Kendi sınırlarını çizemeyen bir insan, tıpkı çitleri olmayan bir meyve bahçesine benzer. Her gelen canının istediği şekilde meyvelerinden yer ve gider.
Bir çocuğu öldürmenin herhalde savunulacak bir tarafı yoktur, zaten bu kitap onun anısına bir anıt gibi dikiliyor, yargılamadan, süslemeden yaşanılan gerçekleri hem yüzünüze vuruyor hem de bir masal anlatır gibi hayal ettiriyor, çarpıyor, sarsıyor. İnsan olmanın sınırları nerede başlıyor nerede bitiyor...
Hepimiz gülüncüz. İliklerimize kadar gülünç... Birbirimizden ibret almaya kalkışmamız daha gülünç değil midir? Ben neyim ki diğer insan olan benden ibret alıyorum..