, ilerleyişleri, 3 kişi ağzından anlatılması çok iyiydi. Toplu tecavüz hem de daha çocuk olan kızlara, hayvan katli, madde kullanımı ve aşırı alkol alkol alkol olmasa güzel olurdu. Bu kısımlar beni psikolojik olarak çok yordu okurken, özellikle o 16. Doğum günü gecesi olanları nasıl unuturum bilmiyorum, korkunçtu. Tam katil evet bu diyorum o da ölüyor, bir başkası için bu diyorum o da ölüyor. En sonunda tamam bu dedim eminim artık benim diye anlatıyor tak yine değişti, son 5 sayfada bile olaylar olaylar. Priya Patel olayı tam bağlanmamış, havada kalmış bence. Hikayesi fazla eksik geldi bana. Jack’i eve davet ettiği gece 1 saat boyunca nereye gitti? Neden bütün olaylar olurken gizli bir şekilde Anna’nın annesinin evine gitti? Neyden şüphelenmişti, ne düşünüyordu? Keşke onun ağzından da hiç değilse bir bölüm okuyabilseydik her şey yerli yerine otururdu bence. Polisiye, gerilim seven herkese tavsiyedir.
Edebiyat
Ne Yaptığını BiliyorumAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20226,9bin okunma
Kaçan kovalanır hiç şaşmaz...!
10/10
·276 syf.··
2026 63. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:06
Anlatmaya nereden başlasam bilemediğim için ortasından başlamaya karar verdim. Tarık Tufan ile yıllar önce tanışmış sadece bir kitabını okuyup rafa kaldırmış beş yıl sonra yollarımız yeniden kesişmiş ve kitaplarının hepsini okumuş bulunmaktayım. Bazıları sevdim bazılarına da çok bayılmadım yalan yok. Ama Şanzelize Düğün Salonunu sevdim bence. Ana karaktere çok kızsam da her şeydi aslında sonuna ne oldu sahi? Pat diye bittin ve bir süre sessizce bakışmamıza sebep oldun, hayır istediğin bu muydu bilmiyorum. Adamın annesini kaybetmesini sonucu yaşadıklarından Eda'ya aşık olması ve onunla birlikte yaşadıkları yaşayamadıkları her şey var içinde... Ve bir kadın, kadın için göze alınanlar. Adam kadına deli gibi aşık kadın da başkasına şaşırdınız mı? Üstelik kadın her sorun yaşadığında soluğu adamın yanında alıyor. Ah Eda diyenleri duyar gibiyim. Ama sonuç olarak ne diyoruz, kaçan kovalanır ve asla şaşmaz. Acaba neden böyle seni düzgünce seven sarıp sarmalayan biri varken seni döven, aşağılayan, ciğeri beş para etmez insana gidersin ki?
Şanzelize Düğün SalonuTarık Tufan · Doğan Kitap · 20248,6bin okunma
İncelemeden incelemek
2/10
·95 syf.··
2026 2. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:54
Edebi cumleler kuramayacagım genel gorusumu soyleyip kapatıyorum bu incelemeyi. Coooook karamsar bi kitaptı acccayip karamsardı 15-16 yasındaki ben gayet begenir bes yıldızı yapıstırırdı ama su anki ben iki yıldız falan veriyorum maalesef yapacak bi sey yok artık hic karamsar asırı dusunen bunalımlara giren biri degilim özetle artık kendimi baltalamıyorum. Bu kitap insanın kendini baltalamasıdır,derdim var yanılgısıdır. Dili de cok agırdı betimlemeleri o duyu aktarımlarını fena iyi yapmıs sadık abim dil harikaydi sadık hidayet olabilmek diye bi mucadele kitabı yazmak isterdim cunku bazen arada arada ifade edemedigim bazı duygularla mucadele ediyorum anlam veremeyince bastırıveriyorum gidiyor hahah ama sadık hidayet olsaydım kendimi kendime cok iyi ifade eder cozumumu uretirdim. İç hayatımda basarı kazanırdım ama tum bunlar kitabı okumama zorluk cıkardı iste hem asırı karamsar hem de çok yoğun bir dil hani insan bi akış arıyor okudugunda ben artık cok fazla akan şeyler arıyorum akmayan şeylerde tanpınar okumayı tercih ederim bi o da ona ozel kontenjandır benim icin. Yani bu kadar arkadaslar karamsar bi donemdeyseniz okumayın daha cok bunalırsınız eger benim gibi aktif enerjik bi donemdeyseniz de okumayın okuyamıyosunuz zaten ben de kitabı yarım bırakmamak icin zor zor okudum basardım yani. Ne zaman okursanız okuyun ya da ben ne karısırım sizin neyi ne zaman okuyacagınıza bee??? Valla her bola burnumu sokmakta da basarılıyımdır. Neyse arkadaslar baaayyy
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma