"HAYDİ ÇOCUKLAR İSTANBUL'U TANIYALIM TANITALIM"
“Daha muhteşem bir manzara yeryüzünde mevcut değildir. Haşmetli kubbeleri, birbirinden güzel sayfiyeleri ile İstanbul, dünya şehirlerinin kraliçesidir.”
İngiliz Lady Dorina Neave
Binlerce senedir, birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış, köklü tarih ve kültürü ile dünyanın en eski yerleşim merkezlerinden birisi olan İstanbul, Türkiye’nin en kalabalık ve nüfus yoğunluğu en yüksek şehridir. Asya ile Avrupa’yı bağlayan, Karadeniz ile Ege’yi dolayısı ile Atlas Okyanusu’nu bağlayan metropol kenttir.
Tarih boyunca pek çok devlete başkentlik yapmış olan İstanbul’un topraklarının yarısı Asya kıtasında yarısı ise Avrupa kıtasında yer almakta. Şehir hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın en kalabalık şehridir. Dünyanın en çok ziyaret edilen listesinde 10. sırada yer alan şehir. Yerleşim tarihi 8 bin 500 yıl,
Kentsel tarihi yaklaşık 3 bin yıl,
Başkentlik tarihi ise 1600 yıla kadar uzanıyor.
İstanbul, kültürel anlamda sahip olduğu köklü mirası koruyabilmiş şehirlerden. 15. yüzyıla kadar batı uygarlıklarının elinde olan şehir, en son olarak Doğu Roma, yani Bizans İmparatorluğu’nun Avrupa’da kalan son toprak parçası olmuştur; 1453’te Fatih Sultan Mehmet komutasındaki Osmanlı İmparatorluğu, şehri fethetmiş ve yüzyıllarca sürecek başkentliğini İstanbul’a vermiştir. Şehirde birçok müze, saray, sur, hisar turistik açıdan İstanbul’a katkı sağlamaktadır. Antik dönemde Byzantion olarak bilinen şehir, Roma İmparatorluğu’nun bir parçası olarak varlığını sürdürmüştür. Daha sonra 330 yılında Roma İmparatoru I. Constantinus tarafından yeni başkent ilan edilerek adını Konstantinopolis olarak değiştirmiştir. Bu tarihi dönemdeki yapılar, şehrin bugünkü siluetini oluşturan önemli unsurlardan biridir. Tarihi geçmişi dolayısı ile, birçok farklı