Karaoğlan

Karaoğlan
@hiperboloid
When I was a little child, Bir yokluktu Ankara. Aprés mois dull and wild Town ne oldu, que sera?
İçe dönük bir bireyin kalp sızlatan aşk hikayesi
8/10
·168 syf.··
2026 2. kitabı
Kürk Mantolu Madonna yurtdışına çıkıp ailesinden uzaklaşarak bir süreliğine de olsa en nihayet yargılanmadan ve küçümsenmeden yaşamaya başlarken arkadaşlığı ve sevgiyi de bulan Raif’in bence biraz eksik de olsa güzel anlatılmış hüzünlü aşk hikayesi. Raif 20. yy başlarında Güney Marmara kırsalında varlıklı bir ailenin hassas ruhlu ve içine kapanık oğlu. Bol bol roman okuyup resim yapma kabiliyeti olsa da herhangi bir faaliyet ya da işe çok istekli olmadığı için o zamanın Güzel Sanatlar Akademisi’ne bir süre devam ettikten sonra gençken ailenin sabun üretimi işini öğrenip ilerletmesi için bir sabun fabrikasında çalışmak üzere babası tarafından Berlin’e gönderilir. Berlin’de hayatını gelişigüzel ve isteksizce sürdürürken bir gece kulübünde kemanla gösteri yaparak geçimini sağlayan ressam Maria’yla tanışır ve ömründe ilk defa gerçekten yaşadığını hissetmeye başlar. Raif’in hikayesini Sabahattin Ali kitapta bize aslında sona yakın bir noktadan anlatmaya başlar. Herhalde bir gazetede tefrika edilmek üzere yazılmış olmasından dolayı kitabın okuyucuda merak uyandırmaya çalışan bir gelişimi var ama bence kitabın asıl güzel yerleri Raif’in gençken - Berlin’de ve öncesinde - yaşadıklarının anlatıldığı bölümler. Raif’in Türkiye’de gençken yaşamının boğuculuğu ve bunun Berlin’de, özellikle Maria’yla tanışması sonrası, değişmesi ve keşfettiği yeni duygu ve tecrübeler romanda harika bir biçimde anlatılmış. Kitabın başlarını ve biraz da sona doğru kısmını, hem anlatım tarzı hem de kurgu olarak o kadar beğenmediysem de (1930’larda yaşasaydım belki böyle düşünmezdim), diğer bölümlerin güzelliği bu bölümlerin görece zayıflığını fazlasıyla telafi ediyor. Diğer yandan romanı olabileceğinden biraz daha az anlamlı ve güzel kılan eksik iki nokta olduğu düşüncesindeyim. Birincisi Raif’in
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376bin okunma
Reklam
Nina’nın Öyküsü
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 00:00
Sakin ve biraz sıkıcı başladıktan sonra beklenmeyen ölçüde heyecan dolu ve hareketli hale gelen kısa ve eğlenceli roman. Yeteneklerinin etkinliği, hayat tercihleri konusunda şüpheler içinde olan yaşını almış şair Nina’nın uzun bir aradan sonra ortaya koyduğu yeni eser için yazılan eleştirileri sindiremeyip verdiği tepkilerin öyküsü. Oldukça zengin bir toplumun içinde yaşıyor olsa da gelecek kaygıları içinde yalnız bir yaşam süren Nina bu eleştirilere karşı kendinden pek umulmayacak yollara başvururken bizleri şiir özelinde sanatın zorluğu ve sanatçıların kırılganlığı hakkında güldürerek ve şaşırtarak düşünmeye itiyor.
Edebiyat & Roman
Mal SayımıErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 2023369 okunma
Romantizm, komedi ve dram
8/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
Bir genç kadının hayata ve yetişkinliğe biraz geç de olsa attığı adımların hikayesi. Ünlüönen hem romantik hem komik hem de dramatik öğeleri hoş bir şekilde biraraya getirmeyi başarmış. Görece az bilinen eser, fikir, düşünür, sanatçı, vb.’ne biraz çok referans verilmesi okumayı bazen biraz zorlaştırıyor ama bunlar kitabın benim daha da hoşuma gitmesini sağladı. Okurken bunları da tek tek biraz araştırdım ve resmen kültürümün arttığını hissettim! Hayata ve ilişkilere dair yeri geldikçe paylaşılan kısa gözlem ve düşünceleri de anlamlı ve düşündürücü buldum. Kadınlar kadar erkeklerin de okuyup güzel vakit geçirebileceği bir kitap.
İmtiyazSezen Ünlüönen · İletişim Yayınevi · 2021149 okunma
1970’leri hatırlamak veya bilmek istiyorsanız
7/10
·524 syf.··
2025 1. kitabı
Kitabın içiçe geçmişte olsa iki farklı ana konusu var: önce daha çok eşyalar üzerinden anlatılmaya çalışılan tutku ve aşk, sonra da 1970’lerde İstanbul’da yaşayan zenginlerin hayatlarına ve değerlerine dair bir dizi gözlem. Ben daha çok ikinci konunun ele alınışını beğendim ama bunun bir nedeni de 1970’leri çocuk olarak da olsa yaşamış olmam olabilir. Kitabı okuduktan kısa bir süre sonra müzeyi de ziyaret ettim ve kitabın birinci konusunu ele alışı bana biraz zorlama ve uyduruk geldi. 1970’ler de ilginizi çekiyorsa iyi kötü eğlenceli ve biraz kalın da olsa okuması zor olmayan bir kitap. Görünüşe göre müzeyle beraber düşünüldüğünde Orhan Pamuk bu kitaba epey emek vermiş ama çıkan eser onca emeğe değmiş gibi gelmedi bana. Orhan Pamuk’un kitaba sonlara doğru kendini de karıştırması ve bunu yapış şekli biraz eğreti durmuş.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
6/10
·424 syf.··
2022 1. kitabı
“Demiryolundan Petrole Chester Projesi (1908 - 1923)” Osmanlı’nın son yıllarındaki yöneticilerin ve Cumhuriyet’i kuran kadroların yabancı sermayeye yaklaşımlarını hem demiryolları hem de Chester Projesi özelinde detaylı örnekleyen kurgusal olmayan bir tarih kitabı. Kitap büyük ölçüde Dr. Bülent Bilmez’in (o zamanki adıyla Bilmez Bülent Can’ın) Berlin Humboldt Üniversitesi’ne sunduğu doktora tezinin Türkçe çevirisinden oluşuyor. Amerikalı Amiral Colby Mitchell Chester tarafından ilk 1908’de ortaya atılıp zaman içerisinde değişen Chester Projesi Temmuz 1923'te TBMM'ce onaylandığı zaman Anadolu’nun önemli bir bölümünde ve Mezopotamya’da demiryolları inşa ve işletmesini, bu demiryolu hatlarının 40 km’lik çevresinde yer alan topraklarda yeraltı kaynaklarının çıkarılıp satılma hakkını ve liman(lar) inşa edilip işletilmesi imtiyazlarını içeriyormuş. Kitabın (doktora tezinin) amacı üzerinde durduğu konuyu istenen açılardan kapsamlı ve detaylı olarak incelemek olduğundan kitap pek kolay okunan bir kitap değil. Bu yüzden baştan sona okunmasını ancak konuyla yakından ilgili olup doktora tezi okumaktan gücenmeyenlere tavsiye edebilirim. Okunmasının zorluğu dışında kitapla (ya da aslını görmemiş olsam da kısmen doktora tezinin kendisiyle) ilgili bir tane olumlu iki tane de olumsuz gözlemim var. Olumlu gözlemim Osmanlı’nın son 20-30 yılındaki yöneticilerinin ve T.C.’yi kuran kadroların yabancı sermayeye yaklaşımlarının demiryolları ve Chester Projesi özelinde ve T.C. resmi tarih yazılarındaki veya (kimisi mecburen) Atatürk hayranı tarihçi ya da araştırmacıların tezlerindekilerden farklı bir gözle ve titizlikle ve düzgün kaynak göstererek incelenmesi. Eğer Chester Projesi de ilginizi çekiyorsa kitap okunmaya değebilir. Olumsuz gözlemlerimin birincisi kitabın “Kuramsal ve
Tarih
Demiryolundan Petrole Chester ProjesiBilmez Bülent Can · Tarih Vakfı Yurt Yayınları · 20067 okunma