...O anda yaşanmamış yıllar, kullanılmamış güçlerin biriken öfkesiyle birlikte insanın göğsüne yumruk gibi iniyor. Ben ne öncesinde ne de sonrasında o anki kadar büyük bir şaşkınlık ve öfke dolu bir güçsüzlük yaşamıştım, çünkü ben cesaret isteyen her şeyi yapmaya hazırım; hayatımda biriktirdiğim, yığdığım, bir araya getirdiğim ne varsa her şeyi bir anda sokağa atmaya hazırdım, ama birden önümde bir saçmalık duvarı, tutkumun kendinden geçmiş halde tosladığı bir duvar buldum.
Sayfa 60 - iş Bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
İşte, Lotte! Ölüm sarhoşluğunu içeceğim o soğuk ve o korkunç kaseye davranmaktan çekinmiyorum! Onu bana sen uzattın ve ben duraksamıyorum. Bitti! Bitti! Böylece yaşamımın bütün dilekleri ve umutları sonlarına ulaştı! Öyle bir soğukkanlılıkla , öyle bir katılıkla çalıyorum ki ölümün demir kapısını. Ne mutlu bana; senin uğruna ölüyorum. Senin uğruna vazgeçiyorum kendimden.