“Mânen sevdiğin ve alâkadar olduğun ve perişaniyetinden müteessir olduğun ve ıslah edemediğin şu kâinat, bir Kadîr-i Rahîm’in mülküdür. Mülkü sâhibine teslîm et, O’na bırak; cefâsını değil, safâsını çek. Mülkünde istediği gibi tasarruf eder, çevirir. Dehşet aldığın zaman, İbrahim Hakkı gibi;
‘Mevlâ görelim neyler,
Neylerse güzel eyler.’
de, pencerelerden seyret, içlerine girme.”
Kurban olduğum İki ters bir düz örerken insanları
Birkaç ilmek daha atsaydın bu fakire
Sevaba girerdin ve Olmazdı kimseye hıncım.
Ama şimdi
Üç beş santim için Zıplayıp duruyor elim ayağım.
Kusura bakma teselli hazretleri
Sana layık bir mürit olamadım, besbelli
Büyük şehirlerin küçük içinde
Dansa kaldırılan utangaç bir kız gibi
Buldum bu dünyada kendimi.
Ve camları hohlayıp da çizdiğim resimlerden
Bir ben kaldım ve sevgilim
Suyu ihmal edilmiş fesleğen gibi gitti.
Gözlerim terledi yolunu gözlemekten ...