160'lar Hadisesinin anlaşılabilmesi için tarafların 2010 Referandumu öncesi ve sonrasındaki tavırları dikkatle incelenmelidir. Ancak bu inceleme sayesinde ortada hukuk mu, yoksa iktidar mücadelesi mi olduğu anlaşılabilir.
'' Hepimiz biliyoruz ki, bazı insanların bizi inandırmaya çalıştıkları gibi insanlar eşit yaratılmamıştır... Bazıları ötekilere göre daha zekidir, bazı insanlar doğuştan kazanılmış daha
fazla olanağa sahiptir, bazı insanlar ötekilere göre daha fazla para kazanır, bazı kadınlar başka kadınlara göre daha iyi kek yapar... Bazı insanlar pek çok başka insanın normal
kapsama alanı içine girmeyen yeteneklere sahiptir.
Ama bu ülkede insanlar ancak bir tek durumda eşit yaratılmış kişiler haline gelirler -bir yoksulu Rockefeller Ailesi'nin bir ferdiyle, bir budalayı Einstein ile, cahil bir kişiyi bir kolej müdürüyle eşit gören bir tek kurum vardır. Bu kurum da baylar, hukuk kurumudur. ''
"Dileğim çifte standartlardan arınmış bir hukuk anlayışının en kısa zamanda bu topraklara hâkim olmasıdır.
Çünkü insanlık bahçesi tüm çiçekleriyle güzel. Her çeşitten, her renkten, her kokudan..."
"Doğal hukuk ve toplum yasaları farklı yasa türleri olmayıp aynı bütünün parçalarıdır; bunlardan yazılı olanlara toplum yasaları, yazılı olmayanlara da doğal hukuk veya doğa yasaları denir. Ancak, doğal haklar, yani insanın doğal özgürlüğü toplum yasalarıyla sınırlanabilir: gerçekte, yasa koymanın amacı bu sınırlamadan başka bir şey değildir. Doğa yasaları toplum yasalarıyla sınırlanmazsa zaten barış ve huzur da olmaz. Hukukun yaratılış nedeni, insanların doğal özgürlüğünü sınırlamaktan başka bir şey değildir; öyle ki insanlar birbirlerine zarar vermesinler, fakat yardım etsinler ve ortak düşmanlarına karşı bir araya gelsinler."
"Hak! Hukuk! Bugün dünyanın neresinde hak kaldı.
İnsanlar onu katletti. Herkesin hakları var, fakat onların, onların gücü var ve bugün güç demek her şey demek."
"Neden onların gücü var? Çünkü bu gücü onlara siz veriyorsunuz. Ve sizler korkak olduğunuz müddetçe onların gücü hep olacaktır.