Bu yuvarlaklardan, tabii her okulda bir tane vardır; fakat ben inanıyorum ki, bunların en büyüğü okulların birinde ve mesela Mişigan üniversitesinin coğrafya enstitüsünde değil, fakat mutlaka Stalin'in çalışma bürosundadır.. ve belki de bizzat Stalin'in göbek çapından da büyük bir çapa sahiptir. Zaten şeflerin ve şef taslaklarının odalarında bu yuvarlaklardan bulundurmayı çok sevdiklerini sizler de biliyorsunuzdur. Bunun böyle oluşu bana hiç de sempatik görünmüyor; hatta daha ileri giderek; bu çirkin bir şeydir diyebilirim. Eskiden böyle değilmiş; Timur'u, İskender'i düşünün bir kerre: Onlar sefere çıkarken, düşecekleri uçsuz bucaksız sitepleri, karşılaşacakları karlı dağları, önlerine çıkacak karanlık ormanları veya ışıklı nehirleri bilmiyorlardı; hattâ değil yakacakları kasabaların, köylerin isimlerini.. kesecekleri insanların hangi kabileden olduklarını, ne dil konuştuklarını bile bilmiyorlardı. Buna aklım erer, bu hoş bir şey; bunda bir hırsız-polis oyunundaki şairanelik var.. her ne ise; biz konumuza dönelim
Hep döneceksin buraya, doğru; ama şunu eklemek isterim: Hiçbir zaman uzun kalmayacaksın burada. Bu konuda, sevgili küçük patron, düşlere kapılmak istemiyorum. Senin gibiler, damarlarında iki farklı kan taşıyanlar ne huzur bulurlar ne de memnun olurlar; oradayken burada olmak isterler, buraya döner dönmez de hemen kaçıp gitme isteği duyarlar. Oradan oraya dolaşıp duracaksın sen, hapisten kaçarmış gibi ya da birinin ardına düşmüş gibi; ama aslında kanına karışmış farklı yazgıların ardından gideceksin, çünkü senin kanın çifte hayvan gibidir, bir griffon, bir denizkızı gibi. Zevkine uygun arkadaşlar bula-bilirsin, dünyada rastlanan onca insan arasında; ama sık sık yalnız kalacaksın. Karışık bir kan nadiren arkadaşlarla birlikte olmaktan memnuniyet duyar: Onu gölgeleyen bir şey vardır hep, ama aslında kendi kendini gölgeleyen odur, birbirini gölgeleyen hırsız ile hazine gibi.
Birdenbire ünlü olsaydım ve Yüce Yol'a göre bir
yönetim oluştursaydım, en büyük korkum kibir olurdu.
Yüce Yol'a ulaşmak çok kolaydır ama insanlar sapa yolları sever.
Bahçeleri ve binaları bakımlıyken tarlaları harap
durumdaysa ve ambarları boşsa, kıyafetleri parlak ve süslüyse ve kemerlerinde keskin kılıçlar varsa, patlayıncaya dek yiyip içiyorlarsa, çok fazla mal mülkleri varsa, bu prensler hırsız ve yalancıdır.
Bu elbette ki Yol'a tümüyle aykırıdır.
I.
Herkes tutsak, öfke özgür
Kanın ve ıstırabın perçeminden tutup
İnsanın izzetine inanan bir uzun mektup
Yazacağım sana Ezekiel...
Ezekiel, Ey Ezekiel!
Toprak onunla direnecek
Işık onunla...
Hayat onunla direnecek
Onur onunla...
Ezekiel, Ey Ezekiel!
Sen bir nebi değilsin
Nebi olan Zülkifl idi
Çiçeklerle süslerdi dağları
Onun sûru uzun bir İsrafil
Bekletirdi tüm çağları...
Yakıyorsun şehirleri
Alevin kanlı bir sağ el...
Bünyamin değil, Yusuf değil
Sadece bir katil Ezekiel
Köle oğulların ve kızların hırsla
İzledikçe yangını ve soygunu
Sürgün kalacaksın
Ölen insanlığın son vadisinde...