Sevmekle sevmemek arasında kararsız kaldım. Şöyle ki kitabın rengi sadece kapak olarak değil öyküler açısından da sepya ve yer yer siyaha çalan bir gri. Öykülerden “Oy Havar”ı ve “Kel Tepe’de Uzayan Gölge”yi daha önce okuyup beğenmiştim. Gel gör ki tek hikaye değil de bütün kitap sepya bana karamsar gelen konular olunca bana ağır geldi sanırım :) Öyküleri tek tek okusam beğenecekken topluca olunca “Garibanın yüzü gülür mü?” demekten kendimi alamadım:)Biraz da okur düşünsün demiş yazarken iyi de etmiş tabi yazar. Umarım bakışımı anlatabilmişimdir. Üç bölümden ikincisinin bariz birbirinin devamı öyküler olması bir ve üçüncü bölümler için kafamı karıştırdı, gruplamayı tam çözemedim. Buhran öyküsünü beğenmedim bir, niyeyse seksenler Tarık tarcanlı Türk filmi havası aldım:) Favorilerim komple ikinci bölüm ve Kel Tepe ve Kim Öle Kim Kala oldu.