Çocukların neyi, niçin istediklerini bilmedikleri konusunda, bütün yüksek öğretmenler ve hocalar hemfikirler; ama çocuklar gibi yetişkinlerin de bu yeryüzünde sendeleye sendeleye dolandıkları, onlar gibi, nereden gelip nereye gittiklerini bilmedikleri, aynı biçimde gerçek amaçlar için uğraşmak yerine, bisküi, pasta ve huş sütlacıyla yönetildikleri konusuna gelince: kimse buna inanmak istemiyor, ama sanırım, elle tutulacak denli açık bu.
Ancak günümüzde muhalif ve hatta kabul edilemez olanlar da dahil olmak üzere bir fikir bolluğu yaşanmaktadır. Sanatçılar ve yazarlar, geleneksel değerlere saldırmak konusunda birbirleri ile yarış içerisindedirler. Sonuç olarak yeni fikirler, ne kadar kabul edilemez olurlarsa olsunlar, pek soul insanın umurunda bile değildir; bazılarında yalnızca rahatsızlığa sebep olurlar ve toplumun geri kalanı için ise bir eğlenceden ibarettirler.
Çağdaşları için Jan Hus ve Martin Luther gibi adamların fikirleri yeni bir çağın olası başlangıcını temsil ediyorlardı. Fakat günümüzde hiçbir fikir bunu başaramamaktadır; çünkü yeni fikirler o kadar yaygındır ki, kimse onları ciddiye almamaktadır. Teknoloji ile ilgili fikirler hariç olmak üzere tabii ki.
Namazın rûhunun aslı huşû' ve kalbin bütün namazda hazır olmasıdır. Çünkü namazdan maksat, kalbi Allahü Teâlâ ile bulundurmak, heybet ve tazîm yoluyla Allahü Teâlâ'yı yeniden zikretmektir.
Şah-ı Nakşibend Hazretleri buyurur:
"Bir kul, namazda ancak şu dört şeyle huşû hâline erebilir:
1. Dâimâ helâl yemek, yerken kalben uyanık olmak ve huzur ile yemek.
2. Abdest sırasında gafletten uzak durmak.
3. İlk tekbiri alırken kendini huzuri ilâhîde bilmek.
4. Namaz dışında da Hak Teâlâ'yı aslâ unutmamak."
Sayfa 181 - Kampanya Kitapları, İstanbul 1438 / 2016·Kitabı okudu
... Bedenen namazda olup da, Hakk'ın huzûruna durmanın ruh mîracını yaşayacağı yerde, kalben ve zihnen nefsânî düşüncelerle, dünyevî hesaplarla, mâlâyânî fikirlerle meşgul olanlar, büyük bir gaflet içindedirler. Rabbimiz de, namazı böyle kılanlar hakkında; "Yazıklar olsun!" buyurmaktadır. Allah'ın biz kullarından beklediği tam ve noksansız bir namaz; "Gerçekten mü'minler kurtuluşa ermiştir; onlar ki, namazlarında huşû içindedirler." *Mü'minün, 1-2. âyetlerinde bildirildiği üzere, "haşyet"le kılınan namazdır.
Sayfa 149 - Kampanya Kitapları, İstanbul 1438 / 2016·Kitabı okudu
Herkesin kıldığı namazdan alacağı hisse, Allah’tan ne oranda korkuyor, huşû ne orandadır ve Allah’a karşı saygısı nedir, buna göre değerlendirilecektir. Çünkü Allah’ın bakacağı yer, insanların kalbleri/gönülleridir.