huseyin yani

huseyin yani
@huseyinyani
Ağlasam geçer, Biliyorum. Ağlanmıyor..
Büyük Gece
Kaç kez hayretle baktım sana, başlangıcı düne ait bir pencereden, öylece durdum ve hayretle baktim. Yeni kent, benim için yasak kent gibiydi henüz, ve inatçı manzara kararmaktaydı; sanki ben, hiç yoktum. En yakınımdaki nesneler bile çabalanıyordu anlaşılır Olmak uğruna. Yol, sokak lambasını itip geçiyordu yabancıydı. Sonra ötede-bir oda, hissedilebilen ve lambanın ışığıyla aydınlanmış-, ramak kalmıştı katılmama, anlayıp kapattılar pencereleri Durdum. Bir çocuk ağladı ardından. Biliyordum güçlerinin nelere yettiğini çepeçevre evlerdeki bütün annelerin-, ama bütün o ağlamaları nasıl teselli bulmaz dertlerden doğduğunu da biliyordum Şarkı söylemekteydi bir ses, beklentilerin de bir nebze ötesine sarkarak, ya da aşağılarda bir ihtiyar koyuveriyordu sitem dolu öksürüklerini, acımayı bilen bir dünyanın karşısında haklı olan, kendi bedeniymişçesine. Sonra bir saat vurdu-, geç kaldim saymakta, yanımdan yuvarlnp gitti. Tıpkı bir yabancı oğlan çocuğu gibi, hani sokakta topu değil, ama kendisi yakalanan, başkalarıı birbirleriyle onca oynadıklarından
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir İlkbahar Rüzgârı
Kaderdir bu rüzgârın estirdiği; bırak, gelsin, gelsin ne varsa tutkulardan ve körü körüne ne varsa uğruna yanıp tutuştuğumuz-: gelsin. (Sessiz ol ve kıpırdanma ki, varsın bize.) Ey kader dediğimiz, bu rüzgårla gelmelisin. Adı konmamışların ağırlığıyla yalpalayan bu yeni rüzgår, sürüklemekte bir yerlerden denizleri aşırtarak, ne ise biz olan. ..O olabilseydik. Varabilirdik toprağımıza (Cennetlerin gelgitleriyle çalkalanırdık o zaman. Gel gör ki, bu rüzgârın önünde kader acımadan ta üzerimizden geçip gitmekte başka diyarlara. Rainer Maria Rilke
1K
again and again..
Again and again, however we know the landscape of love and the little churchyard there, with its sorrowing names, and the frighteningly silent abyss into which the others fall: again and again the two of us walk out together under the ancient trees, lie down again and again among the flowers, face to face with the sky. Her ne kadar tanımışsak da tekrar tekrar aşkın arazisini, yaslı isimleriyle küçük kilise mezarlığını ve başkalarının içinde sona erdiği korkunç biçimde dil ağız vermeyen dağ geçidini, çıkar dolaşırız yine de tekrar tekrar yaşlı ağaçlar altında ikimiz, tekrar tekrar yatarız gökyüzüne karşı çiçekler arasında.
Sessiz Rüyalar Görmek İstiyorum
Sessiz rüyalar görmek istiyorum ve onların zarif parlaklığıyla odamı kabule süslemek istiyorum ellerinin ellerim ve saçlarımın üstünde olan duasını geceme götürmek istiyorum insanlarla konuşmak istemiyorum böylece sözlerinin yankısını (ki o bir sır gibi beni titretir ve sesi varlıklı kılar) kaybetmeyeceğim ve akşam güneşinden sonra hiç bir ışıkta daha fazla görmek istemiyorum gözlerinin ateşinde tutuşan binlerce sessiz kurban için içinde kabarmak istiyorum bir çocuk duası gibi sevinçle bağırılan sabahta bir fişek gibi en yalnız yıldızda ben sen olmak istiyorum
Rubailer
Sarılıp yatmak mümkün değil bende senden kalan hayâle. Halbuki sen orda, şehrimde gerçekten varsın etinle kemiğinle ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağzın, kocaman gözlerin gerçekten var ve âsi bir su gibi teslim oluşun ve beyazlığın ki dokunamıyorum bile...
Şiir