8/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 180. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 18:19
Bugün hayli ilginç bir kitapla geldim . Yahudi Efsaneleri .. Ginzberg sadece bir efsane derlemesi olarak değil, Yahudi midraş ve aggada geleceğinin sentezi olarak tasarlamış kitabı .Bu ilk cilt .Üç cilt halinde basılmış. Epokhe yayınları eseri Türkçeye çevirmiş ve bizlerle buluşturmuş. Louis Ginzberg, 20. yüzyılın en etkili Yahudi bilginlerinden, hahamlarından ve Talmud uzmanlarından biridir. 1873-1953 yılları arasında yaşamış olan Litvanya doğumlu bu Amerikalı akademisyen, Muhafazakar Yahudilik hareketinin entelektüel kurucuları arasında yer alıyor . Yahudi Efsaneleri (The Legends of the Jews)en ünlü anıtsal eseri. Tevrat, Talmud ve Midraş gibi klasik kaynaklarda yer alan sözlü gelenekleri, efsaneleri ve hikayeleri kronolojik bir anlatı halinde devasa bir sentez olarak bir araya getirmiştir. Aggada klasik Yahudi metinlerinde yer alan hikayeleri, folkloru, ahlaki öğütleri ve tarihi anekdotları kapsayan metin türüne verilen ad . Kutsal metinlerdeki yasalara (Halaha) odaklanmak yerine, kıssalar ve anlatılar yoluyla manevi rehberlik sunuyor .. Midraş ise Yahudilikte kutsal metinlerin haftalık sinagog toplantılarında okunması ve dinleyicilere ders olarak verilen eşlik eden açıklamalardan oluşan külliyat. Kitapta Dünyanın yaratılışından başlayarak, Adem peygamber,on nesil ,Nuh peygamber ,İbrahim peygamber ve Yakup peygambere kadar kısa kısa pasajlar anlatılmış. Ben Teoloji konusunda araştırma yapmayı seviyorum. Dolayısıyla guzel bir kaynak kitap.. Kitapla kalın dostlar... Yaratılıştan Yakub'a Yahudi Efsaneleri 1Yaratılıştan Yakub'a Yahudi Efsaneleri 1 Louis GinzbergLouis Ginzberg
Yaratılıştan Yakub'a Yahudi Efsaneleri 1Louis Ginzberg · Epokhe Yayınları · 20262 okunma
Puan vermedi·264 syf.·
2026 414. kitabı
Düşünmek, varlığın huzurunda durmaktır.#y3252 Çok yönlü derin birikimli kalemi güçlü İbrahim Kalın 'in Heidegger'in Kulübesine YolculukHeidegger'in Kulübesine Yolculuk 'ni okuduk, böylece Ben, Öteki ve ÖtesiBen, Öteki ve Ötesi ile başlayan yolculuğumuz devam ediyor .. Batı düşüncesinin "Varlık" sorusunu unutup, onu sadece nesnelere indirgemesinin (varlıklara kurban etmesinin) eleştirisi yapılır. Varlığa Dönüş Çağrısı: İnsanın kendi özüne ve Varlık'a yeniden dönmesinin felsefi ve ahlaki zorunluluğu vurgulanır.Doğu-Batı Sentezi: Farklı felsefi geleneklerin (Doğu hikmeti ve Batı felsefesi) aslında aynı temel soruya cevap aradığı gösterilir. İbrahim Kalınİbrahim Kalın Heidegger’in kulübesini ziyaret etmesiyle başlıyor. Kara Orman’ın eşsiz tabiatıyla bütünleşen bu kulübede yazar, Heidegger’le derin bir sohbete koyuluyor. Onu kimi zaman Nesimî’nin, Yunus Emre’nin, Âşık Veysel’in meclisine davet ediyor, kimi zaman da Molla Sadra ile yüzleştiriyor. Böylece Batı ve Doğu düşünceleri arasında felsefi bir temas alanı açılıyor ve farklı ufukların birbirini nasıl beslediğine tanık oluyoruz. Kulübede kâfi derecede vakit geçirdikten sonra Kara Or­manın iç taraflarına doğru yürüyüşe çıkıyoruz. Ağır ve sakin adım­larla ilerlerken tabiatın saf ve bakir hâlinin nasıl muhteşem bir mu­cize olduğunu düşünüyorum. Her an değişen ama hep kendi ka­lan; hiçbir rengi, dokusu, ışığı, gölgesi, dalı, yaprağı aynı olmayan; hem mikro hem makro düzeyde bakınca muazzam bir derinliğe, düzene, hayatiyete ve enerjiye sahip tabiatın bu sade ve dingin gü­zelliği karşısında aynı anda aklımın, zihnimin, kalbimin, duygu­larımın ve muhayyilemin nefes almaya başladığını hissediyorum. “Varlığa komşu olmak için bakir tabiatın en elverişli yer olduğu­nu biliyorum ama bunu tabiat romantizmine ve doğa mistisizmi­ne kapılmadan yapmanın imkânlarını araştırmak gerekiyor diyorum Kendi kendime.. S;26 İbrahim Kalın'ın
Felsefe-Düşünce
Heidegger'in Kulübesine Yolculukİbrahim Kalın · İnsan Yayınları · 2025185 okunma
Reklam
8/10
·56 syf.·
2026 119. kitabı
Kısacık ve bir o kadar da insanin içine umut veren bir kitap oldu. Momo'yu sıkıca sarmalamak istedim. Babasının sürekli yetersiz görmesi ve onu sevmeye bile tenezzül etmemesi acıydı. Ama bir taraftanda soykırım yaşamış bir insandan ne beklenebilir ki dedim. Mösyö İbrahimler keşke her sokak köşesinde olsa ve narin kalplere sığınak olabilseler...
2026 Okuma Raporları
Mösyö İbrahim ve Kuran'ın ÇiçekleriEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20246,3bin okunma
Oda Oda Yalnızlık
Puan vermedi·223 syf.··
Beğendi
·
2026 105. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 09:46
Memduh Şevket Esendal’ın o her zamanki sakin, iddiasız görünen ama insanın içine işleyen anlatımıyla kaleme aldığı Ayaşlı ile Kiracıları, sadece bir dönem romanı değil; bir çatı altında toplanmış onlarca kırık dökük hayatın, yalnızlığın ve geçip giden zamana tutunma çabasının hüzünlü bir resmi. ​ ​Bazı kitaplar vardır; kapağını kapattığınızda kulağınıza büyük laflar fısıldamazlar ama göğsünüze geçmeyecek bir sızı bırakırlar. Memduh Şevket Esendal’ın Ayaşlı ile Kiracıları benim için tam olarak böyle bir kitap. Cumhuriyet’in ilk yıllarında, Ankara’da dokuz odalı bir apartman dairesinde yolları kesişen insanların hikayesi bu. İlk bakışta neşeli bir curcuna, bir memleket panoraması gibi görünür. Ama odaların kapıları birer birer kapanıp herkes kendi yalnızlığıyla baş başa kaldığında, o kalabalığın içinden kesif bir hüzün yükselir. ​Esendal’ın dili o kadar duru, o kadar zahmetsiz ki, insan bu sadeliğin ardındaki derin kederi ilk başta fark edemiyor. Romanı okurken kendimi o dairesinin loş koridorlarında yürürken buldum. Her kapının arkasından bir iç çekiş, bir pişmanlık ya da umutsuz bir bekleyiş sızıyordu. Ayaşlı İbrahim Bey’in o kaba saba ama aslında hayatın sillesini yemiş çehresi, Şefik Bey’in geçmişin ihtişamına tutunmaya çalışan zavallılığı, Faika’nın savruluşu... Hepsi bir yerlerden tanıdık, hepsi içimiz kadar yaralı. ​Kitapta beni en çok sarsan şey, karakterlerin hayata karşı takındıkları o çaresiz kabulleniş oldu. Şu satırlar, insanın içindeki o bitmek bilmeyen eksiklik hissini ne güzel özetliyor: ​İnsanlar birbirlerine ancak belirli bir yere kadar yardım edebilirler, ondan ötesini herkesin kendi başına taşıması gerekir. ​Bu cümle üzerinde günlerce düşündüm. Ne kadar kalabalık olursak olalım, ne kadar sevilirsek sevilelim, günün sonunda o dokuz odalı
1000Kitap
Ayaşlı ile KiracılarıMemduh Şevket Esendal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20239,3bin okunma
Puan vermedi··
Beğendi
Bir gün bülbül, Şahin’e; ikimiz de kuşuz. Neden senin yerin padişahın sarayı, benim yerim bahçenin dikeni olmuş. Sen kuşları avlar, yer, muradına erer, padişahın yanında değerin çok, kuşların sultanı olursun da ben, her gece sabahlara kadar bağırır, gülün açılmasını beklerim. Ben uyumadan o açmaz, uyanınca açılmış görürüm, açıldığını hiç göremem ve bu muradıma eremem, dikenler arasında muradsız ağlar yüreğimi dağlarım. Şahin ona: ben bin murad alır, birini söylemem, sen bir murad almadan bin söylersin. Onun için muradsız kalır, bağırır durursun, diye cevap vermiş. Dilini tutmak, imanın başıdır. Çok konuşma gönlü karartır. Dilini tutan, kalple Allah’ı zikredene ne mutlu ! Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz.
Din
MarifetnameErzurumlu İbrahim Hakkı · Çelik Yayınevi · 20111,859 okunma
Mösyö İbrahim ve Kuran’ın Çiçekleri
6/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 11:02
Paris’in mavi Sokağı’nda yaşayan Momo ufak bir çocuk ve Mösyö İbrahim bilge, şevkat dolu müslüman karakterler olarak karşımıza çıkıyorlar. Momo annesi onu terk etmiş olan mutsuz ve karamsar bir babayla yaşayan hayatında çok büyük bir sevgi eksikliği olan Yahudi bir çocuktur. Sevgiyi nasıl alacağını nasıl ilgi çekeceğini bilmeyen Momo evin parasını dahi çalar hatta nasıl olsa Arap(algı) fikri ile Mösyö İbrahim’in bakkalından da çalar. Mösyö İbrahim bilse de onu zor durumda bırakmaz ve bir gün babası dayanamayıp ortadan kaybolunca büyük bir boşluğa düşer ta ki polisler gelene kadar bu bilgiyi herkesten gizler Momo‘nun babasının intihar ettiğini hissederiz. Ve Mösyö İbrahim bu saatten sonra Momo‘yu evlat edinir kitabın içinde bolca metafor bulunmaktadır. Mösyö İbrahim’e Arap denmesi bakkal dükkanının sabahtan gecenin geç saatlerine kadar ve hafta sonu açık olması sosyal ekonomik durumu ortaya serer mutluluk üzerine geçen bir konuşmada Momo mutlu olmak için zengin olması gerektiğini söyle. Mösyö İbrahim mutluluğun herkese ait olduğunu ve kendi mutluluğunu Kur’an‘ın içinde bulduğunu dile getirir burada İslam’a dair çok güzel yansıtmalar söz konusudur sufilikten ve maneviyattan bahsedilir. Mösyö İbrahim ve Momo bir araba satın alıp bir yolculuğa çıkarlar bu yolculuk özel bir yolculuk olucaktır. Coğrafi gezi gibi görünsede ruhani bir yolculuğa dönüşür. Altın Hilal’i anlatır Mösyö İbrahim Avrupanın dışına çıkarlar İsviçre İtalya Yunanistan Türkiye ve özellikle İstanbul manzaralarını bize sergilerler sadece coğrafyadan değil ırklardan ve inançlardan da yansıtmalar vardır. İbadethanelerden bahsedilir özellikle İstanbul’da Sultanahmet Camii ve Ayasofyaya değinilir. Dervişlerle karşılaşılır Sema‘dan bahsedilir bu sema Momo için bir aydınlanma aracıdır ufuk açan bir ders
Edebiyat
Mösyö İbrahim ve Kuran'ın ÇiçekleriEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20246,3bin okunma
Reklam
Reklam