Emr-i Bi'l-Maruf ve Nehy-i Ani'l-Münker
Hem Semrâ bnt. Nüheyk hem de Şifâ bnt. Abdullah, daha sonraki yıllarda hisbe teşkilatı adıyla kurumsallaşacak bir görev olan, toplumda iyiliği yayma ve insanları kötülükten alıkoyma vazifesini yürütmekteydiler.
Sayfa 64 - Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları,5.Baskı,2023,İstanbul.
Din
Hisbe teşkilatı
Fiyat siyaseti, İslam iktisadında, adaleti sağlayacağı önemli bir rol oynamıştır. Bu noktada fiyatları, ölçüyü, tartıyı ve kaliteyi denetleyen hisbe teşkilatı başlıca bir örnek olarak gösterilebilir.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Ekonomi
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
SARRAFLAR
​"Sarraflıkta, dindarlığı muhafaza ederek para kazanmak çok zordur. Sarrafın, İslâm ve şeriat bilgilerinde cahil, faiz hükümlerinde bilgisiz olduğu zaman sarraflık yaparak dini muhafaza etmesi mümkün değildir. Sarraflık hususundaki şeriat ilmini ve faizli alışverişi bildikten sonra sarraflığa başlamak gerekir. Ancak böylece mahzurlu şeylerden ve mahzurlu kısımlardan uzaklaşabilir."
Sayfa 119·Kitabı okudu
Medeniyetin,gelişme düşüncesinin amacı birbirini öldürmeye uğraşmak mıdır? Yoksa kardeşlik ortamını oluşturmaya çare aramak mı? Neden insan öldürme tekniğinde en usta olan, savaş aletlerini en iyi yapan milletler en medeni, en ileri sayılıyorlar?
"Kim sertlikle elde edemediği şeyi yumuşaklıkla elde edebilir? Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurur: 'Allah merhametlidir, her işte yumuşak davranışı sever. Sertlik ve azarlamakla vermediğini, yumuşaklıkla verir.' Muhtesip, ceza vermede acele etmeyip adil davranmalıdır. Kişinin bir defa sürçmesi ile işlediği suça hemen ceza vermeye kalkışmamalıdır. Çünkü peygamberlerden başka herkes ismet (günahsızlık) hususiyetinden yoksundur."
Sayfa 37·Kitabı okudu
Dımaşk Sultanı Tuğtekin'den bir muhtesip edinmesini istediler ve ilim ehlinden birini tavsiye ettiler. Tuğtekin de anlatılan kişinin gelmesini istedi. O kişiyi görünce: — "Ben, iyiliği emretmek ve kötülükten alıkoymak için insanların üzerine seni muhtesip olarak tayin ettim," dedi. O zat ise şöyle cevap verdi: — "İş eğer buysa, oturduğun yerden kalk ve dayandığın şeyin örtüsünü kaldır. Çünkü bu örtüler ipektir. Parmağındaki altın yüzüğü de çıkar. Çünkü o altındır, yani haramdır. Peygamber (s.a.v.) altın ve ipek hakkında şöyle buyurdu: 'İpek ve altın, ümmetimin erkeklerine haram, kadınlarına ise helal kılınmıştır.'" Sultan oturduğu döşekten kalktı, örtünün kaldırılmasını emretti ve parmağındaki yüzüğü çıkardı. Tayin ettiği muhtesibe: — "Muhtesiplik görevine şurta, yani polislik görevini de ekledim. Çünkü insanlar senin gibi heybetli bir muhtesip görmedi," dedi.
Sayfa 34·Kitabı okudu