Puan vermedi·272 syf.··
2026 43. kitabı
Henry Chinaski denen çocuk, Amerikan rüyasının arka bahçesinde unutulmuş paslı bir bisiklet gibi duruyor; kimse binmiyor, kimse tamir etmiyor, üstüne yağmur yağıyor sadece. Ev dediğin yer sığınak olması gerekirken burada tokadın yankı yaptığı dar bir kutu, baba sevgisi falan değil bildiğin disiplin kılığında dolaşan öfke, anne ise sessizliğini yemek masasına koyup herkes yesin diye bekleyen biri gibi. Henry büyümüyor aslında, kabuk bağlıyor; yüzündeki sivilceler bile yalnız bir ergenlik detayı değil, içeride kaynayan çirkinliğin dışarı taşmış küçük volkanları sanki. Okulda ait değil, sokakta ait değil, evde hiç değil; insan kalabalığının arasında gezerken hep yanlış odaya girmiş biri gibi, hani herkes şifreyi biliyor da ona söylememişler. Asıl acı da fakirlikten ya da dayaktan ibaret kalmıyor, daha sinsisi var: sevilmeye layık olup olmadığını çocuğun kendi kendine tartması, daha yaşının başında iç mahkemesini kurması. Mizah burada şeker değil, yaranın üstüne basılan kirli bez; gülüyorsun ama gülüşün ağzında pas tadı bırakıyor. Chinaski’nin kabalığı da öyle kolayca “serserilik” diye kenara atılacak şey değil, adam daha küçücükken dünyanın ona uzattığı kirli eli ısırmayı öğrenmiş, sonra da bunu karakter sanmış belki. En fena tarafı şu: dışarıdan bakınca başarısız bir gençlik hikâyesi gibi görünen şey, aslında incelmiş bir hayatta kalma kılavuzu. Sevgi gelmeyince alay geliyor, şefkat gelmeyince bira gölgesi, umut gelmeyince yazma isteği... ekmek arası konmuş et gibi sıkışmış bir ruh var ortada; iki dilim arasında çocukluk ve öfke, ortasında da çiğnenmeden yutulmaya çalışan koca bir yalnızlık.
Edebiyat
Ekmek ArasıCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20228,3bin okunma
5/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
"Güvenli Liman - Danielle Steel" Hayatında hiçbir şey yolunda gitmiyor mu? Her şeyi ve herkesi sen mi idare ediyorsun? Büyük kayıplar mı verdin? Hayat seni çok mu yordu? Güvenip sığınabileceğin bir liman mı arıyorsun? Haydi gel, sana güzel bir kitap anlatayım... "Her hikâye, ikinci bir şansın ışığını bekler." Havanın rüzgârlı olduğu bir yaz günü, San Francisco’nun Safe Harbour kasabasının sahilinde kızıl saçlı küçük bir kız çocuğu şirin köpeğiyle yürüyüş yapıyordu. Yanlış hatırlamıyorsam 11 yaşında olmasına rağmen kısacık ömründe trajedik olaylar yaşamış, 9 ay önce babasının kullandığı özel uçağın düşmesi sonucunda hem babasını hem de abisini kaybeden Pip, sanki çocuk değil de bir yetişkinmiş gibi acısını içine gömüp gidenlerin ardından sessizce yas tutuyor. Annesine destek olmaya çalışır. Pip'in annesi Ophélie ise canından bile çok sevdiği oğlunu ve 20 yıldır deliler gibi sevdiği kocasının ölümüne inanamıyor, aylardır acıdan kıvranıyor, kendini, hayatını, kızını her anlamda ihmal edecek kadar diplerde gezerek depresyondan çıkamıyor. Ophélie'yi empati kurup anlamaya çalışsam da kızdığım yerler oldu. Sonrasında tüm hatalarını telafi ediyor o ayrı. Ama tüm hayatını adayacak kadar oğlunu ve kocasını ne kadar severse sevsin, bir anne olarak kızını hiçbir zaman ihmal etmemeliydi. Pip, sahilde yürüyüş yaparken birden resim yapan bir adam görüyor ve sessizce izliyor. Matt yaşadığı zorlu boşanmadan çocukları da dâhil her şeyini kaybetmiş bir adamdır. Matt, Pip'i görür görmez kendi kızına benzetir ve aralarında çok saf, çok doğal, samimi bir arkadaşlık başlar. Pip'in çekingen, içine kapanık oluşu, acı dolu bakışları, resime olan tutkusunu gördükçe Matt, hassas özel bir çocuk olduğunu hisseder. Pip, annesinden gizli her gün sahile Matt'in yanına gelir. Onun yanında huzur
Güvenli LimanDanielle Steel · Arkadya Yayınları · 202542 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Küçük Ağaç Büyük Öğretiler
8/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 19:08
Forrest Carter’ın Küçük Ağacın Eğitimi adlı eseri, yalnızca bir çocuğun büyüme hikâyesini değil; sevginin, dürüstlüğün, emeğin ve doğayla uyum içinde yaşamanın önemini anlatan etkileyici bir romandır. Anne ve babasını kaybeden Küçük Ağaç, büyükannesi ve büyükbabasının yanında yeni bir hayata başlar. Onlar, küçük torunlarını sadece büyütmekle kalmaz; ona hayatı tanımayı, dürüst olmayı, çalışmanın değerini bilmeyi ve doğaya saygı duymayı da öğretirler. Büyükannesi ve büyükbabasının sevgi dolu yaklaşımları sayesinde Küçük Ağaç, doğayla iç içe yaşayan, iyi kalpli ve çalışkan bir çocuk olarak yetişir. Yaşadıkları zorluklar ayrılıklar hüzün verse de, ona kazandırdıkları değerler hayatının en kıymetli mirası olur. Kitap boyunca aile bağlarının, sevginin ve geleneklerin insan hayatındaki yerini görmek mümkündür. Anlatımındaki samimiyet ve doğa tasvirleri, okuyucuyu hikâyenin içine çekerken, insanın aslında mutlu olmak için çok şeye ihtiyaç duymadığını da hatırlatmaktadır. Benim çok severek okuduğum bu eser, hem duygusal yönü hem de verdiği hayat dersleriyle beni derinden etkiledi. Okuyucusuna yalnızca bir hikâye sunmakla kalmayan Küçük Ağacın Eğitimi, aynı zamanda insan olmanın, sevmenin ve hayata doğru değerlerle bakmanın önemini hissettiren unutulmaz bir kitaptır. Bu nedenle, her yaştan okuyucunun mutlaka okuması gereken eserlerden biri olduğunu düşünüyorum.
Küçük Ağaç'ın EğitimiForrest Carter · Say Yayınları · 202110,7bin okunma
9/10
·174 syf.··
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 16:15
Nobel Edebiyat Ödüllü Toni Morrison’dan okuduğum beşinci kitap olan Merhamet 1600’lü yıllarda “kadın” ve “kölelik”temaları üzerine kurgulanan derin bir kitaptı… Tıpkı bir önce okuduğum “Geniş Geniş Bir Deniz”kitabı gibi 1600’ lü yıllarda geçen birbirinden farklı dört kadının bir adamın yolları aynı yerde kesişir… Annesi tarafından borç karşılığı verilen bir kız çocuğu,bir beyaz kadın,tacavüze uğrayıp hamile kalan bir başka kız çocuğu,kilise tarafından tacize uğramış bir beyaz çocuk aynı çiftlikte bir araya gelir… Her bölüm farklı bir karakterin ağzından anlatıldığı için biraz karışık gibi gelse de sayfalar ilerledikçe ortaya çıkan hazin tablo okuyanı derinden etkiler… O dönemde kadın olmanın kanayan bir yara olduğunu düşünen yazar;üzerine bir de köle kadın olmayı ekleyince bu zorluğun nasıl ikiye katlandığını gösterme tekniği ile kurgusuna müthiş yerleştirmiş… Kullanılan tekniklerden dolayı okuyanı zorlasa dahi;kadın,kölelik,anne/çocuk gibi iç içe geçen temalar ile okuyanı zorlu bir yolculuğa çıkaran bu özel kitabı bu tarz kitap okumayı sevenlere tavsiye ederim…
1000Kitap
MerhametToni Morrison · Sel Yayıncılık · 2015677 okunma
8/10
·216 syf.·
2026 61. kitabı
Umarım karanlığı gördüğünüz kadar parlak ışığı da görürsünüz. Umarım yorgun omuzlarınız hafifler ve özgürce yürürsünüz. Umarım yalnız olmadığınızı ve özel olduğunuzu hep hatırlarsınız. Uzun yıllardan sonra(yaklaşık 25 yıl:)) tekrar bir çizgi roman okudum. Bir çocuk kitabı gibi görünse de aslında tam da yetişkinlere hitap eden bir kitap. İnsanların zihnindeki iç sesleri, çelişkileri ve duygusal mücadeleleri sevimli bir tavşan aracılığıyla anlatıyor. Bir yanda cesaret veren, umut aşılayan ses; diğer yanda kaygılandıran, eleştiren ve korkutan ses... Aslında ikisi de bize ait sesler. Kitaptaki çizimler ve mizahi anlatım, derin konuları ağırlaştırmadan aktarıyor. Özellikle mükemmel olma baskısı, sürekli mutlu görünme zorunluluğu ve kişinin kendisiyle kurduğu ilişki üzerine verdiği mesajlar oldukça etkileyici. Genel olarak, Omzumdaki İki Arkadaş kendini anlamaya, iç seslerini tanımaya ve onlarla barışmaya çalışan herkesin keyifle okuyabileceği, kısa ama uzun süre akılda kalan bir kitap. Çocuklar için eğlenceli bir hikâye, yetişkinler için ise küçük bir farkındalık yolculuğu. Şimdiden okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim.:))
Duygu ve Düşünce
Omzumdaki İki ArkadaşLee Suyeon · Yuzu Kitap · 2025436 okunma
Yaşayamadıklarına ağlıyordu şimdi, pişmanlıklarına..
9/10
·256 syf.··
2026 64. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 19:30
Spoiler içerir!!! Alişan Kapaklıkaya'nın kendi yaşamından izler taşıyan Siyah Pantolon kitabı, yoksulluğun, aile ilişkilerinin, kayıpların ve sevgi eksikliğinin iç içe geçtiği oldukça etkileyici bir eser. Kitapta beni en çok etkileyen noktalardan biri, Elif'in hikâyesiydi. Daha kendi çocukluğunu yaşayamadan gelin olmuş, erken yaşta anne olmanın yükünü omuzlarında taşımış bir kadın. Hayatın zorlukları onu sertleştirmiş. Bu yüzden çocuklarına sevgisini göstermek yerine çoğu zaman kızarak yaklaşmış. Babaları da benzer şekilde sevgisini açıkça ifade edemeyen bir karakter. Çünkü büyüdükleri coğrafyada çocuk sevmek, sarılmak, sevgiyi göstermek pek alışılmış bir şey değil. İnsanlar seviyor ama göstermeyi bilmiyor. Kitabı okurken sık sık sevgi, zamanında gösterildiğinde anlamlı diye düşündüm. İş işten geçtikten sonra gösterilmeye çalışılan sevgi ise çoğu zaman yalnızca bir pişmanlık olarak kalıyor. Kitap da bunu çok güçlü bir şekilde hissettiriyor. Eğitimle ilgili bölümler de benim için oldukça etkileyiciydi. Öğrencilere korku ve baskıyla yaklaşan Şavaş öğretmen ile çocuklara sevgi, saygı ve özveriyle yaklaşan Melek öğretmen arasındaki fark, bir öğretmenin bir çocuğun hayatını nasıl değiştirebileceğini çok net gösteriyor. Birinin çocukları hayattan ve okuldan uzaklaştırdığı yerde, diğerinin onları hayata bağladığını görmek kitabın en güçlü yanlarından biri. Siyah Pantolon aynı zamanda Alişan Kapaklıkaya ile tanışma kitabım oldu. Son 40-45 sayfayı gözyaşları içinde okudum. Özellikle, çocuklarına sürekli "Üstünüz başınız toz toprak oldu" diye kızan bir annenin, sonunda evladının mezarının toprağına sarılıp o toprağa bulanması kitabın en acı sahnelerinden biriydi. Bir zamanlar üzerlerindeki toprağa öfkelenen annenin, günün sonunda yavrusundan geriye kalan tek şeye, mezarının
Roman
Siyah PantolonAlişan Kapaklıkaya · Yediveren Yayınları · 2021687 okunma