“Dua sadece bir istek değildir; insanın kendi iç yolculuğudur. İnsan, her istediğine kavuşarak değil, aslında neyi istemesi gerektiğini fark ederek olgunlaşır. Önce Allah’tan dünyayı değiştirmesini ister. Sonra şartlarını değiştirmesini… En sonunda ise kendi bakışını değiştirmesini ister. İşte gerçek dua tam da burada başlar. Çünkü bakış değişince anlam değişir; anlam değişince kararlar, kararlar değişince de hayat değişir. Bazen Allah’ın duaya verdiği en büyük cevap, istediğini vermesi değildir. Seni, istediğin şeyden daha kıymetli, daha güçlü ve daha olgun bir insana dönüştürmesidir. O zaman anlarsın ki bazı dualar kabul edilmez gibi görünür; çünkü asıl kabul edilen, duanın kendisinden önce dua eden kişidir.”