Erken XIX. yüzyılda ve ondan önceki on iki yüzyıl boyunca İslam'ın ahlaki yasası olan şeriat, örfi hukuk ve yerel örfi pratiklerle başa çıkmış ve hem toplumu hem de yönetimi düzenleyen en üst ahlaki ve yasal kuvvet olmuştu. Bu, paradigmatik bir "hukuk"tu; toplumlar ve onları yöneten iktidardaki hanedanlar tarafından yüksek ve genel normların merkezi bir sistemi olarak kabul ediliyordu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Adalet hor görülür, hukuk unutulursa, 'devletin ışığı söner, dünya karanlığa bürünür' Görüleceği gibi, siyasal erki meşrulaştıran, yücelten ve sürekliliğini sağlayan adalettir, hukuktur.
1 - Radyo, televizyon, gazeteler, sinema, mecmualar ve kitaplar üzerindeki büyük kontrolümüzü genişletiniz.
2 - Hukuk, Tıp, Kimya ve buna benzer bütün tahsillerden, Yahudi olmayanları uzaklaştırınız ve Yahudileri bilhassa bu şubelerde tahsile ve okumağa teşvik ediniz.
3 - Gayri Yahudilerin mektep ve kolejlerini birer içtimaî merkez haline getiriniz.
4- Gayri Yahudi peygamberleri gülünç şekle sokup, onları rezil rüsva edecek mevzuları icat ve aynı zamanda Yahudi olmayanlar arasında tefrik ve nifak çıkarınız. Din müesseselerini zayıflatmalı, fakat bizlere karşı da kendilerine kardeşlik hisleri telkin ediniz.
5 - Bizden olmayanların kadın ve çocuklarının ahlâklarını ifsad ediniz (bozunuz).
6 - Kanunları ve anayasaları yanlış şekillerde tefsir ederek, mahkemelerini dahi iğfal edip, her yerde şüphe ilka ediniz.
7 - Devlet adamlarını eliniz altında tutmağa calışınız.
8 - Her vasıtaya müracaat ederek para üzerindeki diktatörlüğümüzü takviye ediniz.
9 - Hükümetin, ordunun ve bahriyenin en can noktalarına Yahudileri yerleştiriniz.
10 - Türlü hile ve desise kullanarak işcileri elde tutunuz. Mitingler tertip ediniz. Grev'ler yaptırınız ve bu mevzuda hiç bir fedakârlıktan çekinmeyiniz.
İşbu program ve talimatın, gayri Yahudilerin eline geçmesinin bizim için asıl bir facia olacağını ayrıca ilâveye lüzum yoktur.
Sayfa 236 - Nur yayınları Özden matbaa 1975 Baskı (Kitaptır; PDF değil.)·Kitabı okuyor
Çok güzel basmakalıp sözler biliyorum ben. Örneğin, özgürlük ve hukuk düzeni, işte çok ünlü bir klişe! Ama size göre bizdeki ‘düzensizlik, kanunsuzluk ve bürokrasi hükümranlığı’ daha iyi, öyle değil mi? Ayrıca, pek çok gencin başını döndüren bütün o sloganlar, alçak burjuvazi, souveraineté du peuplexii, çalışma hakkı, tüm bunlar basmakalıp sözler değil de nedir?
Kaldı ki, aşk ile nefret birbirlerinden ayrılamaz.