Humme
Kadınlarla olan ilişkisini evliliğe kadar götürme düşüncesine karşı çıkar kendisi için, çünkü "Kadın, hayatın vazgeçilemez ihtiyaçlarından değildir."
Sabah namazına kalkamayanlara...
بسم الله الرحمن الرحيم. لا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌۜ، «اَللّٰهُمَّ سَهِّرْ عَيْنِي وَنَوِّرْ قَلْبِي وَادْفَعْ عَنِّيِ كَثْرَةَ النَّوْمِ وَغِلْظَةَ الْغَفْلَةِ Okunuşu : Bismillâhirrahmânirrahîm. Lâ te’huzühû sinetün velâ nevmün. Allâ-hümme sehhir aynî ve nevvir kalbî ve’dfa‘ ‘annî kesraten nevmi ve ğılzate’l gafleti Anlamı: «Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. O’nu ne uyuklama tutar ne de uyku! Allah’ım, gözümü uyanık kıl, kalbimi nurlandır, benden çok uyumayı ve gaflet ağırlığını gider!» DENENDİ VE ONAYLANDI🤍
1000Kitap
Reklam
Rebuevvel ayının 12. İnci gecesi O'nun gelişiyle karanlıklar aydınlığa döndü ve dünya bir kurtarıcıya kavuştu Salat ve selam sana olsun ya resulAllah Alla hümme salli ala seyyidina Muhammedin ve
Din
Ahmed: Daha çok hamdeden. Çok övülmeye ve medhedilmeye lâyık. Çok sevilen. Allah Sevgilisi’nin Kur’ân’da geçen yedi isminden biri: 53. Hilye: Güzel sıfatlar. Cevher. Güzel yüz. Suret. Görünüş: 53. Hümme: Kara. (Ululuk rengi olan siyah. Siyaha: Suyun akması.): 53. Heyulâ: Eşyanın gerçek olan kısmı. (Allah Resûlü’nün duası: Yarabbi, eşyanın hakikatini bana olduğu gibi göster!) Anka kuşu gibi, hakikati olmayan mahiyet, hayâlî. (Rit): 53. Cin: Organik olmayan canlılardan, bir varlık nevi: 53. Mucid: Yeni bir şey icâd eden. Yoktan var eden. (Mucîd: Hazır. İyi edici olan. Ölüm.): 53. Mehdî Salih Mirzabeyoğlu: 2052= 1053. Mücahid: 53. Hile: Hâil, perde. Sed. Çare. Mekir. Zeval ve intikal: 53.
temmuz 2012, zihni silinmedi mi?, boşluk ve hebâ ibda yay.·Kitabı okudu
Ebced
“Allâhümma'ğfir lihayyinâ ve meyyitinâ ve şâhidinâ ve gaibinâ ve zekerinâ ve ünsâ- nâ ve sagîrinâ ve kebîrinâ. Allâhümme men ahyeytehû minnâ fe ahyihî ale'l-islâm ve men teveffeytehû minnâ fe teveffehû ale'l- îmân. Ve hussa hâze'l-meyyite bi'r-ravhi ve'r-râhati ve'l-mağ fireti ve'r-r›dvân. Allâ- hümme in kâne muhsinen fe zid fî ihsânihî ve in kâne müsîen fe tecâvez anhü ve lakki- hi'l-emne ve'l-büş râ ve'l-kerâmete ve'z-zülfâ, bi rahmetike yâ erhame'r-râhimîn”. Manası: “Allah’ım! Dirimizi, ölümüzü, burada bulunanlarımızı bulunmayanlarımızı, erkeğimizi kadınımızı, küçüğümüzü büyüğümüzü mağfiret buyur, bağışla. Allah’ım! Aramızdan yaşatacaklarını islâm üzere yaşat, öldüreceklerini iman üzere öldür. Şurada duran ölüye, kolaylık ve rahatlık ver, onu bağışla. Bu kişi, iyi bir kimse idiyse sen onun iyiliğini artır; eğer kötü davranmış günahkâr bir kimse idiyse, sen rahmet ve mer-hametinle onları hoş gör. Ey merhamet edenlerin en merhametlisi olan Allah’ım! Ona güven, müjde, ikram ve yakınlık ile mukabele et.”
Reklam
Reklam