-Abdullah olmak; Allah'tan başkasına ilah ve rab, İslam'dan başkasına din ve yol olarak edinmemektir. (FURKAN 25/17)
-Abdullah olmak; Rabbini kendisine şah damarından daha yakın olarak görmek/bilmek, başkasından bir şeyler isterken Allah'tan ister gibi istememek ve duayı sadece ve sadece O'na has kılmaktır. (BAKARA 2/186)
-Abdullah olmak; dinin direği, müminin miracı cennetin anahtarı ve gözlerin nuru olan namazı hakkı ile ikame etmek ve onu hayatın esası yapmaktır. (İBRAHİM 14/31)
-Abdullah olmak; Allah'ın kendisine bahşettiği tüm nimetlerden, gizli-açık O'nun yolunda infak etmektir. (İBRAHİM 14/31)
-Abdullah olmak; şeytan ve yandaşlarının hiçbir şekilde etkisine girmemek ve onların telkinlerine kulak asmamaktır. (HİCR 15/42)
-Abdullah olmak; Allah'ın Ğafur/ çok bağışlayan ve Rahîm/ çok merhamet eden bir rab olduğunu hiç unutmadan yaşamaktır. (MÜ'MİNÛN 23/109)
-Abdullah olmak; ihlası kulluğun esası, özü ve temeli kılarak İhsan şuuru ile muhlislerden olmaktır. (İSRA 17/65)
-Abdullah olmak; fısktan ve fasıktan, nifaktan ve münafıktan, küfürden mi kafirden yüz çevirip asla onlarla dost olmamaktır. (KEHF 18/102)
-Abdullah olmak; yolunun rehberleri olan büyüklerin (nebiler/resuller, sıddıklar/sadıklar, şehitler ve salihler) ayak izlerini takip ederek onların iman adına söyledikleri her şeyi kayıtsız ve şartsız kabul edip teslim olmaktır. (TÂHÂ 20/77)
-Abdullah olmak; Abdullah b. Cahş gibi şehadetin sevdalısı ve aşığı olarak bir ömür duaların başına şehadeti koymak, ölümlerin en güzeli olan şehadete kavuşmak için hayatını imanına şahit olmaktır.
ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَۚۛ ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ
İşte o Kitap; kendisinde hiç şüphe yoktur; müttakiler için yol göstericidir.
Bakara 2
اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ
Onlar ki gaybde(gizlide, içtenlikle) inanıp namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah rızası için) harcarlar.
3
وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ
Sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar; ahirete de kesinlikle iman ederler.
4
اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
İşte onlar, Rablerinden bir hidayet üzeredirler ve umduklarına erenler, işte onlardır!
5
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ
Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki, (azaptan) korunasınız.
21
اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ فِرَاشاً وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءًۖ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقاً لَكُمْۚ فَلَا تَجْعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَاداً وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ
O (Rabb) ki yeri, sizin için döşek, göğü de bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de, bile bile Allah’a eşler koşmayın.
22
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor:
"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) iki iş arasında muhayyer bırakılırsa, mutlaka en kolayını tercih ederdi. Yeter ki bu, günah olmasın. Eğer bir iş günah ise, günaha karşı insanların en uzak duranı idi. Aleyhissalâtu vesselâm kendisi için hiç intikam aramadı. Ama Allah'ın bir haramı ihlal edilince o zaman Allah için intikam alırdı."
(Buhârî, Menâkıb 23, Edeb 80, Hudud 10, 42; Müslim, Fezâil 77, (2327); Muvatta, Husnü'l-Hulk 2, (2, 903); Ebu Dâvud, Edeb 5, (4785))
"Ölüyü (mezara kadar) üç şey takip eder: Ailesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi geri döner, biri bâkî kalır; Ailesi ve malı geri döner, ameli kendisiyle bâkî kalır."
(Buhârî, Rikâk 42; Müslim, Zühd 5 [2960]; Tirmizî, Zühd 46 [2380])