İbrahim Halil Gülben

İbrahim Halil Gülben
@ibrhalgul
Benim tüm çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamaktır. İnsanlar hiç bir şeyimi almazlarsa bana çok şey vermiş olurlar ,hiçbir kötülük etmezlerse ,yeterince iyilik yapmış sayılırlar...
Sosyolog
Sosyoloji-Fırat Üniversitesi
134 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
ABD'de, Minnesota Üniversitesi'nden Charles Nelson ve Texas Üniversitesi'nden Sybil Hart'ın bebekler üzerinde yaptığı araştırmalar, bebeklerin duygusal gelişimlerine ilişkin, ilginç sonuçlar ortaya çıkardı. 43 Bebeklerin beyin tomografileri çekilerek yapılan araştırmada, "onların da yetişkinler gibi, kıskançlık, empati, nüansları fark etme, şifre çözüp, yorum yapma gibi farklı yetenekleri oldukları ispatlandı." Örneğin, 4 aylık bebekler, insan yüzünde oluşan duygu nüanslarını, yüz ifadelerindeki değişiklikleri fark edebiliyorlar. 6 aylık bir bebek, kendisiyle ilgilenmek yerine, oyuncak bir bebeği seven annesine, kıskançlığını belli ediyor. 3 aylık bir bebek, 'baby gym' adlı tavana asılı sesli oyuncakları ayağıyla çaldırabildiği zaman, başarı duygusunu yaşıyor... Uzmanların üstüne basa basa vurgu yaptıkları konu ise; bebeğin, doğduğu günden itibaren, ana babasıyla iletişim kurduğu” gerçeğidir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Kendini ihmal etmek, kendini sevmekten daha büyük bir günahtır" Shakespeare
Sayfa 83 - Kronik kitap·Kitabı okudu
Meleknaz
"Merhamet istemiyorum, hiç kimsenin acımasına ih- tiyacım yok, merhamet de zulmün bir parçası; ne ba- na acıyın ne de çocuğuma. Merhamet zulmün merhemi olamaz."
Sayfa 139·Kitabı okudu
Edebiyat
"Ben bir insandım!"
Yaza yaza sonunda bu kitabı neden yazdığımı da buluyorum. Derdim, olanları dünya âleme duyurmak falan değil, insanları bakın neler oluyor bu dünyada diye sarsmak da değil bunların hepsini Angelina Jolieler benden kat kat yapıyor. Ben sadece kendimi tedavi etmek için yazıyorum, insan denilen yaratıkların arasında yaşama gücünü tekrar bulabilmek için. Daha doğrusu öyle sanıyorum. İnsanları pençesine almış, çöl hecinleri gibi hepimizin ağzını kan içinde bırakan "harese"den kurtulmak için yazıyorum ve zaman zaman kendimi şu sözü tekrarlarken yakalıyorum: "Ben bir insandım!"
Sayfa 111·Kitabı okudu
Edebiyat
Melek Tavus'un diğer meleklerden farkını sorma cesaretini gösteriyorum. Çünkü diyor, hem iyiliği hem kötülüğü barındırır, aynen insan gibi. Her insanın içinde iyi ve kötü, yan yana durur. Hangisini beslersen o galip gelir. Diğer dinlerin tanrıları da öyle değil mi? Hem ödüllendirici, hem cezalandırıcı bir tanrı o da. Büyük dinlerin tanrısı gibi. "Bana inanmayanın boğazından aşağı erimiş kurşun dökerim" diyen bir tanrı, sadece iyi olabilir mi sence evladım? Kullarını en ağır işkencelerle korkutan bir tanrıya iyi diyebilir misin? Bak sana bir kıssa vereyim: Sizin İslam dininizin bir kadın evliyası, bir eline bir kova su, ötekine de bir kova ateş almış, yola çıkmış. Nereye gittiğini soranlara da, bu kovayla cehennem ateşini söndüreceğim, bu ateşle de cenneti tutuşturacağım demiş. Çünkü insanların sadece cennet vaadi ve cehennem korkusu yüzünden riyakârlık yapmasını istemiyormuş. Biz Ezidiler iyiliğin ve kötülüğün ötesinde bir yer olduğuna inanırız. Şeyh bunları söyler söylemez, içine sürüklendiğim mistik ortamda birden Mevlana geldi aklıma, hatırladığım kadarıyla şöyle diyordu: "Bir yer var İyiliğin ve kötülüğün ötesinde Seninle orada buluşacağız"
Sayfa 85·Kitabı okudu