1. Ortak Alanın Özgüleme Amacı (Mimari Proje) Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca, apartman veya sitelerdeki ortak alanların her birinin mimari projede ve yönetim planında belirlenmiş bir özgüleme amacı (kullanım amacı) vardır. Bir alan projede "yeşil alan", "çocuk oyun parkı", "sığınak" veya "otopark" olarak belirlenmişse, o alan sadece o amaç için kullanılabilir. Otoparkın özgüleme amacı, kat maliklerinin motorlu taşıtlarını güvenli bir şekilde park etmeleridir; çocukların oyun oynaması veya futbol sahası olarak kullanılması değildir. Dolayısıyla, ortak alanın amacı dışında kullanımı hukuka aykırıdır. 2. Can ve Mal Güvenliği Riski (Hukuki Sorumluluk) Otoparklar, doğası gereği araç hareketliliğinin olduğu, kör noktaların bulunduğu ve manevra yapılan alanlardır. Bu sebeple: Can Güvenliği: Hareket halindeki araçların çocuklara çarpma riski çok yüksektir. Hukuk, çocukların yüksek yararını ve can güvenliğini korumak adına bu riski barındıran alanlarda oyun oynanmasını meşru görmez. Mal Güvenliği: Atılan topların veya dikkatsiz oyunların otoparktaki araçlara zarar vermesi (çizilme, dikiz aynası kırılması, cam çatlaması vb.) mülkiyet hakkının ihlâlidir. Türk Medeni Kanunu uyarınca, bu alanlarda çocukların araçlara vereceği her türlü maddi zarardan, yukarıda da bahsettiğimiz gibi "ev başkanı" sıfatıyla anne ve babalar doğrudan ve tamamen sorumludur. Bu Durumda Ne Yapılabilir? Eğer sitenizde veya apartmanınızda çocuklar otoparkı oyun alanı haline getirdiyse, giriş ve birinci kat malikleri olarak şu adımları atabilirsiniz: Yönetim Kurulu Kararı Alınması: Apartman veya site yönetimi, kat malikleri kurulunda ya da kendi yönetim kurulu yetkisiyle, "Can ve mal güvenliği gerekçesiyle otopark alanında çocukların oynaması, top oynatılması ve bisiklete binilmesi yasaktır" şeklinde
1000Kitap
Ortak Yaşam Alanlarında Huzur ve Sükûn Hakkı: Komşuluk Hukuku, Mülkiyet ve Sosyal Sorumluluk Ekseninde Bir İnceleme ​Modern kent hayatının en büyük açmazlarından biri, bireysel özgürlüklerin sınırları ile ortak yaşamın getirdiği zorunlulukların nerede kesişip nerede ayrılacağı problemidir. Özellikle apartman ve site gibi toplu yaşam alanlarında bu durum, hukukun, sosyolojinin ve felsefenin doğrudan konusu haline gelen yapısal bir çatışmaya dönüşmektedir. Bu çatışmanın en somut tezahür ettiği yerler ise hiç şüphesiz yapıların giriş ve birinci katlarıdır. Mimari konumları gereği ortak bahçe, otopark veya avlu gibi alanlara en yakın mesafede bulunan bu katların malikleri, dış dünyanın keşmekeşine karşı en savunmasız kesimi oluşturur. Gün boyu zihinsel veya fiziksel bir emeğin ardından evine dönen, dinlenme hakkını kullanmak isteyen çalışanların ya da yaşları gereği sükûnete muhtaç yaşlı bireylerin yaşam alanları, kolektif alanlardaki kontrolsüz eylemlerle sıklıkla ihlâl edilmektedir. Ortak alanlarda çocukların top oynarken sınırları aşması, gürültünün boyutu ile birlikte genel ahlâk ve toplumsal saygı kurallarını zedeleyen küfürleşmelere dönüşmesi, konuyu basit bir çocuk oyunundan çıkarıp mülkiyet hakkının özüne ve kişilerin ruh sağlığına yönelik bir müdahale zeminine taşımaktadır. Bu makalede, söz konusu sorun Türk hukuku, Yargıtay emsalleri, disiplinler arası mantıksal zemin ve toplumsal sorumluluk ekseninde analiz edilecektir. ​Mülkiyet Hakkının Sınırı ve Huzur Hakkının Felsefi-Hukuki Temeli ​Hukuk sistemlerinin temelini oluşturan mülkiyet kavramı, bireye sadece bir taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisi vermez; aynı zamanda o taşınmazın sınırları içinde dış müdahalelerden uzak, insani vakara yakışır bir yaşam sürme hakkını da tanır. Türk Medeni Kanunu kapsamında
Sosyoloji
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bu dünyada adalet yok hiç olmadı olmayacak
"İnsan ancak kendi yarattığı şeyi tam olarak bilebilir.” Onun yarattığı dünya ise, tarihsel ve toplumsal dünyadır ve bu dünyayı bilmek bize hakikatin bilgisini getirecek olandır. Dolayısıyla da Yeni Bilim'in temel amacı; tarihsel ve toplumsal bu dünyayı, bu dünyayı oluşturan dil, gelenek, hukuk, mitoloji, sanat ve felsefe yoluyla bilmeyi, onu anlamlandırmayı ve doğa bilimlerine karşıt olan kendine ait, biricik metodolojiyi ortaya koymayı gerektirir.
Kitap Alıntısı
Rububiyetin Yok Sayılması ve Gücün İlahlaştırılması Ateist ve seküler bakış açısı, Allah'ın evreni yaratıp kenara çekildiği (Deizm) ya da hiç olmadığı (Ateizm) iddiası üzerine kuruldu. Ancak asıl tehlike, Allah’ın Rububiyetinin (hükümranlığının, eğiticiliğinin, kurallar koyarak evreni ve insanı sevk ve idare etmesinin) hayattan dışlanması oldu. Değişim: Boşalan egemenlik alanına "güç" oturtuldu. Haklı olanın güçlü olduğu değil, güçlü olanın haklı (ve emperyal) sayıldığı bir sentez işletilmeye başlandı. Sonuç: Hukuk ve ahlak, ilahi rızadan koparak gücü elinde bulunduran elitlerin çıkarlarını koruyan birer "yürütmelik" haline geldi
1000Kitap
Çizgi romanlar da açıklama ister, önsöz ister, inceleme ister
Martin Mystere - Sayı 217 - Dört Boyutlu Fidye "Fantazmagori" (Mystère'in Gizemleri) köşesi, serinin yaratıcısı Alfredo Castelli tarafından her sayının arkasına eklenen özel bir entelektüel/kültürel genel kültür bölümüdür. Bu bölümün hazırlanmasındaki temel amaçlar şunlardır: 1. Maceralardaki Gerçek ve Kurgu Sınırını Netleştirmek: Martin Mystère maceraları doğası gereği mitoloji, dinler tarihi, arkeoloji, gizemli bilimler, komplo teorileri ve ezoterizmle iç içedir. Okuyucunun kafasında *"Hikayede anlatılan bu efsane, tarihsel kişilik ya da bilimsel veri gerçek mi, yoksa tamamen kurgu mu?"* sorusu uyanır. Fantazmagori köşesi, macerada adı geçen konuların ve kavramların tarihsel dokümantasyonunu, kaynaklarını ve bilimsel gerçekliğini okuyucuya sunar. 2. Kültürel ve Felsefi Derinlik Kazandırmak: Görsellerdeki örnekte de görüldüğü üzere (yaşlılık kavramının etimolojisi, kutsal kitaplardaki kronolojiler, asırlık insanların tarihsel kayıtları, Faust efsanesinin gerçek kökeni vb.), sadece basit bir çizgi roman okuma deneyiminin ötesine geçerek okuyucuya felsefi, sosyolojik ve antropolojik bir bakış açısı kazandırmayı hedefler. 3. Okuyucuyla Entelektüel Bir Bağ Kurmak: Alfredo Castelli, bu köşeyi adeta okuyucuyla sohbet ettiği kişisel bir kürsü olarak kullanır. Kendi düştüğü kavramsal yanılgıları (örneğin "yaşlı" yerine "yaşça büyük" kelimesini kullanarak siyasi doğruculuk tuzağına düşmesi gibi) samimi bir dille paylaşır. Bu durum, Martin Mystère'i sadece bir macera çizgi romanı olmaktan çıkarıp "akıllıca kurgulanmış bir kültür dergisi" formuna ulaştırır. Bir önceki sayı olan Martin Mystere - Sayı 216 - Slumberland'a Dönüş devamı olan bu sayının okunurluguna bir katkı sunması açısından bu bölümü burada paylaşmayı uygun gördüm. # YAŞLILARA YOL AÇIN: ZAMANIN,
Hayata Dair