"Hepimizinki günübirlik hayatlar; hatırlayanın, hatırlanandan farkı yok. Hepsi geçici. Hem anılar hem de onların nesnesi. Her şeyi unutmuş olacağın günler kapıda, her şeyin seni unutacağı günler yakın. Bil ki çok geçmeden hiç kimse ve hiçbir yerde olacaksın."
Sayfa 185·Kitabı okudu
Psikoloji
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ?
Sizin hiç babanız öldü mü? Benim bir kere öldü kör oldum
Sayfa 24·Kitabı okuyor
Alıntı
"Saraylar da öteki devlet yapıları gibi, bağımsız devletin ayrılmaz parçalarıdır. Bizi tarihimize bağlayan halkalardır. Milli onurun gözle görünür eserleridir. Dün padişahınsa, yarın halkın malı olur. Bence bugün Edirne şehri sınırlarımızın içindeyse, biz bunu Enver Paşa'ya değil, hatta Lozan Sulhu'na değil, Sinan'ın Selimiye'sine borçluyuz. Selimiye orada durdukça, Edirne de bizim sınırlarımızın içinde durur, hepimiz toptan ölmedikçe... Onu artık hiçbir barbar da yıkamaz. Saraylar kardeşim, ancak içi sanat eserlerimizle dolu müzelerimiz olabilir. Ötesi demagojidir. Bize hiç yaraşmaz."
Sayfa 104·Kitabı okuyor
Alıntı
Eğer düşeceksem, hiç değilse elimden geldiği kadar uzun bir süre küçük zevklerime tutunacaktım.
Sayfa 215·Kitabı okuyor
…Geçen gün Tarkanlardaydım, Hakimiyeti Milliye'nin başyazarı geldi. Söz vurgunculuktan açıldı. Adamın anlattıklarını duymalıydınız. Aferizm nasıl başladı? Hangi kapıları yoklayarak, zorlayarak yol arandı? Korkunç şeyler... Bakın neler olmuş? Falih Rıfkı Bey'in anlattıklarından aklımda kalanları aktarmaya çalışacağım: 'Milletvekilliğimin ilk yılında bir öğle üstü, Yakup Kadri ile beraber Meclis'e gelmiştik!' diyerek söze başladı Falih Rıfkı... 'Dış bahçe kapısı ile iç kapı merdiveni arasında birkaç milletvekili bize bir kanun teklifi imzalatmak istediler. Okuduk. Teklif aşağı yukarı şuydu: 'Hidematı vataniyesine mükâfaten Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri'ne 1 milyon lira ihda edilmiştir.'" "İmzalayanlardan bazıları belki de pek iyi niyetliydiler. Muzaffer kumandanlarını parayla mükâfatlandırmak İngilizlerin de âdeti değil miydi? Sonra Mustafa Kemal, inkılaplar yapacak ve inkılaplar nizamını memlekette kökleştirmek ve korumak için büyük bir partiyi teşkilatlandıracaktı. Bunun için para lazımdı. "Beynimizden vurulmuşa döndük. Sanki zafer ve onun bütün şanları ve şerefleri satılığa çıkarılmıştı. Kuvayı Milliye devrinde İngiliz entelijansı adına -hareketin başından ayrılmak şartıyla- Mustafa Kemal'e büyük bir para ve İtalya'da bir villa vaat edilmiști. Bu da öyle bir şeydi. Gazi Mustafa Kemal’i inkılap tarihinin ilk günlerinde suikastların en alçakçası ile öldürmek demekti. "Gazi'nin haberi olup olmadığını düşünmeden reislik odasında kendisini bulduk. Hamdullah Suphi heyecanlı sözleriyle hepimizin ızdırabını anlatmaya çalıştı. Gazi, 'Hiç haberim yok... Küstahlık etmişler. Teklifi bana buldurunuz; dedi. Getirtti ve yırttı. "Derin bir gönül rahatı duyduk.
Sayfa 93 - 94. Sayfalar·Kitabı okuyor
Alıntı