• Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
    Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı

    Kamu bîmârına cânân devâ-yı derd ider ihsân
    Niçin kılmaz bana dermân meni bîmâr[ı] sanmaz mı

    Şeb-i hicrân yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
    Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı

    Gül-i ruhsârına karşu gözümden kanlı akar su
    Habîbüm fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı

    Gamım pinhân dutardım ben dediler yâre kıl rûşen
    Desem ol bî-vefâ bilmen inanır mı inanmaz mı

    Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil
    Bana ta'n eyleyen gafil seni görgeç utanmaz mı
     
    Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
    Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı
  • Hicran Gazeli
    Sandım ki benim bahtımı küşâd edeceksin
    Kalpten severek aşk ile âbâd edeceksin.

    Güller sararıp solsa da hüsnünle güzel sen
    Her dem yeniden bendeni dilşâd edeceksin

    Mehtap gibi aydınlatacak ufkumu derken
    Nerden bileyim hicranı mutâd edeceksin.

    Yaktın canı ey dilrubâ yaktın da giderken
    Bilmem ki bu sevdayı nasıl yâd edeceksin

    Candan seviyorken seni Cânân diye Müşfik
    Nâhak yere zulmetmeyi murad edeceksin

    İbrahim Kalkan
  • Derdim nice bir sinede pinhân iderim ben
    Bir âh ile bu âlemi vîrân iderim ben

    Âh ile komam dilleri zülfünde huzura
    Cem'iyyet-i ağyarı perişan iderim ben

    Cem'iyyet-i ağyarı ger itmezse perişan
    Çerh-i feleği aksine gerdan iderim ben

    Yâr olmayıcak zehr-i sitemdir bana bâde
    Bilmem nice def-i gam-ı hicran iderim ben

    Gûyâ ki olur didelerim ma'den-i yakut
    Her gâh ki yâd-ı leb-i cânân iderim ben

    Bu hâl ile avarelik el virse bana ger
    Baştan başa dünyâyı gül-istân iderim ben

    Nefi gibi yârana dimem dahi nazire
    Yâ bu gazeli ziver-i dîvân iderim ben


    Nefi

    Günümüz Türkçesiyle

    1.Ben derdimi yürekte daha ne kadar nasıl saklarım (saklayabilirim) ?
    Bu dünyayı bir âh ile yıkarım ben, (bu âh ile derdimi de ortaya koyarım) .

    2.Ah ederek, gönülleri senin zülfünde huzur içinde (rahat) bırakmam, Rakiplerin topluluğunu, huzurunu perişan eder, dağıtırım, bozarım ben.

    3.(Bu hal böyle gider de) şayet (sevgilinin çevresinde toplanan) rakipler topluluğunu, huzurunu perişan etmezse, dağıtmazsa, bozmazsa, (O) feleğin çarkını tersine döndürürüm ben.

    4.Sevgili (yanımda) olmayınca, bade (şarap) bana zulüm zehri olur,
    (Şarap da zehir olunca) bilmem, ayrılık gamını nasıl giderebilirim, defedebilirim ben.

    5.Sanki gözlerim (bir) yakut madeni olur, (ağlamaktan kızarır) , Her ne zaman ki sevgilinin dudağını anarım ben.

    6.Şayet bu hal ile avarelik bana fırsat verirse, Dünyayı baştanbaşa gül bahçesi ederim ben.

    7.Nefi gibi dostların şiirlerine de (artık) nazire söylemem, Ya da (söylersen) bu gazeli divanın süsü ederim ben.

    Halil Erdoğan CENGİZ

    Nefi