9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 115. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 00:00
Herkese Merhaba Bugün sizlere Con Sinov kaleminden Atatürk kitabının yorumu ile geldim Haziran ayının sıradaki kitabı 2025 yılı basımlı 391 sayfalık bir kitap •Kitap bizleri kronolojik sayfalarla sınırlamıyor; meclis sıralarının arasına, gizli kulislere ve liderlerin zihin odalarına buyur ediyor. Mustafa Kemal’in siyasi dehası ile hükümet krizlerini birer tıkanma noktası değil, Cumhuriyet’in ilanı için birer sıçrama tahtası olarak kullanışını okumak müthiş bir keyifti. ​•Abdurrahman Şeref Bey’in meclis kürsüsünden "Hükümet şekillerinin sayılmasına lüzum yok. Bu, Cumhuriyet'tir. Doğan çocuğun adıdır." diye haykırdığı anı okurken tüylerim diken diken oldu. ​•Kitapta laiklik ve din teması o kadar duru işlenmiş ki Gazi'nin dine olan şahsi saygısını ama dinin devlet işlerine müdahale ettiğinde nasıl bir felakete dönüştüğünü anlattığı o samimi pasajlar, bugüne kadar okuduğum en net analizlerdendi. •Ankara'yı hilafet üzerinden eleştiren İslam dünyasının, aslında o sırada sömürge altında boyun eğerek yaşaması ve bağımsızlık mücadelesi veren Türklere akıl vermeye çalışması tam bir trajikomik burukluk. •"Türkler banka işletemez" diyen zihniyete inat, Celâl Bey önderliğinde kurulan İş Bankası’nın ekonomik bağımsızlık kıvılcımı harika işlenmiş. •1925 yılındaki o zorlu dönemde Gazi’nin tarihe geçen şu sorgulaması beni çok sarstı: "Devrimin merhameti bir noktaya kadar erdemdi fakat bir noktadan sonra zafiyetti." ​Mazinin o çürümüş zihniyetine karşı verilen bu büyük savaşı, bir liderin yalnızlığını ve stratejilerini hiç bu kadar içeriden okumamıştım. Yakın geçmişin siyasi mücadelelerine ilginiz varsa, bu kitabı mutlaka kitaplığınıza ekleyin. Yazarımızın kalemine sağlık Okumayı ihmal etmeyin im t u b i s ʚĭɞ
AtatürkCon Sinov · Masa Kitap · 202586 okunma
5/10
·198 syf.··
2026 16. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 15:39
Bu eser, Mustafa Kemal Atatürk’ü bilimsel ve tarihsel bir perspektifle ele alan bir incelemedir. Kitapta, Atatürk’ün bir 'dahi' olarak aklı ve bilimi merkeze alıp bir ülkeyi dönüştürme süreci anlatılmaktadır. Eserde; liderlik ve akılcılık, nasıl bir lider olduğu, gerek savaşta gerekse yeni Türkiye’nin kurulmasında benimsediği bilimsel yaklaşım ile Atatürk’ün yaptıklarının o günün dünyası ve Türkiye’si düşünüldüğünde ne ifade ettiği konusu tarihsel bağlamıyla ele alınmaktadır
Araştırma-İnceleme-Insan ve Toplum
Dahi DiktatörCelâl Şengör · Ka Kitap · 20174,413 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Namaz bir vekalet
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Her tarafında türlü ibadetlerine eda edildiği Kainat mescidinde insan, görevli bir araştırmacı... varlıkların hizmet ve ibadetlerinin en yakın gözlemcisi... varlıklar üzerindeki müşahadelerini kendi ruhunda toplayıp cenab-ı Hakk'a şuurlu bir şekilde aktarabilen bir ustabaşıdır. Hilafet, kelime anlamı ile bir kişinin diğerinin yerini alması onu temsil etmesi ve yetkilerini onun adına kullanması demektir. kur'an-ı Kerim'de insanın Hilafet vazifesine bazı ayetlerde şöyle değinilmiştir. "Hani Rabbin meleklere demişti ki ben Yeryüzünde Bir halife yaratacağım" (bakara,30). "Sonra sizi halifeler yaptı" (A'raf, 69). "Sizi yeryüzünde halifeler kıldık." (Yunus, 14). "Sizi yeryüzünün halifeleri yapan kim?" (neml,62). Evet, insan, Bütün canlılar, daha da Ötesi Bütün yaratılmışlar adına Cenab-ı Allah indinde bir elçidir. Namaz kılmak kişinin kendi kulluk görevinin bir parçası olmakla birlikte diğer varlıkların hizmet ve ibadetlerinin insan tarafından Allah'a takdim edilme işlevinide görür.
Alıntı
Huzura VarıncaMecit Ömür Öztürk · Timaş Yayınları · 2024584 okunma
GÜVENİLİR BİR KALEMİN GÖZÜNDEN ATATÜRK VE BİZE KATTIKLARI
8/10
·480 syf.··
2026 62. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 11:35
Takvimler 19 Mayısı gösterirken yakışır bir kitap okuması oldu bu hafta. İlber Ortaylı kaleminden Gazi Mustafa Kemal Atatürk kitabı, kronik kitaptan 480 sayfalık, kaynakçalara her bölümde yer verilerek oluşturulmuş , araştırma inceleme türüne de dikkat edilerek kaleme alınmış İlber hocanın ilk tarihi biyografi romanı... 15 Mayıs'ta Yunanlıların, İngiltere desteğiyle İzmir'e çıkışı üzerine, Dokuzuncu Ordu Müfettişi Mustafa Kemal de Bandırma Vapuru'yla iki gün içinde Samsun'a hareket etti. 19 Mayıs Pazartesi günü sabah saatlerinde Samsun'a geldi. Sandallarla Reji İskelesi'ne çıktılar. Resmi görevli olması sebebiyle bir heyet tarafından karşılandı. Samsun, kurtuluş mücadelesinin fitilinin ateşlendiği şehir oldu. Nitekim seneler sonra o günü anlatırken, "Ben Samsun'u ve Samsun halkını gördüğüm zaman memlekete ve millete ait bütün tasavvurlarımın, kararlarımın yerine getirilebilir olduğuna bir defa daha kuvvetle inanmıştım. Samsunluların hal ve durumlarında gördüğüm, gözlerinden okuduğum vatanseverlik, fedakârlık, ümit ve tasavvurlarımı müspet bir inanca götürmeye yeterli olmuştu" diyecektir. “Tarihin akışını değiştiren, ona mührünü vuran veya büyük tehlikelere mâni olan liderlere her memlekette rastlamak mümkün değildir. Atatürk dünya tarihinin nadiren gördüğü bir dehadır. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, hiçbir mağlup milletin direniş göstermediği zamanda siviller ve askerlerle dünyaya meydan okumuştur.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk nasıl ele alınabilir? İlber ortaylı kaleminden kıymetli bir tarihçi kaleminden desek daha doğru olur bu soruya cevaplar bulacağız satır aralarında. Gazi Mustafa Kemal Atatürk kitabı, 1. bölümde 1880'liler kuşağı, Balkan coğrafyasının durumu ve Mustafa Kemal'in doğum tarihi soyağacı en son aile kökeni ile başlıyoruz kitaba. 2. bölümde Atatürk’ün askeri eğitimi ve
Gazi Mustafa Kemal Atatürkİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 201813,5bin okunma
Okuduktan sonra
Puan vermedi·208 syf.··
2026 43. kitabı
Korkaklık gibi cesaret de insanın muhakemesini dumura uğratabilir. Hakkı ve Ziya karakterleri bunu çok yalın biçimde yaşamlarına yansıtmışlar. 1900lerin toplumunu ve yapısını sosyo -politik yönden akıcı bir üslupla ele alan ve yer yer karakterlerinin iç dünyasını da muhteşem betimlemeler eşliğinde okuruna sunan yazar böylece eseriyle dönemin en unutulmaz olaylarından birini en basit ve sade biçimde anlatırken aynı zamanda 'insan' denen karmaşık denklemin çözümüne kapı aralar. Burada 'zarlar' veya daha açık biçimde 'kumar' Ziya karakterinin yaşamı, ölümü, mutluluğu ve kederi sorguladığı kendine ait küçük bir dünyadır. İskenderiye'deki yaşamın detaylarını okurken aslında İstanbul'dan çok farklı bir sosyolojisinin olamadığını dönemin iki önemli şehrin bir çok noktada benzeştikleri görülmektedir. Bürokratik sistemin çürümüşlüğünün sosyal yaşamı nasıl bir kaosa sürüklediğinin de enstantanesi verilmektedir. 'Hilâfet' merkezinin ya da bir çok yönüyle 'günah şehri'nin yönetiminde isim sahibi olmak için çırpınan muhteris aklın siyasi oyunlarında cesaretleri ve aptallıklarıyla öne pey olarak sürülmüşlerin hikayesidir 'Zarlar'. Günümüzde de izdüşümlerini yakalayacağımız ibretlik olayların içinde belki de kavranması güç olan gerçek şu; bu masada zarlar hileli ise sonucu sadece kaybetmek değil korkunç bir yenilgi olacaktır. Kazım ve Ziyanın en başından beri ihmal ettikleri ya da kestiremedikleri gerçek bu idi. Nitekim onların 'zarları' için sadece iki keskin uç vardı: kazanmak ve kaybetmek. Eserin tek paragraflık 26. bölümü ki kapanıştır insanın içine yumruk gibi oturmaktadır bunu en son public enemies izlerken hissetmiştim. Düzeltme; İlk basım için; 98. sayfada dakika oda numarası karışmıştır. "Ağabeysini" nedir alışamadım bir türlü "Ağabeyini" demeyi tercih ederim. "...Arif
ZarlarAhmet Altan · Everest Yayınları · 2024705 okunma
Karmaşık Düşünceler!
Puan vermedi·592 syf.··
2026 22. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 08:58
SPOILER içerir ''Gör Beni'' kitabı Osmanlı sadrazamının oğlu Selim ile Cumhuriyet kadını Ülkü'nün imkansız gibi görünen aşkını ve ideolojik çatışmalarını konu alır. Kitapla ilgili karmakarışık duygu ve düşüncelerim var. Bana biraz ısmarlama bir kitap gibi geldi. Tamamen bir ideolojiyi göklere çıkarmak kusursuz göstermek ve karşıt ideolojiyi tamamen yerin dibine sokmak için yazılmış. Bir yandan hilafet ve Osmanlı destekçilerini çalışmayan,züppe,kadınların sosyal haklarına karşı ama her fırsatta bir kadınla beraber olan veya taciz etmeye calisan ;Cumhuriyet yanlılarını köylü,saf,öğrenmeye ve gelişmeye açık olarak resmetmiş. Bu zıtlığı yazmak abes değil elbette ama okurun gözüne de sokmaya gerek yok bence. Oluşturulan kadın karakterlerde de özellikle bu gözüme çarptı. Cumhuriyet destekçileri Ülkü,İlmiye,Ayşe ne kadar çalışkan,cesur,öğrenmeye hevesli iken tam zıttı olan karakterler özellikle Melek çok şeytani,cinselliği kullanan kötü kadın olarak yazılmış. Başta Latife karakterini de herkese yukarıdan bakan statü olarak kendine denk görmediği kişileri aşağılayan biri olarak yazmış ama ne oldu da sonradan değişti anlam veremedim.Bir insan bir anda bu kadar değişebilir mi bilmiyorum açıkçası. Kitapta buna benzer anlamadığım bir anda geçiştirilen dönüşümler var. Mesela ne oldu Selim'e Osmanlı yanlısıyken bir anda değişti. Sadece aşk buna sebep olamaz bence. Daha detaylandırılabilirdi o iç çatışmalar ve dönüşüm. Kitabın bir yerinden sonra dizi izliyormuş gibi hissettim.Bunun için her şey var. Zengin adam fakir kız,davetler,esas oğlanı elde etmek isteyen kötü kadın,esas kızın etrafında olan kötü adam,esas kızı sevmeyen erkek annesi ,çok fazla tesadüf, çok fazla romantizm... Selim ve Ülkü karakterlerinin sürekli birbirini yanlış anlaması özellikle Ülkü'nün zengin adam
Duygu ve Düşünce
Gör BeniAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 202019,3bin okunma