Puan vermedi·264 syf.··
2026 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 14:07
Puanı yüksek olduğu için rastgele başladığım bir kitaptı. Kötü mü değil ama ya çok holocoust kitabı okuduğum için ya da Yahudilerden nefret ettiğim için artık geçmiyor kitaptaki acılar. Keşke yeryüzünde bir tane bile Yahudi kalmasaydı kafasındayım...
HanaAlena Mornstajnova · 25M2 Kitap · 2022195 okunma
9/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 145. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 12:42
İkinci Dünya Savaşı ile ilgili araştırma yapmayı, film izleyip ,kitap okumayı cok fazla üzülsem de bırakamıyorum. İnanılmaz geliyor bana yaşananlar .Ve asıl inanamadıgım ,o zamanlar bu Holocoust u yaşamış olan milletin ,şimdi aynısını başka bir millete yapması. Gerçekten insan insanlıktan utanır hale geliyor .. Ester bir hemşire..Katedralin merdivenlerinde öğlen tatilini geçirirken Filip ile tanışıyor ve evlenmeye karar verdikleri gün, 1939 Ekim i Almanlar Lodz şehrini bombalamaya başlıyor. Şehirde bir getto kurulup tüm Yahudileri oradaki evlere tıkıyorlar .Ta ki trenlerle yolculuk başlayana kadar .Auschwitz kampına götürülme ye başlıyorlar Sağlam olanlar işlerde çalıştırılmak, hasta olanlar ise öldürülmek üzere .. Ana bir Ebe. 30 yıldır Lodz da bebekleri dünyaya getirtiyor.Bir Yahudi degil ,Hristiyan , Ama bu yapılanlara göz yumamıyor,gettolara yardım ediyor. Ve Ester le ikisi de trene bindiriliyorlar,yolda Ester in annesi ölüyor ve kızını Ana ya emanet ediyor . Kampa gittiklerinde Ebe olduklarını öğrenince onları dogum odasına veriyorlar. Çocukları dogurtacaklar ama sonra kovada bogacaklar .Ana çok cesurca bu konuda direniyor .Yahudi bebeklerden sarışın olanlar alınıp üstün Aryan ırktan insanlara veriliyor ki bir Alman gibi yetişsinler. Ama umut hep var .Hep de olmalı dedirten şeyler de yaşandı.. Açlık, soğuk, pislik ,tifus salgını, Noelde cesetlerden yapılan ağaç. ..insan gerçekten utanıyor okurken. Sonunun bi tık farklı olmasını isterdim kitabın.Çok ağladım okurken. Çizgili pijamalı çocuk ta da böyle olmuştum. Ve Hayat Güzeldir filmi ..Dur bu akşam da onu izleyim cilası olsun... Kitapla kalın dostlar ... Auschwitz'te Açan Çiçek Anna Stuart
Auschwitz'te Açan ÇiçekAnna Stuart · Gutenberg Yayınları · 202610 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Cosmere evrenine giriş
7/10
·510 syf.··
2025 25. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2025 04:17
Hellolar Günümüzde epik fantastik türünün en iyi yazarlarından biri olan (belki de birinci) Brandon Sanderson'ın çıkış romanı olan Elantris'in incelenmesiyle geldim. İnceleme için dün gece aklıma çok havalı bir giriş cümlesi gelmişti ama unuttum o yüzden bununla idare edin lütfen:)). İncelemede spoiler olmayacak. Eğer konuyu okumak istemeyip direkt incelemeye geçmek istiyorsanız noktalar arasındaki paragrafları atlayabilirsiniz. •••••••••••• Önce size Elantris'ten bahsedeyim. Elantris; Aerlon krallığının başkenti ve içinde büyülü, iyi kalpli, güzel ve kelimenin tam anlamıyla tanrısal varlıklar olan Elantrian'ların yaşadığı şehir. Bir de Shaod var. Shaod'u ilk başta bir tanrı sanmıştım ama değilmiş hsshhs. Mistik bir değişim çağrısı diyebiliriz. Kitapta sürekli geçen bir 'Shaod aldı' ifadesi var. Bunu okuyunca anlayacaksınız zaten, sıradan insanların Elantrian'a dönüşmesini ifade ediyor. Eskiden bir lütuf olan Shaod, 10 yıl önce bir lanete dönüşmüş Shaod'un alıp Elantrian'a dönüştürdüğü insanlar artık yarı tanrı değil, cüzzamlı gibi, buruşuk, bozuk bir bedene bürünüyorlar. Elantris'te artık eskisi gibi parlak ve ihtişamlı değil, yıkık dökük bir hapishane gibi. Kitabımız 3 ana bakış açısına sahip ve kitap bunlardan ilki olan prens Raoden'in (umarım doğru yazmışımdır) Elantrian'a dönüşüp Elantris'e hapsedilmesiyle başlıyor. Diğer ana karakterimiz prenses Sarene, Raoden'in nişanlısı, ama kanunlara göre nişanlı çift, ikisinden biri nişanlılık sürecinde ölürse evli sayılıyor ve bundan dolayı Sarene artık dul. Bir de 3. ve sanırım en sevdiğim karakter olan Hrathen, Aerlon'a halkı kendi dinine döndürmek için gelmiş bir çeşit misyoner -sanırım. Kitabın tüm olay örgüsünü anlatmamak için kısa kesiyorum buraları çünkü okumak daha keyifli. Raoden'in bakış açısından Elantris
ElantrisBrandon Sanderson · Akılçelen Kitaplar · 2014790 okunma
Euro 30 oldu, hâlâ Yalnızız.
Puan vermedi·416 syf.·
2023 24. kitabı
Kitaptaki her bir karakteri, bir düşünce balonu olarak düşünün ve birbirleriyle olan ilişkilerinin (tartışma, kavga, gülüşmeler vs.) yeni baloncukları oluşturduğunu, dallanan bu baloncukların da her birinin, yazar tarafından tek tek işlendiğini, derin analizlerini, adetâ denize dalmak gibi işlendiğini göreceksiniz. (Bence, kitaba ara vermeden gün aşırı okumanızı, hikayeden kopmamaniz için öneririm. Yoksa ben gibi "Yav, neler olmuştu; n'yapmislardi." der başa dönersiniz a dostlar. ) Yapısi, kurgusu bakımından müthiş bulduğum ama tahlilleri okurken yer yer canımdan bezdiğim; o uzun sıfat, isim tamlamalari Ceza- Holocoust parçasını dinlerken hissettiğim etkiyi yapmasi, mavi ekran çıkarmasi beynimde neyse. :) İçeride Samim, Besim, Meral, Ferhat, Selmin gibi içerisi galerici ve pirlantaci dolu; okuyun, okutun. Kendinize sıcaklarda dikkat edin, terli terli kitap okumayın.
1000Kitap
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202227,3bin okunma
Holocoust
Puan vermedi·83 syf.·
2020 1. kitabı
Betimlemeler eşsiz olmakla beraber, insan ruhunu ekstra kaplayan bir büyüsü var kitabın, psikolojik şiddetin doruklarını hissetmekle beraber, beynin eşsiz gücünün keşfi nacizane bir haz bırakmış. Okunacak dokunaklı bir hikaye.
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,6bin okunma
Tarih Üzerinden Psikolojik Savaş ve Atatürk Dersi - İncelemesi
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2018 57. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2018 22:49
> Evet, o beklenen güzel gün geldi arkadaşlar! Ben burada olan birçok arkadaşımın, benden özellikle Sn. Cengiz Özakıncı’nın, Tarih Üzerinden Psikolojik Savaş ve Atatürk Dersi kitabına yapacağım incelemeyi merakla beklediklerini biliyorum. Bu güzel tarihi araştırma ve karşı savunma kitabına nasıl bir inceleme yapacağımı inanın ben de bilmiyorum, ama sizler ve bu incelemeyi dikkate alıp okuyacak tüm okurlar için elimden gelenin en iyisini yapacağım arkadaşlar. Bu incelemem de biraz uzun olacağı için hepinizden şimdiden özür diler, sonuna kadar okuma gayreti gösterecek olan herkese çok teşekkür ederim. Evet, hazırsak ufak ısınma turu sonrasında yavaş yavaş kitabımıza geçebiliriz sanırım. Haydi, bismillah. Gazamız mübarek ola arkadaşlar! > 1281 yılında Türkmen soyundan gelen Osman Bey'in, Küçük Asya'nın kuzeybatısındaki bir beyliği miras alıp, 16. yüzyıla kadar Doğu Avrupa’dan, Güneybatı Asya ve Kuzey Afrika'ya kadar topraklarını genişleten Osmanlı Devleti, dünyanın en güçlü imparatorluğuydu. Fakat 19 yüzyılın sonlarına doğru, Avrupa güzel “la belle époque” dönemini yaşarken, “O” anlı şanlı Osmanlı Devleti ise 1881’de “Muharrem Kararnamesi” ile birlikte Düyun-u Umumiye Yönetimi tarafından ele geçirilmiş, para basma yetkisi elinden alınmış ve vergi almak gibi devlet olabilmenin koşulu bile Düyun-u Umûmiye’nin yönetimine geçmişti. Kısacası: Onca cephe ve toprak savaşları sonrasında, o ihtişamlı Osmanlı Devleti’nin ne parası, ne pulu, ne çulu ne de kul’u kalmıştı. Evet, Osmanlı hala vardı, ama artık sadece formalite de bir devlet olarak gözüküyor ve düşman ise yavaş yavaş, her koldan, iyiden iyiye yaklaşmaktaydı. > Bu sürece nasıl mı gelindi? Gelin biraz buna ve ilerisine bakalım; Acaba kimler bilir ya da
Tarih
Tarih Üzerinden Psikolojik Savaş ve Atatürk DersiCengiz Özakıncı · Otopsi Yayınları · 202392 okunma