zübüklerin iç sesi
Şu fıkara kısmına ne de iyi olur, diye düşündü. Amma ellerine birazcık bir şey geçmesin, bitleri kanlanmasın azıcık, burunları havayı döver. Allah bunlara diş versin de tırnak vermesin. Bunların böyle iyi, böyle masum, böyle tertemiz çocuk gibi kalabilmeleri için gün yüzü görmemeleri gerek. Allah da o sebepten bunlara vermez. Bozulmasınlar diye.
Sayfa 284 - YKY 21.Baskı·Kitabı okuyor
Edebiyat
Gen Bencildir - Richard Dawkins
Özel bir örnek vermek gerekirse, dine itaate en etkili şekilde zorlayan öğreti parçası, cehennem ateşi tehdididir. Birçok çocuk ve hatta bazı yetişkinler, dini kurallara uymazlarsa ölümden sonra korkunç azaplar içinde yanacaklarına inanırlar. Bu, Orta Çağ boyunca ve hatta günümüzde bile büyük psikolojik acılara neden ollut olan dikkat çekici çirkinlikte bir ikna tekniğidir. Ancak son derece etkilidir. Adeta psikolojik telkin teknikleri konusunda derinlemesine eğitilmiş, sinsi ve hilekar din adamlarınca kasıtlı olarak planlanmıştır. Ancak eski papazların bu denli zeki olduklarından şüpheliyim. Çok daha olası olan şey, bilinçsiz memlerin, başarılı genlerin sergiledikleri sahte acımasızlık benzeri nitelikler yüzünden kendi hayatta kalımlarını garantilemiş olmalarıdır. Cehennem ateşi düşüncesi, oldukça basit bir şekilde, derin psikolojik etkisi nedeniyle kendi kendini sürekli kılıcıdır. Tanrı memi ile bağlantılı hale gelmiştir, çünkü her ikisi de birbirini güçlendirir ve mem havuzunda birbirlerinin hayatta kalabilmelerine yardımcı olurlar. Dini mem kompleksinin bir başka üyesi inanç olarak adlandırılır. İnanç, kanıt olmadan körlemesine güvenmek demektir; hatta bazen karşıt kanıta rağmen güvenmektir. Şüpheci Tomas öyküsü, Tomas'ı takdir edelim diye anlatılmaz, aksine ona bakarak diğer havarileri takdir edebilelim diye anlatılır. Tomas kanıt talep etti ve bazı mem türleri için kanıt arama eğiliminden daha öldürücü bir şey olamaz. Diğer havariler, yani inançları kanıta ihtiyaç duymayacak kadar güçlü olan diğer havariler, bize, onları taklit edelim diye sunulurlar. Kör inanç memi, bireyin akılcı bir sorgulama yapma cesaretini kırmak şeklindeki basit bilinçaltı tedbirle kendi devamını güvenceye alır. Kör inanç her şeyi haklı çıkarabilir. Bir adam farklı bir tanrıya inanıyorsa
Biyoloji
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
13. yüzyıla gelindiğinde İngiliz hukuku tecavüze kağıt üstünde ciddi cezalar veriyordu ama süreç yine suçlanan adamların lehine işliyordu büyük ölçüde. Eğer tecavüzcü olduğu söylenen adam ruhban sınıfının bir üyesiyse (çoğu İngiliz tecavüz sanığının olduğu gibi), ılımlı cezaların temayül haline geldiği kilise mahkemesinde görülen davadan paçayı kurtarma şansı büyüktü. Eğer suçlanan kişi bir aristokratsa, davanın muhtemelen iyi muamele göreceği soylular mahkemesinde görülmesini talep edebiliyordu. Öte yandan eğer sanık "asliye hukuk mahkemesine" çıkarılabilmişse ve mağdur davayı sonuna kadar götürebilecek güce sahipse, sanığa ölüm cezası verilme ihtimali söz konusu olabiliyordu. Bu gibi davalarda hukuksal süreç kadınlar için meşakkatli ve tehlikeliydi. Saldırıdan hemen sonra genellikle çocuk olan mağdurdan "bağırıp çağırması" ve kanlı giysilerini saygın insanlardan oluşan gruba göstermesi bekleniyordu. Ancak ondan sonra suçu bildirmek için çeşitli kamu otoritelerine başvurabiliyor ve her seferinde olayı aynı şekilde anlatması gerekiyordu. Kırk gün içinde dava açmak zorunda olan mağdurdan başka belgeler de isteniyordu. Gelgelim belgelerdeki herhangi bir farklılık veya prosedürdeki başka yanlış adımlar davayı geçersiz kılabiliyor ve haksız ithamda bulunmaktan dolayı mağdur hapse atılabiliyordu. Bu sadece bir gözdağı değildi. Kendisine tecavüz etmiş adama dava açma cesareti gösteren kadınların neredeyse yarısı sonunda hapsi boyluyordu. 1320 yılının bir Mart akşamında, Londralı bir eyercinin on bir yaşındaki kızı Joan Seler kalabalık bir Londra caddesinde bulunan evinin dışında duruyordu. O sırada Fransız tüccar Reymond Limoges aniden kızı kolundan tuttuğu gibi sokaklarda sürükleyerek odasına götürmüştü. Mahkeme kayıtlarına göre Limoges kızı yere fırlatmıştı: "[Limoges]
Sayfa 151 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Sosyoloji
İnsanın çocuğuyla ve genel olarak çocuklarla ilişkisiyle yüzleşmesi,kendi çocukluğuyla yüzleşmesi demek.
Sayfa 25·Kitabı okuyor
1000Kitap
Kırılan Her Kalp Kırmayı Seçmez Çünkü İyilik Bir Tercihtir.
Kendisi zorbaların kurbanı oldu ama asla başkalarına bir zorba gibi davranmadı; dışlanmış birisi olduğu hâlde nefretle dolu bir kişi değildi.
Sayfa 207
"Çocukluğumuz tohumumuzdur, tohumumuza kim su verdiyse o şekilde büyür ve yetişiriz."
Sayfa 730 - Prometheus·Kitabı okudu
Alıntı