"...Bunula birlikte Sultan Selim'in bizzat kendisinin hilafeti devrealarak bu görevi ahfadına miras bıraktığı yolundaki bilgilerin doğruluğu şüphelidir. İstanbul'da iken Ayasofya'da düzenlenen bir törende hilafeti halifeden aldığı rivayetinin tarihî bir değeri yoktur. Sultan Selim'in İslâm dünyası üzerinde bütünleştirici bir lider sıfatını haiz olması, dönemin bazı kaynaklarınca "hilafet tahtının sultanı" şeklinde anılmasına yol açmıştır. Resmî belgelerde ise Mekke ve Medine'nin koruyucusu unvanıyla zikredilmiştir."
" Çaldıran savaşı, Osmanlılara toprak kazancından çok dinî, siyasi ve sosyo-psikolojik bakımından önemli bir üstünlük kazandırmıştır... Yani kendileri açısından "doğru" İslâm'ın (Sünni) en başta gelen temsilcileri olarak aykırı ve dışlanan dinî anlayışlara set çekme gibi bir ilahi görevi üstlenmiş bulunduklarını düşünüyorlardı."
"Artık bugün şu daha iyi biliniyor ki geçmişimizi ihmal etmek gibi bir lüksümüz yok, gelecek ancak geçmişin keşfedilerek inkişafı üzerine kurulabiliyor."