8/10
Puan vermedi·150 syf.··
2026 10. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 17:13
Olay akışı sürükleyici bir kitaptı. Hayatı çılgınlıklarla dolu bir genci anlattığını sanıyordum. Fakat bu kitap Jack London'ın otobiyografisiymiş. Jack London'ın dili zaten hiçbir zaman sürükleyiciliğini kaybetmiyor. Konu olarak ise kaçak bir şekilde trenden trene atlayıp maceralı bir şekilde Amerika'yı gezen London' ı anlatıyor. Jack London'ın hayatının en taze yıllarını, yani gençlik yıllarını bir hobo olarak sürdürmüş olması beni şaşırttı doğrusu.
Demiryolu SerserileriJack London · Maviçatı Yayınları · 20214,496 okunma
Puan vermedi·191 syf.·
2026 75. kitabı
#OkudumBirdim Yol/ Lack London Jack London'ın üslubu çok güzel, kitapları ilgi çekici son zamanlarda okumaya başladığım bir yazar. Bu kitabında da aslında zor bir hayatı sanki bir macera öyküsü anlatır gibi anlatıyor. Bir serserinin anlık yaşam tarzını okudum. Yazar, hayatına anlam katmak ve kendi yolunu çizmek için genç yaşta yollara düşer. Polislerden ve tren görevlilerinden kaçarak, yiyecek ve giyecek bulmak için her yolu dener. Trenler hakkında ne kadar bilgi öğrendim bilemezsiniz. Gelecek kaygısını bir kenara bırakıp “yol”un cazibesine kapılır ve tam bir serseri hayatı yaşamaya başlar. Özenmedim desem yalan olur. Bu süreçte yaşadıklarını, hobo yaşamını anlatan belgesel tadında bir seyahatnameye dönüştürür. Maceracı ve asi ruhu onu bohem bir yaşama sürükler; zamanla bu ruhunu hem besler hem de kontrol altına almayı öğrenir. Beni en çok etkileyen bölüm Hapishanede kurulmuş olan mektup taşımakla yapılan iletişim ağı oldu kusursuz biz düzen tıkır tıkır işliyor. Bu arada kitapla birlikte iki yeni kelime öğrendim. Bohem, kurallara bağlı yaşamayı reddeden, özgür, rahat ve alışılmış düzenin dışında bir hayat tarzını ifade eder. Hobo = gezgin, sabit bir evi olmayan ve dolaşarak yaşayan kişi
YolJack London · Karbon Kitaplar · 20204,496 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 18:59
"İnsan her şeyi göze alabilir ama açlığı asla." ​Jack London bu kez kurgu bir kahramanla değil, kendi gençliğiyle karşımızda. 'Yol', yazarın 1890’ların Amerika’sında bir "serseri" (hobo) olarak geçirdiği yılları anlattığı ham ve dürüst bir otobiyografi. ​Modern dünyanın konforundan bakınca "macera" gibi görünen o rayların, aslında hayatta kalma savaşı olduğunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Bedava bir yemek için söylenen yalanlar, polislerden kaçış ve bitmek bilmeyen bir yolculuk tutkusu... ​London’ın kalemindeki o vahşi gerçekçilik, sizi de o yük vagonunun içine hapsediyor. Özgürlüğün sınırlarını ve insanın karnı açken neleri feda edebileceğini görmek istiyorsanız, bu yolculuğa mutlaka çıkın.
YolJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20244,496 okunma
Puan vermedi·184 syf.·
2026 33. kitabı
“Köpeğe kemik vermek yardımseverlik değildir. Yardımseverlik, o köpek kadar aç olduğunda bile kemiği onunla paylaşmaktır.”(s.3) Jack London ‘ın gençliğin ateşiyle yollara düştüğü ve bu başıboş yıllarını yıllar sonra anlatıya dönüştürdüğü kitabı Yol orijinal ismi The Road bazı çevirilerde Demiryolu Serserileri kitabında yazar hobo olarak trenlerle kaçtığı, açlıkla boğuştuğu, tutuklandığı ve hayatta kalmayı öğrendiği dönemleri otobiyografik bir açıklıkla aktarıyor. London hikayelerinde yalnızca macera anlatmıyor, kendi yazarlık damarının nasıl beslendiğini de gösteriyor. Kapı kapı dolaşırken uydurduğu hikayelerin, ilerideki edebi gücünün provası olduğunu anlatıyor. “Benden edebi bir gerçekçi yaratan şeyin, hoboluğum sırasındaki bu çırak yazarlığım olduğuna kesinlikle inanırım.” (s.7) Jack London “Yol”dayken hayatı kolay olmuyor. Açlık, aşağılanma, kovalanma ve kaçak olarak soğuk tren yolcuları günlük gerçeklik haline geliyor. Hikayeleri keyifli akıyor, satır aralarında kara mizah dolaşıyor. Zenginlere kapıların yüzü kapanırken yoksulların merhameti daha görünür oluyor. Gençlik zamanındaki serseriliğin sosyolojik ve psikolojik tespitlerde barındırıyor, yol ilerledikçe insanın sınıfsal konumu, gururu ve çaresizliği aynı potada eriyor. Yaşam gailesi, her durakta başka bir yüzle karşısına çıkıyor. Ertesi gün hobonun parçaları raylardan ve etraftan toplanır; yerel gazetede iki satırlık bir haber olur. (s.17) Kitabıyla hayatta kalmanın yalnızca fiziksel bir direnç olmadığını gösteriyor. Yol aslında zihinsel bir mücadele alanına dönüşüyor. İnsanın içsel gücünün parçalarını birleştirerek ayakta kalmayı öğrendiğini konu ediniyor. Açlıkla baş ederken onurunu korumaya çalışıyor, korkuyla yüzleşirken cesaret üretiyor. insanın kendi sınırlarını zorladıkça kendini tanıdığını
Bercesteden
YolJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,496 okunma
Jack London'un Avare Gezdiği Zamanlar
6/10
·184 syf.··
2026 35. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 00:09
Jack London’ın 1907’de yayımlanan otobiyografik eseri Yol, 18 yaşındayken 1894-1895’te yaşadığı “hobo” (serseri/avare) hayatını anlatıyor. Fabrika işinden sıkılan genç London, seyahat tutkusuyla işini bırakıp Amerika ve Kanada’yı tren üstünde, yaya, dilenerek dolaşıyor. Kitap dokuz çarpıcı bölümden oluşuyor. Çeviri(İş Bankası) çok iyi. Dipnotlar ve kitabın arkasında bulunan anekdotlar çok faydalı.
YolJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20244,496 okunma
7/10
·66 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Jack London'nın yazdıklarını okuduktan sonra sürekli kendimi şunu düşünürken buluyorum. Dolu dolu geçmiş bir hayat insanı nasıl da zenginleştiriyor. Okulu terkedip gezmeye başlaması, hobo olarak takıldığı yıllar, altın arayışları, bir çiftlikte yaşaması, tekne ile uzun süreli yolculuklar ve tabiki köpek sevgisi... Şimdiye kadar okuduğum kitaplarında hep bir yol ve yolculuk var. Bu da dört duvara sıkıştırıldığımız o küçük odalarımızda içimizde yanan macera ateşini körüklüyor habire... Kitaba gelince, üç köpek hikayesi üzerinden, köpekle bağ kurarak mecara ruhunun altını çizmiş. Bu üç köpek de London'nun yaşadığı şeylerden uyarlanmış. Hani vardır ya, sınırlı bir sürede bağ kurduğumuz hayvanların ardından onlardan hala bahsediyor oluruz. 78 yaşındaki babam hala gençliğinde yayladaki cengaver köpeği Pala'dan bahsederdi mesela. Benim yeri gelse anlatacağım canayakın bir Yaylagül'üm, yaramaz bir Midas'ım var. Sanki Jack London da yerinin gelmesini beklememiş, anlatıvermiş hikayesini...
İyi Köpekler Kötü Köpekler Ve Kuzey TopraklarıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20232,402 okunma