Kitabın Özünden Bir Gerçeklik
Berkowitz, antik çağlardan modern dünyaya uzanan o uzun hukuk tarihinde, devletlerin ve dinlerin cinsellik üzerindeki mutlak tahakküm çabasını şu çarpıcı gerçeklikle özetler: "Yasa koyucular yüzyıllar boyunca doğayı hizaya sokabileceklerini sandılar. Oysa her yeni yasak, insanın bastırılamayan doğası ile iktidarın sınır tanımayan kontrol arzusu arasında yeni bir savaş alanı yaratmaktan başka bir işe yaramadı."
kanun basittir. sandığından çok daha az nüans barındırır. etik ve ahlakın gerçekte hukuk içinde yeri vardır ama yargıda yoktur. bize kanunları yapmakta ahlak yardımcı olur ama uygulamakta olmaz.
Sayfa 199·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Beklediğimiz gün gelmiş olsa, yoksulların da hakkı tanınsa, savunma fırsatı verilse gider o herifleri mahkemeye verirdik! Ama biz bu kadar yoksulken, memlekette hak hukuk yokken , ne yararı var!"
Sayfa 223 - Altın Kitaplar 4. Basım Ekim 1984·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
İki samimi! gönderi,lanetleme, yürüyüş, boykot; vicdan pürüpak!
Hak ve hakikatin ışığı, tarihin hiçbir döneminde sönmemiştir" söndürülememiştir. Hak, eninde sonunda batıla ve onun içi boş, çürümüş, kof müdafilerine galebe çalacaktır. Zulüm ile abad olan yoktur" olamaz da ... Bugün alemin birçok yerinde, zulmün ayak sesleri duyuluyorsa ve batıl buralarda mazlumların kanından medet umuyorsa, hepimizin bunu kendi hatalarında araması en evla olanıdır. Her kim kendi payına muhasebesini doğru dürüst yapmıyorsa ziyandadır' gaflet denizinde yüzmektedir...
Sayfa 210 - Yeditepe Yayınevi.
The birth of a star.
"Şey, seninle bir şey paylaşmak istiyorum." "Nedir o?" "Lanet olsun." "Şey, artık hukuk fakültesine gitmek istemiyorum, film okuluna gitmek istiyorum."
Sayfa 106 - Crown Publishing·Kitabı okuyor
Alıntı
Bir hakimin ağzından Türkiye'de hukuk sistemi işleyişi
Bu mahkemelerin çalışma düzenine gelince; ilk derece mahkemesinin dinleyip, okuyup, hissedip, keşfedip ve anla­ yarak verdiği kararı doğru bulmayan kişi, dava dosyasının bir kez de yüksek mahkemede görev yapan 5 hakim tarafından incelenmesi amacıyla temyiz yoluna başvurur. Ancak bizde çoğunlukla dosya görüşüleceği (Yargıtay ve Danıştay) daire üyelerince okunmaz. Dosya tetkik hakimlerine havale edilir. Tektik hakimleri dosyayı okur ve belirlenen günde daire üye­lerine anlatırlar. Daire üyeleri ise iddia, savunma, deliller ve içeriği hakkında, bizzat okuyarak bilgi sahibi olmadıkları dos­ya hakkında, sadece tetkik hakiminin kendilerine anlattığına bağlı olarak karar verir. Dünya örneklerine bakıldığında böyle bir uygulama, yani yüksek mahkeme üyesinin, dosyayı kendisi okumadan karar verdiği bir uygulamaya rastlamak mümkün değildir.