"Köylülerin anlattıklarına göre, trenden inişte Yahudiler gruplara ayrılıyor, çırılçıplak soyuluyor, neleri varsa ellerinden alınıyordu. Saçları kesilip şilte yapımında kullanılıyordu. Almanlar ağızlarını açtırıp dişlerini de inceliyor, altın olanları oracıkta söküveriyorlardı. Gaz odalarıyla fırınlar bunca insana yetmiyor; gaz odalarında can verenlerin çoğu toplama kampının çevresine kazılan çukurlara atılıyordu. Köylüler, düşünceli düşünceli anlatılanları dinler, sonra da Yahudiler'in Tanrı tarafından cezalandırıldıklarını söylerlerdi. İsa'yı çarmıha gerdikleri gün cezalandırılmaları gerekiyordu aslında. Tanrı unutmamıştı bu yaptıklarını. Şimdiye kadar Yahudiler'in günahlarının üstüne bir sünger çekmişse de, bağışlamamıştı onları. Bugün Almanlar, onun adaletini yerine getiren araçlar ."
Almanya’da Nazilerin baskınlık kazandığı 1933 ile 2. Dünya Savaşı’nın sona ermesi arasında geçen 12 yılda yaşanan Holokost sırasında 100 milyondan fazla kitabın yok edildiği hesaplanıyor. 
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yahudilere Filistin'de devlet kurma hakkının verilmesinin, ABD ve Avrupalılar nezdinde Holokost utancının bir nevi bedeli ve tazminatı olarak değerlendirildiği bugün pek çok araştırmacının ortak gözlemi. Bu çerçevede üzerinde önemle durulması gereken bir nokta; İsrail'in büyük ve maharetli bir askeri güce sahip bir ülke olarak, 1948 öncesindeki terör dönemi de dahil olmak üzere, Araplarla yaptığı savaşlarda hiç yenilmemesi ve sürekli artan bir ivmeyle rakiplerini her seferinde bozguna uğratabilmesidir.
Sayfa 55·Kitabı okudu
Tarih
Birinci adım: Parçalanma
Ortadoğu'nun on asrına bakarken öncelikle, 1516'dan itibaren dört asır boyunca bölgeyi yönetmiş olan Osmanlı Devleti'nin parçalanma süreci ve 1916 Sykes-Picot Anlaşması'yla çizilen hayali sınırlar, oluşturulan suni devlet(çik)ler dikkat çekiyor. Bu süreçte, bölgedeki İslam toplumunun bölünüp parçalanmasında bilhassa Şerif Hüseyin'in 1916'da başlattığı (sonradan aldatıldıklarını söyleyerek, pişman olduğu) Osmanlı karşıtı isyan öncü rol oynadı. 1. Dünya Savaşı sırasında Gertrude Bell, Edward Lawrence gibi Avrupalı casuslar eliyle mobilize edilen Arap topluluklar, bilahare iki Avrupalı diplomat Mark Sykes ve François Georges-Picot tarafından çizilen sınırlarla yeni devletlere bölüştürüldü. Bu parçalanma sürecinde, İngiliz ve Fransız manda yönetimleri altında, Ortadoğu'daki kutsal yerlerin kontrolü de garanti altına alınmış oldu. Filistin ve Kudüs, doğrudan İngiliz mandası altına alınırken, İngiltere kontrolündeki Suud Ailesinin bir süre sonra Mekke ve Medine'yi kontrol etmesi teşvik edildi. Böylece İstanbul'dan yönetilen bu kutsal mekânlar dört asır sonra, doğrudan veya dolaylı olarak Britanya (bilahare ABD) kontrolüne ve tesir sahasına geçmiş oldu. Ikinci Dünya Savaşı ve sonrasında Holokost bahanesiyle 1948'de İsrail'in bir oldu-bittiyle Filistin topraklarında devlet olarak ilan edilmesi, önceki büyük savaşla başlayan toplumsal mühendislik hareketinin bir nevi devamı niteliğindeydi. Her iki savaş sonucunda da bölgenin Müslüman halkları gerileyip güç kaybederken, bölge dışı (özellikle Avrupalı) güçlerin Ortadoğu halkları ve siyaseti üzerindeki kontrolü daha da arttı. Tümüyle Batı desteğiyle İsrail Devleti'nin kurulması bu yöndeki adımların en somut nişanesi oldu.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Tarih
Yahudiler birer birer, beşer beşer, yirmişer yirmişer olmak üzere kentin çevresindeki ormanlara götürüp öldürmüşler, geride tek bir Yahudi kalmayınca kadar öldürmüşler, öldürmüşler - enselerine atılan tek bir kurşunla katledilen on binlerce insan, öldürülmeden önce kendilerine kazdırılan ortak çukurlara gömülmüş
Sayfa 127
Alıntı