“Ancak sevdiğimiz şeyler bizimle beraber değişir…” diyor Ahmet Hamdi Tanpınar “Beş Şehir” isimli kitabının ön sözünde. Türkiye’nin ve dünyanın en karmaşık döneminde 1901-1962 yılları arasında yaşayan yazarın, değişimin en fazla olduğu 61 yıllık ömründe bu farkındalığı en güzel yansıttığı eserlerinden biridir “Beş Şehir”. Bunu şu cümleleri ile de çok güzel ifade eder: “Beş Şehir ’in asıl konusu hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ve yeniye karşı beslenen iştiyaktır.”
“Mazi daima mevcuttur. Kendimiz olarak yaşayabilmek için, onunla her an hesaplaşmaya ve anlaşmaya mecburuz. Beş Şehir işte bu hesaplaşma ihtiyacının doğurduğu bir konuşmadır.”, diyor Ahmet Hamdi Tanpınar Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul’u anlattığı eserinde. Dilerseniz azar azar her şehirden biraz bahsedelim usta yazarın kaleminden alıntılarla:
ANKARA
“Ankara, uzun tarihinin şaşırtıcı terkipleriyle doludur. Asırlar içinde uğradığı istilalar, üst üste yangınlar ve yağmalar şehirde geçmiş zamanların pek az eserini bırakmıştır… Selçuk devrinden ve sanat işlerinde onun devamı olan ahilerden Ankara’da büyük eser kalmadı… Bu o kadar böyle ki, Ankara, İstiklal Mücadelesi yıllarından bütün mazisini yakarak çıkmış denebilir.”
ERZURUM
“Bu sefer geldiğim Erzurum başka bir Erzurum’du. Ona Doğu Anadolu dağlarının eski bir şarap gibi zamanla takdis edilmiş, ruh besleyici uzletinden değil, dört Cihan Harbi yılının ve İstiklal Savaşı’nın üstünden geçerek gelmiştim… Hiçbir yerde memleketin Birinci Cihan Harbi’nde geçirdiği tecrübenin acılığı burada olduğu kadar vuzuhla görülemezdi…”
KONYA
“Konya, bozkırın tam çocuğudur. Onun gibi kendini gizleyen esrarlı bir güzelliği vardır… Konya insanı ya bir sıtma gibi yakalar, kendi âlemine taşır yahut da ona sonuna kadar yabancı kalırsınız… Mevlana ile