RABBİM İSTEMEMEYİ İSTEYEBİLMEYİ NASİP ET!
Yusuf(a.s)'ın Züleyha'dan korunmak, harama yaklaşmamak için ettiği duasıydı.
Nasıl da içten güzel bir dua. Hele de artık isteklerin ile duan arasına haram girdiğini biliyorsan. Canın yana yana vazgeçmek zorundaysan...
Züleyha ise başta yanlışa yönelmiş olsa dahi adını AŞK, SADAKAT, SABIR, BEKLEMEK diye tarihe yazdıran kadının adıydı.
Nasıl bir aşktı ki ondaki Yusuf'undan gelecek küçük küçücük bir haber için tüm servetini gururunu ayaklar altına alıyordu.
Züleyha;
"Yükselmek için düşmek, arınmak için kirlenmek, çıkmak için batmak lazım.
Yeniden doğmak için ölmeli insan bir kerre, ruh olmak için teni yakmalı kadın
ve suyun serinliğini bilmek için ateşe düşmeli kadın."
gerçeğinin farkındaydı. Farkında olmak zorunda kalmıştı. Ve ötelerden seslenmisti günümüze;
"Siz, yazgınızla iffetli, çaba harcamayacaksınız eteğinizdeki çamuru akıtmaya.
Ben yazgımı yükleneceğim önce sonra yazgımdan iffet çıkaracağım."
Dediği gibi de yapmıştı. Hatasından sonra beklemeyi bilmiş, affedilmiş çok istediği o yazgısına kavuşmuştu.
Çünkü Züleyha. " Tufandan kurtulmak için kendi derinliğine akan bir ırmak gibi; akmasam sana ölürdüm Yusuf, aktım, yine öldüm. " diyecek kadar çok sevmişti.
Böyle sevmek mümkün müydü? Züleyha'dan başka kadına yakışır mıydı sevmek? Ya da Yusuf gibi sevilmek her erkeğe nasip olur muydu? Git gellerin hayatımızın her anında olduğu bir zaman diliminden o zamanın kıyaslamasını yapmak ya da o zamanki düşünceyi anlamak oldukça zordu bizim için.