Yörüklerde Düğün Yemekleri
Düğün yemeğinin vazgeçilmezleri; Saç kavurması, yahni, keşkeh, bulgur pilavıdır. Bu menüye; düğün çorbası, mantı, hoşaf, yoğurt da ilave edilebilirdi.
Sayfa 31
Evde kokularını içine çeke çeke kestaneleri soydu. Bir tanesini anasına verdi, bir tanesini babasına sakladı. Kendi yemedi. Kalanları kardeşine verdi. Çünkü okullar açılmıştı. Okulun ne belâ bir yer olduğunu iyi bilirdi. Bu yüzden okul zamanı kardeşi Hasan’ı elinden geldiğince şımartırdı. Kendisi orta ikiden ayrılmıştı. Ama Hasan’ın okuması gerekiyordu. Anaları öyle istiyordu çünkü. Hasan da anasının sözünden hiç çıkmazdı. Orta ikiden ayrılmayı göze alamazdı. İşte bu yüzden kestane payının hepsini Hasan’a vermişti Nuran. Helva payını da verirdi, hoşaf sevmediğini söylerdi; tek Hasan içsin, içsin de ortaokulu, okulun kül renkli duvarlarını, bir garip, eğri bakan öğretmenleri, memur çocuklarını, onların arasında eski önlükle, eski pabuçlarla, bir türlü kiri, çatlağı giderilemeyen ellerle dolaşmanın acısını unutsun diye.
Reklam
Aziz devrinde yemek sofrası
Sıcak ve yağlı yemek kaşıkları şimşirden başka abanozdan, kemikten, tek parça fildişinden de yapılırdı; uçları mercanlı veya sedefliydi. Muhallebi ve hoşaf kaşıkları ise dünyanın en ince, zarif, latif masnuatındandı.
Sayfa 73 - İnkılap Kitabevi·Kitabı okudu
Hâlbuki halin eskisi olur mu efendim? Dünya var olaladan beri aynı sever insanlar. Aynı halle özlerler. Aynı halle acır kalpleri. Ayrı ayrı dillerde de olsa, kalpçe de aynıdır her şey.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Edebiyat
Eski hayatları anlatıyor herkes, ama eskiye dair konuşmak, ötekileştirmek adına yapılan bir çalışma halini aldı yazık ki.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Edebiyat
Eşek-hoşaf meselesi
Örneğin siz, Shakespeare'inizin oyunlarından birini bir bakteriye sergileseniz, bunun bir anlamı olur mu? Elbette ki olmaz. Anlam, uzamsal boyuta göre değişiklik gösterir.
Reklam
Reklam