Babam tüm bu geçmiş dünyalarla ve onların karmaşık ekosistemleriyle ilgilenmeye çalışırdı. Geceleri uyku tutmayınca, derdi, Köyde son elli yılda kaç kişi öldü, kaç ev kaldı, hepsini kafamda tek tek sıralarım, önce mahallelere, sonra da ailelere göre. Ve sonsuz tespihini çekmeye başlardı — Daskalovlar, Pisarovlar, Sazanlar, Kaseryovlar, Zograflar, Suskun Dimitorvlar, EsküJaplar, Şeker Diko, Horoz Diko, Cetvel Tsanyo, Küçük Biberler...
Sayfa 181 - Metis Yayınları
Dosto çözmüş adamları :D
Erkeklerin hepsi horoz gibidir; bıraksaydınız da dövüşselerdi. Hepiniz kafasızsınız besbelli,
Reklam
Athos Dağı
“Athos Dağı’na yüzlerce yıldır bir tek kadın ayak basmamış. Yasakmış kadınların o bölgeye girmesi. Hatta keşişler dişi hayvanların bile Athos’a giremediğini söylüyormuş. Mesela tavuk sokmuyor, horoz besliyorlarmış…”
Sayfa 186 - İnkılâp·Kitabı okudu
Horoz avukat olacaktı, Tavşan beyin cerrahı, Karıncayiyen de roketbilimci.
Sayfa 205 - Neden Karıncayiyen Asla Ay'a Ayak Basmadı·Kitabı okuyor
Alıntı
‘Paris’te olsa bu olmaz işte’ diye aklından geçirdi Mironov. ‘Paris’te sokaklarda keçi gütmeye izin vermezler. Pencerelerin altına horoz kafaları da atmazlar orada.’
Yordam Edebiyat·Kitabı okudu
Peter yere çöküp hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı; Wendy onu nasıl teselli edeceğini bilemedi; halbuki bir zamanlar ne kolay yapardı bu işi. Artık bir kadındı ve rahatça düşünebilmek için koşarak odadan çıktı. Peter ağlamaya devam etti, çok geç meden hıçkırıkları Jane'i uyandırdı. Yatağında oturur vaziyete geçti, durum hemen ilgisini çekmişti. "Çocuk," diye sordu, " neden ağlıyorsun?" Peter ayağa kalkıp onu selamladı, kız da yatağından oğlanı selamladı . "Selam," dedi. "Selam," dedi Jane. "Benim adım Peter Pan" "Evet, biliyorum." "Annem için geri döndüm," diye açıkladı, "onu alıp Hiçbiryer'e götürecektim. " "Evet, biliyorum," dedi Jane,"ben de seni bekliyordum." Wendy odaya çekinerek geri döndüğünde Peter'ı kızının yatağının ucuna oturmuş haşmetli bir şekilde horoz gibi öterken, geceliği içindeki kızını da kendinden geçmişçesine odada uçarken buldu. "O benim annem," diye açıkladı Peter. Jane yere konup oğlanın yanında dikildi; yüzünde, Peter'ın hanımların ona bakarken takınmalarını sevdiği o ifade vardı. "Fena halde anneye ihtiyacı var," dedi Jane. "Evet, biliyorum," diye kabullendi Wendy perişan bir sesle, "kimse benden daha iyi bilemez bunu." Peter, Wendy'ye "Hoşça kal, " deyip havalandı, o utanmaz Jane de onun peşinden havalandı; ne kadar da kolay yapmıştı bunu.
Alıntı
Reklam
Reklam